Yol Ayrımı ve Tavır

943

Rojhat Badikî

Türk devletinin Türk halkından aldığı destekle, Kürdistan’ın kuzeyinde Kürdistan halkına karşı sistemli bir şekilde yürüttüğü jenosidin tüm şiddeti ile sürdüğü bu süreçte, Kürdistan’ın güneyinde yaşanan krize odaklanmamız ‘’tuhaf‘’ karşılanabilir.

Kürdistan’ın kuzeyinde yaşanan jenosit ortamında, Güney Kürdistan’da yaşanan ‘’ iç sorunlara’’ eğilmemizin birçok nedeni olmakla birlikte iki başlığı öne çıkarabiliriz.

Birincisi, 1988 Halepçe Jenositi ve 1991 Raperîn’i ile kimi Kürdistani politik partilerin parçalar arasına ördükleri sunî engeller ve 4 parçada gerçek anlamda birleşik ulus olma süreci hızlanmış, sömürgeci devletlerin sunî sınırlarını ortadan kaldırmıştır. Kobanê hattından Xaneqîn-Mendelî hattına değin, 4 parçadaki Kürdistan gençlerinin kadim Kürdistan toprakları uğruna şehît/pakrevan oldukları; düşmana karşı buluştukları ortak cephe olmuştur. Ortak cephelerde düşmana karşı dökülen Kürdistan Mêrxasları Şervan-Pêşmerge kanları; Kobanê-Amed-Hewlêr ve Mehabad’ı sevinçte ve gözyaşında birleştirip bütünleştirmiştir.

Kasrê-Şirîn ve Lozan’da bölünen kadim Kürdistan topraklarının parçalanmışlığı, Türk-Arap ve Fars sömürgeciliğinin egemenlik zincirleri Halepçe Jenosidi ve 1991 Raperîn’i/zaferi ile parçalanmış; Kobanê-Çîyayê Hemrîn hattı ile Kürtlerdeki tek ulus olma süreci tarihi bir zirveye varmıştır.

İkinci neden ise, Kürdistan’ın kuzey ve doğu bölgelerine nazaran Kürdistan’ın güneyi ve güneybatısı hızlı adımlarla bağımsızlığa doğru yol almaktadır. Bu olumlu gelişmelere paralel maalesef büyük engel; bizzat Kürdistan politik dünyası olarak karşımıza çıkmaktadır. Kürdistan politik dünyası ve önderliğinin bilinen tarihsel hataları,bu olumlu süreçte kendini nüksettirmektedir.

Bu bağlamda, uluslararası arenada yarı-bağımsız devlet statüsünde resmiyet kazanan ve Bağımsız devlet olma sürecini yakalayan, Güney Kürdistan ve Güney Kürdistan’daki gelişmelere kayıtsız kalmamız düşünülemez.

Kürdistan’ın Güneyinde Bağımsız Kürdistan yolunda adım atan ve buna ilişkin projeleri olan güçleri desteklemek, engel olanları da eleştirmek Kürdistani görev olmanın bilinci ile hareket etmek kaçınılmazdır. IŞID sonrası yeniden şekillenecek Kürdistan ve Ortadoğu sınırlarının değişim sürecinde Kürtlerin pazarlık masasının aktörleri olmaması durumunda, kaybedeni olacağı açıktır. Bu açıdan, Kürdistan halkının ihtiyaç duyduğu, slogan-ajitasyon değil, Kürdistan’ın bağımsızlığını hedefleyen ulusal stratejik programdır.

Kürdistan’ ın güneyinde yaşanan ‘’ çakbestin’’ krizi, Kürdistan’ın Güneyinin bağımsızlık yolundaki adımları önünde engel olmanın ötesinde, var olan kazanımların da riske edilme süreci ile karşı karşıyadır. Bu durumda doğal olarak ‘’ düşman cephe yaratmadan’’ tutumumuz slogan ve ajitasyonlardan ziyade ulusal stratejik programa sahip olan ve hedefi ‘’ Rêxistina Nav Mala Kurdan ‘’ olanlardan yana olacaktır.19.06.2016