Türkiye`nin Saldırısı ve Bölgedeki Rolü

472

Haci Artos

Türk uçaklarının Rojava ve Şengal`e yönelik hava saldırısı, Türkiye rejiminin Kürtlere karşı olan kronik düsmanlığının bir sonucudur. Ancak bunun yanında ABD ve koalisyon güçlerinin „Türkiye bize geç haber verdi“ söylemi doğru değildir. ABD bölgedeki bütün hareketliligi 24 saat gözetliyor.

Kürtlerin alternatif bir seçenekleri olmadığı için, bu kuşkulu söylemi kabul etmek durumunda kalıyorlar.

Oysa Erdoğan`ın “Harekat öncesi Washington, Moskova ve Erbil’i bilgilendirdik” açıklaması karşısında utangaç bir tavırla „bu durumdan kaygılıyız“ dediler. Bilgilendirme harekattan bir saat önce yapıldıysa bile, Koalisyon Güçleri kendi „Kürt müttefiklerini“ bilgilendirebilirlerdi. Özellikle Türkiye`nin bölgede istediği gibi hareket etmesine göz yuman ABD ve Rusya`nin, neden Türkiye`ye fazla tepki göstermediklerini anlamak için politikalarına göz atmakta yarar vardir.

Gerek ABD ve Koalisyon Güçleri, gerekse Rusya Türkiye`ye hiçbir alanda güvenmemektedirler. Türkiye nin şark kurnazlığı ile her iki tarafı idare etme politikası herkesçe bilinmektedir. AK Parti’nin ‘Yeni Osmanlı’ politikası „Siyasal İslamcıdır“. Bu politikanın ISID veya El Kaida`dan tek farkı, Türkiye’nin tanınmış bir devlet olmasıdır.

Referandum`da evet çıkması birçok Avrupa ülkesi ve ABD`yi sevindirmediyse de Yeni Sultan Türkiye`si „Türk İslam Sentezi“ olan ideolojik hattının Dünya ülkelerine meşru olduğunu ıspatlamaya çalışacaktır. Bunun için Batı ile Doğu arasında ikili oynamaya devam edecektir. Küresel ülkeleri aynı anda idare etmeye çalisması uzun vadede politik bir iflastir.

Cihatçı gruplara destek vermesine rağmen, Astana`da Suriye`nin (Esad iktidarı) egemenliğini tanıdı. Bu durum Sünni ittiffakı içinde yer aldığı Suudi Arabistan ve Katar`ın güvensizligini geliştirdi. Arada Iran`ı da karşısına alan bir politika ile Astana görüşmelerinde daha ne kadar yer alacağı şüpheli.

ABD Tomahawk füzelerini Suriye askeri havaalanına ateşlerken, Erdoğan „yetmez ama olumlu buluyoruz“ dedi. Sanki kendisi Astana`da masada değilmiş gibi davranıp, Esad`ın gitmesi gerektiğine dair açıklamalar yaptılar. Bu politika bölge aktörleri ile iyi ilişkiler kurmasını sağlayamaz. Türkiye`nin Jeopolitik konumundan dolayı ABD ve Batılı devletlerin Türkiye`yi kaybetmek istememeleri, Putin yönetiminin ise Türkiye`yi Batı blokundan yavai yavaş uzaklaştırmak istemesi, bölgedeki savaşı ve Kürtlerin desteklenmesindeki politikalari daha da karmaşık hale sokmaktadır.

Kürtlerin, Bakur ve Rojava`da ISID ve İslamci gruplara karşı savaşını destekleyen ABD ve Batılı devletlerin izlediği sopa ve havuç politikasının Kürtlerin çıkarlarıyla ne kadar örtüştüğü net değil. Kürtlerin halihazırda başka alternatifleri yok. ABD ve Rusya`nın Kürtleri bombalamada Türkiye`ye izin vermeleri kendi çıkarlarına olan taktiksel bir hesap mıydı, yoksa Türkiye`yi yavaş yavaş topyekün savaşın içine çekme planları mıydı, önümüzdeki süreçte belli olacak.

ABD ve Rusya`nın bu operasyonda bir hesapları olmasaydı izin vermezlerdi. Türkiye’nin bu operasyondaki amacı belli: 1. Güney Kürdistan`da yapılacak Bağımsızlık referandumunu engellemek için gözdağı vermek; 2. Rojava`da Kürtlerin statü kazanmasını, Rakka operasyonunu engellemek ve ISID`e nefes aldırmak; 3. Perde arkasında yaptıkları „Yeni çözüm süreci“ yalanıyla Kürt halkını oyalamak; 4. Erdoğan Mayıs ayında Putin ve Trump ile yapacağı görüşmelere elini güçlendirmiş olarak gitmek…

KDP`nin Sengal`de yapılan hava saldırısında birçok Péşmergenin şehit olması ve yaralanması üzerine yaptığı açıklama iser „ es geçme“ politikasıydı. Kendisi dışındaki 5 Partinin yaptıkları açıklamaya destek vermesi gerekiyordu.

Burada kuşkulu ve sinsi bir politika ile karşı karşıya olduğumuz açık. Güney Kürdistan`da bazı güçlerin Türkiye ile Şengal üzerinde bir planları mı var? Ayrıca PKK`nin Şengal`de fırsatçı davranması ve bölgeyi terketmemesi olayları daha da karmaşık hale getirmektedir. Türkiye sömürgeci rejiminin Güney ve Rojava Kürdistan`ında bir kara savaşına girmesi, kısa sürede başarılı olacağı hesaplansa da, uzun vadede Kuzey Kürdistan`a da sıçrayıp, Kürt halkı lehine büyük kazanımlar elde edilecektir.

30.04 2017