TÜNELİN SONUNDA SÖNEN REFERANDUM IŞIĞI

913

Ferid Eseserd
(YNK-MK üyesi ve Kurdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı)

Amerika, Rusya, Türkiye, İran ve Irak Kürdistan’ın bağımsızlığı için yapılacak referanduma karşı itiraz seslerini yükselttikten sonra Referandum prosesi şüpheli ve meçhul bir sürece doğru sürükleniyor. 4 yıldır referandum projesi için çağrı yapılmasına karşılık son 48 saat içerisinde ortaya çıktı ki Kürd önderliği Referanduma destek sağlamamış ve pratik olarak hiçbir şey yapmamışlar. Gündemde tutulan ‘’Referandum için kimseden izin almayacağız ‘’, ‘’kararımız kendi ellerimizdedir’’, ‘’hiçbir devlet Referanduma karşı değildır ‘’’ vs sloganlar bu konuya ilişkin hiçbir şeyi değiştirmediği gibi soruna ve sürece de hiç bir katkısı olmadı.

Anlaşılıyor ki, Kürd önderliği verilen siyasi mesajları (Uluslararası alanda verilen destek mesajları R.B) yanlış okumuşlar, Kürdlerin İslam Devleti-IŞID’ e karşı verdiği savaşa olan destek ile Kürdlerin ayrılmasına verilecek desteği birbirinden ayrıştıramamışlar….. Kürd önderliği yanlış hesaplama ve yanlış değerlendirmeler içerisine girdi. Kürd önderliği; Kürdistan’ da dış ülkelere verilecek petrol imtiyazları ve onların Kürdistan’ da olan çıkarlarından dolayı, Kürdistan halkının amaç ve hedeflerini savunma pozisyonuna getireceğini, Kürdistan davasının yanında yer almalarını sağlayacağını zannetmişler.

Kürdistan önderliği, doğrusu bu sorunun petrol kartellerinin ülkelerin dış politikalarını belirlediği anlayışından daha derin ve daha karmaşık olduğunu idrak edememişler. Bu konudaki değerlendirmelerin yanlış ve hatalı olduğu ortaya çıktı. En azından iki devlet; Rusya ve Türkiye yani Kurdistan petrollerinde büyük çıkarları olan bu ülkeler, özellikle ‘stratejik müttefik’ olarak nitelendirilen Türkiye referanduma karşı tavır aldılar. Türkiye ile olan ‘stratejik ortaklık’ ilişkileri ve petrol çıkarları; Türk Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün Kürdistan’ da yapılacak Referanduma karşıyız demecini engelleyemedi. Daha sonra bu ülkenin başbakanı ve diğer yetkilileri bizzat açık bir şekilde‘’ Irak’ ın toprak bütünlüğünden yanayız‘’ vb demeçler verdi. Bu da yanlız petrol kartellerinin dış ülkelerin politikalarını belirlemediği konusunda önemli bir belgedir.

Bu meselenin en kötü yanı da şudur; Serê Reş ( Pîrmam) toplantısı bütün dünyaya gösterdi ki Kürdler referandumun yapılış yöntemi, tarzı ve gerekli yasaların hazırlanması konusunda görüş birliği içerisinde değiller. Ayrıca bu toplantıda önemli bir mesele parlamentonun açılması ve Referandumun özel bir yasa ile örgütlenmesi gibi bir mesele ayaküstü konuşulur gibi Parlamentonun aktifleştirilmesi için çaba gösterilecekmiş gibi kelimelerle geçiştirildi. “Eğer Parlamento aktifleştirilmezse de her koşulda referandum yapılacaktır”. Bu bile bizzat referandumu küçültme, değersizleştirmedir.

Kürdistan’ın İslam Devleti-IŞID’ a karşı itibarlı, güven verici bir adı var ama siyasi yönde aksine itibarlı,başarılı ve güven verici bir adı yoktur. Dünya ülkeleri halen, Kürdlerin kendi kendilerini yönetme,Kürdlerin devlet sahibi olma olgunluğuna eriştikleri inancında değiller. Nedeni de; Kurdistan Bölge Hükümetinin büyük bir borç meblağının ağırlığı altında inliyor olması, Kamu çalışanlarının maaşlarını ödememesi, Kürdistan Bölge Başkanlığı sorunu ve iktidarın devredilme koşullarının oluşturulmaması, Kürdistan Parlamentosu iki yıldırdır kapısına kilit vurulmuş görevlerini yerine getiremiyor. Ve daha önemlisi Dünya ülkelerinin Bağımsız Kürdistan konusunda ürkütülmesi ki Kürdlerin iç sorunlarını çözme becerisine sahip olmaması onları kaygılandırıyor.

Bu da şöyle bir kanı oluşturmuş; Kürdler sorunlarını ayrılık sonrasına erteliyor bu da Orta Doğu’da 2. Bir Sudan örneği oluşturacağı kaygısının egemen olmasına yol açıyor.

Referandum prosesi temelde birtakım yanlışlık ve hatalarla başlatıldı; kişi, aile ve parti çıkarları ile içiçe geçirildi. İyi bir hazırlık süreci başlatılmadı, bütün tarafları etrafında toplayacak bir program oluşturulmadı. Bu da şunu gündeme getiriyor; acaba Kürdistan beyhude bir referandum sürecine doğru mu gidiyor? Ve bu soru beraberinde şu soruyu da gündeme getiriyor; acaba bizim bu refarandumumuz başarılı bir referandum mu olacak yoksa beyhude-yararsız bir referandum mu olacak?

Ferid Eseserd
YNK-MK üyesi ve Kurdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı

Çev: Rojhat Badikî

Not : Ferid Eseserd yaptığı son açıklamada; Kurdistan Parlamentosunun aktifleştirilmedikçe ve Referandum prosesinin Parlamentoya getirilip meşru ve yasal çerçevede ele alınmadıkça YNK-MK-Parti meclis üyelerinin çoğunluğunun Referandumun yapılış yönetmine karşı olduklarını belirti. R.B