Sykes-Picot Antlaşmasını 100.yıldönümünde Bağımsız Kürdistan ile Mezara Gömebilirdik, Ama!..

636

Aso Zagrosi

Sykes-Picot Antlaşmasının 100.Yıldönümünde hiç olmasa Kürdistan’ın bir parçasında Bağımsız Kürdistan Devletini ilan ederek  cevap vermek dünyada tüm Kürd yurtseverlerin  istemi ve  talebiydi.

İslami devletin oluşması ile birlikte Kürdlerin trajedisi ve Kürdlerin Daiş’a karşı  kahramanca yürüttüğü  mücadele tüm dünya halkların gündemine canlı bir şekilde  oturdu. Güneybatı Kürdistanlılar dünya halklarından büyük bir sempati topladılar ve destek aldılar.

Bu sempati ve desteği  kullanarak ve birleşerek Bağımsız Kürdistan devletini ilan etmenin  tam zamanıydı.

Fakat ne  yazık ki  parti ve grup çıkarlarını Kürdistan halkının ulusal çıkarlarının önüne çıkaran siyasal yapılar Sykes-Picot Antlaşmasının 100.yıldönümünde kendilerine altın tepside sunulan tarihsel momenti kaçırdılar. Musul ve Rakka’nın Daiş’ten  alınmasından sonra Kürdlerin karşısına  başka  güçler, başka denklemler ve başka sorunlar çıkacak. Bugün Kürdlerle müttefik olan güçlerin bir kesimi dahi dış destekler de alarak, Kürdlerin karşısına çıkacaklar.

Böyle bir tarihsel anın kaçırılmasının sorumluları askeri ve kitlesel destekleri olan Kürd siyasal çevreleridir. Ev ödevlerini  yapma, “Mala Kurd”un  iç işlerini düzene sokma ve Kürdler arasında  ulusal birlik temelinde barışı sağlama yerine, dar parti ve  grup  çıkarları  için popülist yaklaşımlar  içine girdiler. Böyle bir yaklaşıma gerek yoktu. Çünkü  Kürdler  daha önce Kürdlerin %98’i yapılan  gayri  resmi  bir referandum da Bağımsız Kürdistan için oy kullanmıştı Yapılması gereken geçen  bu zaman içinde Kurdkuji savaşı  sonrası şekillenen iki idare olayına son vermekti. Partilere bağlı askeri, istihbarat, polis vb  tüm  yapıları tasfiye ederek devlet kurumları temelinde hukuki  bir zeminde kurumlaştırmaktı. Güney Kürdistan’ın ekonomi kaynaklarını ve dış ilişkilerini partilerin denetiminden çıkararak devlet kurumları temelinde yeniden organizasyonu sağlanmalıydı Kürd partilerinin kendi başlarına Kürdistan’ı sömürgeleştiren devletlerle her türlü ilişkileri yasaklanmalıydı. Eğer bu ev ödevleri  yapılmış olsaydı İstediğin gün düğmeye basar ve Bağımsız Kürdistan’ı ilan ederdin MALA KURD’un içinde yapmamız gereken  bu ödevleri yerine getireceğimize, ZONE ZERD  ve ZONE SEWZ adlı iki idareyi çatıda ortak temsil  eden  kurumları da işlevsiz hale getirdik. Kürdistan Başkanlığı yasal boşluğa  düştü. Kürdistan parlamentosu tasfiye  edildi. Kürdistan hükümeti vekâleten bakanlarla ve yasamanın kontrolü  dışına çıkartılarak işlevsiz hale getirildi. Parlamentonun kontrolü dışına çıkan hükümetin ekonomik alandaki başarısızlıkları ve kriz Kürd toplumu içinde ciddi bir bölünmeye yol açtı. Daha önce “iflas etmiş” olarak deklere edilen Bağdat, yeniden Kürdlerin gündemine girdi. Şimdi Hewlêr ve Bağdat arasındaki ilişkileri normalleştirmek, ekonomik sorunları çözmek ve gerçek federal ortaklığı  hayata geçirmek  için komisyonlar oluşturacaklar. Eğer gerçek federasyon hayatta  geçirilmese “Kürdlerin  başka anayasal seçenekleri var” diyorlar. Sykes-Picot Antlaşmasının 100.yıldönümün son aylarını da komisyonlarla kaybedeceğiz.

Güney Kürdistan’da Bağdat  Arap  politikacıları arasında sürekli “dost” ve “düşman” politikacılar tespiti var. Bir ara Sünni  Araplar“düşman”, Maliki “dost” ve ittifak” güçtü. Aktüel  olarak Abadi “dost”, Maliki ve Irak Parlamento başkanı “düşman” olmaya başladı. Daha 10 gün önce “Kürdler işgal ettikleri alanlardan çekilsinler” diyen Abadi, Musul sonrası kısmen iktidarını sağlamlaştırırsa Kürdlere ne söyleyeceğini merak ediyorum. Aslında Sünni ya da Şii Arap siyasetçilerin hepsinin Kürdlere ve Kürdistan’ın bağımsızlığına ilişkin tutumları arasında niteliksel olarak hiçbir fark yoktur. Bu çevreler kendi aralarındaki iktidar kavgalarında Kürdlere ihtiyaç duydukları zaman Kürdlerin kapısını çalıyorlar.

Güney Kürd siyasal yapıları Türk, Arap ve Farsların kapılarına ayrı ayrı gideceklerine, her şeyden önce MALA KURD’un içine yönelmeliler. Eğer Kürdler iç birliğini sağlarlarsa Batı devletlerinin desteği ve devlet kurumları aracılığı şu ya da bu devlet üzerinden dış dünyaya açılabilirler. Eğer parti devletçiklerini dağıtıp merkezi bir Kürdistan devleti konsepti üzerine anlaşamıyorlarsa, sonradan Kürd dostu olan İngiliz ajanı Binbaşı Noel’in projesi üzerine kafa yormalılar. Herhalde Binbaşı Noel 1919’da 60 Kürd aşiret reisiyle (Doğu Kürdistan’dan bazı aşiret reisleri de var) Suleymaniye’de  gerçekleştirdiği meşhur toplantı sürecinde böyle bir düşünceye sahip oldu. Binbaşı Noel Kürd aşiretlerini tek bir çatı altında toplamanın zor olduğunu düşünerek bir Kürd konfederasyonu projesini geliştiriyor. Suleymaniye, Musul  ve Amed merkezli 3 yapı oluşturup bir konfedere yapı temelinde birleştirerek bağımsız Kürdistan devleti oluşturma düşüncesindeydi. Bağımsız Kürdistan devletini Sykes-Picot  Antlaşmasının 100.yılında kaçırdık. 101.yıldönümü geliyor!

02  Ekim 2016