Sünni İttifakın İlk Zaferi ve GORRAN-İran ilişkilerine Dair

829

Rojhat Badikî

Türkiye, Suudi  ve Katar arasında kurulan ittifakın Kürt karşı politikaları su yüzüne çıkmaya başladı. Adı geçen ülkelere arasında ittifak çalışmalarının başladığı, Sayın Mesud Barzani’ nin, Ankara-Riyad-Dubai ziyaretleri, Sünni ittifakın Kürdistan davası karşıtlığı politikalarına vurgu yaptığım süreçte, PDK’nin resmi ve siber yayınları, hedef saptırmak amaçlı propagandaları alabildiğince hızlandırdı. Manipülasyon amaçlı-hedef saptıran progandalar had safhaya çıkarılarak, neredeyse, Suudi Arabistan-Kuveyt-Katar ilan edilecek ‘’ Bağımsız Kürdistan’ ın ‘’ hamisi ilan edildi.

Bu süreçte, her ihtimale karşılık, olmayan GORRAN-İran ilişkisi, hiç bir ‘’ etik’’ kural gözönüne alınmadan, belgesiz dayanaksız, progandalarla, ‘’ Bağımsız Kürdistan ‘’ ı , Sayın Mesud Barzani’nin Bağımsız Kürdistan’ ı kurmayı engelleme ilişkisi olarak propaganda ediliyordu. Doğrudur İran, Kurulacak Bağımsız Kürdistan önünde engeldir. İran’ ın bu konumu, Türkiye’ nin Bağımsız Kürdistan’ a destek olacağı sonucunu ortaya koymuyor. Bugün fiili olarak gerek ulusal ve gerekse uluslararası arenada, Kürdistan halkına karşı, Askeri, siyasi, ekonomik, diplomatik alanda savaş açan ‘’ Dünyayı Kürtlerin Bağışına Yıkacağını’’ söyleyen Erdoğan-TC’ dir. Bu bağlamda, PDK-Türkiye ve İran-YNK ilişkisi, İran-PDK ilişkisine vurgu yapılsaydı, daha mantıklı görünürdü.

Sayın Mesud Barzani ve Neçirvan Barzani’ nin İran yetkililerine gönderdikleri ‘’ teşekür ‘’ mesajları halen ‘’ Gazete-TV arşivlerinde duruyor. İran’ ın GORRAN karşıtlığı, Kürdistan genel ve yerel seçimlerinde, YNK’ den yana tavır koyduğu bir süreçte, GORRAN’ın İran işbirlikçisi ilan etmek de mantıklı değildir.

PDK’ nin resmi basın ve Siber yayınlarının GORRAN hareketine karşı savaş açmalarının nedeni, İran –GORRAN ilişkisinden ziyade ; amaç PDK-Türkiye ilişkisi, PDK’ nin Güney Kürdistan’ da yasal kurum ve kuruluşlarını ‘’ifliç’’ etmesi ‘’ Darbe ‘’ yapması ve ekonomik, siyasi, diplomatik alanda Güney Kürdistan’ ı uçurumun kenarına sürüklemesini ‘’ Perdelemek ‘’ içindır. 12 yıldır Başbakan olan Neçirvan Barzani ve 10 yıldır Güney Kürdistan Bölgesel başkanlığını yapan Sayın Mesud Barzani yönetimi ‘’ Başarısız ‘’ olmuştur. Gelinen aşamada ‘’ Ekonomik İflasın ‘’ eşiğinde olan Güney Kürdistan Yönetimi ; 5 aydır çalışanların Maaşlarını ödeyemez konumuna gelmiş, Güney Kürdistan’ dan Avrupa’ ya kitlesel göç başlamıştır. Askeri, siyasi, diplomatik…vs alanlarda ‘’ ulusal kurum ve Kuruluşları’’ ulusal birlik espirisi çerçevesinde, ulusal birliği oluşturamamış Güney Kürdistan yönetiminin ‘’ yetkili Sorumluları’’ 2003 yılından itibaren Kürdistan ekonomisine el koyarak alabildiğince ‘’ palazlanmış’’ on milyarlarca dolar tutarında Petrol-Gümrük gelirlerine el koyarak, yurtdışına kaçırıp ABD-Avrupa ve Türkiye bankalarına yatırmışlardır.

Bu durum artık gizlenilemeyen bir gerçekliktir. Son ABD ziyaretinde istenilen ‘’ ekonomik Yardım’’ taleplerine karşılık ABD yetkililerinin verdiği cevap ‘’ Gerçek bir reform, İç sorunların Çözülmesi ve Güney Kürdistan sorumlularının Yurtdışına kaçırdıkları haksız gelirlerin Kürdistan’ a geri verilmesi olmuştur.

Güney Kürdistan Yönetiminin realitesi bu iken; sürekli ‘’ Bağımsız Kürdistan İlan Edilecek İran-GORRAN bunu engellemeye çalışıyor suçlamalarına karşılık ‘’ GORRAN’ ın resmi temsilcisi Dr. Şoreş Haci verdiği cevapta;

‘’ Awêne: Kürdistan bağımsızlığı meselesi şurada yada burada bir kart olarak gündeme geliyor. Siz bu kriz ortamında devlet olayına nasıl bakıyorsunuz?

Dr. Şoreş Haci: Gorran Hareketi ve Gorran hareketini oluşturan bireylerin bırakın Kürd devletini eleştirmeleri, Kürd devleti ve Kürd devletinin kurulması bizim umudumuzdur. Bu yapılanlar müzayededir. Biz kimsenin elini tutmamışız. Gorran bağımsızlık meselesini müzayede ve particilik için kullanmıyor. Ulusal birliğimizi kurmalıyız ve ulusal kurumlarımızı kurmalıyız. Kürd devleti vatandaş ile iktidar arasında samimi ve açık sözlülük üzerine inşa edilmelidir. Bu Gorran’ın düşüncesidir. Gorran’ın bu düşünceleri, Kürd devletinin kurulmasından söz eden diğerlerinden farklıdır. Kürd devletinin kurulmasını kullananlara kimse elinizi tutmamıştır, buyurun kurun ve biz de size destekleyeceğiz.

Awêne: Eğer Barzani Kürd devletini ilan ederse siz destekleyecek misiniz?

Dr. Şoreş Haci: Bizim kimse ile şahsi sorunumuz yok. Eğer yarına ertelemese bugün ilan ederse kendisini destekleriz.’’ Demiştir. Bu görüş GORRAN resmi politikasıdır.

Peki, neden GORRAN hareketine saldırılıyor. ? Cevabı gayet açık ; GORRAN hareketi, Bağımsız Kürdistan Devletinin İlanı ulusal kurumların birleştirilip- işlevleştirilmesi, yasa ve kanunların egemen kılınması ve ulusal birliğin sağlanılması, Köklü reform ve Petrol Politikalarının ‘’ şeffaf ‘’ olması ile mümkün olduğu, bunun dışındaki ‘’ Bağımsız Kürdistan Devletinin ilanı propaganlarının ‘’ Müzayede olduğu, karşıtlarına karşı bir propaganda aracı – koz olarak kullanıldığını, bu koşullarda Bağımsız Kürdistan’ ın İlanın mümkün olmadığını söylüyor !

GORRAN hareketinin söyledikleri gayet açık.

Türkiye’ nin kollarına koşmakla Bağımsız Kürdistan Kurmak mümkün mü ?

Mümkün olmadığı, Türkiye’ nin Sünni İttifakın destek ve yardımlarını alarak ‘’ Cenevre Görüşme Masasına Kürtlerin oturmasını engelleyip, Kürdistan halkına açtığı barbarlık ve vahşet politikalarıyla açık ve nettir. Arjantin’de bir Kürt kazanımına karşı olan Türkiye, Sayın Barzani’ nin Bağımsız Kürdistan devlet ilanına destek verir mi… ?

PDK resmi basın ve Siber yayınları neden bu durumu irdelemiyorlar?

Kısacası; Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilip yeni sınırların çizileceği günümüzde, Kürt dünyasına düşen görev-ulusal sorumluluk ‘’ ayrılıkları ‘’ köreltip-düşmanlığa’’ gidecek yola değil, ulusal birlik ve ulusal kazanımları ‘’ ulusal Birlik ‘’ esprisi içersinde, birleştirecek yola doğru koyulmak gerekir. Türkiye’ nin Kürdistan’ ın kuzeyinde yürüttüğü katliam ve Güneybatı Kürdistan kazanımlarını yok etmek için her türlü ‘’ şaklabanlığı ‘’ yaptığı süreçte, bütün yumurtaları Türkiye’ nin sepetine koymak kazanma politikası değil-kaybetme politikasıdır.