”ŞUBAT 1925 KOMPLOSU”

886

M.Mamaş

Kavramlar, somutluk kazandıkları tarihsel dönemlerde özgün biçimlenmelerini tamamladığında toplumsal hayata kendi kabulünü yerleştirerek anlam kazanır ve bilincimizdeki yerini alırlar. Kavramlar gerçek hayata aittir ve kendi tarihselliğinin ürünüdürler.

Millet veya ulus dediğimiz kavram da bazı fütüristik entelektüellerin fantazilerinin ürünü olmadığı gibi, onları uzay zamanda eğip bükmekle de kendi nesnelliğinden koparamazsınız. Millet/ulus gibi kavramların tarihsel zorunluluğunu kavramadan kapitalizm çağında toplumların ana örgütlenme biçiminin ulus devlet örgütlenmesi olduğunu görmeden, üstelik hala sömürge bir ülke iseniz,  “ben ulus devleti aştım,ulus devlet felakettir “ türü ifadeler kusura bakmayın ama Arşimet’in tası alıp dışarıya fırladığı cinste heyecanlı bir keşif gibi sunulmaya çalışılsa da hakikatin tersyüz edilmesinden başka bir şey değildir.

Türk devleti gibi ırkçı bir ulus devlete bunu söylerseniz bir yorumu mümkün ama Kürtler gibi dört parçaya bölünmüş, her parçada kırka bölünmüş ve varlık yokluk hengamesinde canını kurtarmaya çalışan bu halka bunu söylemek hayli can sıkıcı bir konu. Ulus devlet aşılma döneminde olsa dahi sonuçta bunu ulus devlet organizasyonu üzerinden, onu baz alarak yapmak durumunda değil mi? AB örneği kabileler birliği mi yoksa ulus devletler birliğinin bir üst örgütlenmesi mi?

Egemen ulus devletlere bunu aşmayı önermek ilericilik sayılabilir ama dört parçada sömürge ve hala uluslaşmaya çalışan Kürt halkına bunu önermek son derece gericidir. Bütün öznel niyetlerle bunu zorlasanız da bu halk kendi gerçek hayatını bu teorikleştirilmiş  yanılsamalarda değil,  arz-ı erdin maddi koşullarında çözecektir.

İşte bu yüzden yirmi yıldır izlenen Türkiyecilik/Türkiyelilik politikalarının yaşam bulma şansı yoktur. Kürt halkı kendi varlığını TC devletinin Anayasasının satır aralarına sıkıştırarak virgüller, noktalı virgüller, çengelli iğneyle oraya buraya iliştirerek teminat altına almak istemiyor. TC Kürtlerin garantörü değil sömürgecisidir.

Kürtlerin kendilerini ulus hissetmemesi için bütün haklı kavramlarımızı ve başkaldırılarımızı bükerek büyük bir tahrifat ve manipülasyon yürütülüyor. Kimliksizleştirme ve itibarsızlaştırma operasyonu yürütülüyor. Bir ulus devlet olan TC’ye bu felakettir kendini fesh et diyemeyen bu yaklaşım,  nedense henüz uluslaşmaya çalışan Kürtlere aman ha bu felakettir diyebiliyor. Felaketse egemen devletlere çağrı yapalım kendilerini lağvetsinler, ne dersiniz?

TC’nin yüzyıldır Kürt halkına uyguladığı vahşet ulus devlet olmasıyla ilgili değildir, uluslaşma şekli ve sömürgeci karekteri ile ilgilidir. Tabii bu yerçekiminden azade akıl yürütmelere göre yola çıkıyorsanız, TC’nin bu ırkçı uluslaşma şeklinin sebebi de biziz.

”Şubat 1925 Komplosu” olmasaydı cumhuriyet demokratik olacaktı! Bilmeyenler için belirteyim, ”Şubat 1925 Komplosu” denilen olay Şêx Seid isyanıdır ve A.Öcalan’ın kendi ifadesidir. Şimdi tarihsel aklımız varken bu hataya düşmemek için “ulusu aşmamız” isteniyor. TC yasalarının satır aralarında kendimize bir parantez kurmamız isteniyor.

Pekiyi Rojava, Rojhılat, Başur ne olacak? Bunları da çengelli iğne ile bir yere asabilir misiniz? 40 milyonluk Kürt milletini sömürgeci TC’nin hangi bendine sığdırabiliriz? Bizi hangi parantez kapatabilir? Bu milleti çengelli iğne ile TC’ye iliştirebilir misiniz?

“Şubat 1925 Komplosu”  TC’yi faşistleştirdiyse eğer “Şubat 1999 Komplosu” da bunun kefaretini ödemek için TC’yi demokratikleştirmelidir. İstenen ve yapılan budur. İsmi “çözüm süreci ve barıştır.” Kürdistan halkı TC’nin emperyalist yayılmacı politikalarının yedeğine çekilmeye çalışılıyor. Bunu da ulus devlet felaket getirir umacısıyla zerkediyorlar. Asıl devletsizlik bir milletin felaketidir. TC demokratikleşecek beklentisi yaratılarak Kürt halkı aldatılıyor ve oyalanıyor. Bakın anadilde eğitim hakkımızı dahi gündeme almadılar. Neredeyse gerillaya bile zabıta kıyafeti giydirelim bu sorunu çözelim diyor bu TC.

Kürt halkı  bunları sineye çekecek bir halk olmadığını gösterecek onura sahiptir. Kavramları değil sömürgeci gerçeği bükerek bütün onurlu milletler gibi dünya haritasındaki yerini mutlaka alacaktır. Kendini çengelli iğne ile değil onurla oraya nakşedecektir.

Bu sizin, lütfen şu çengelli iğneyi devlet malzemeleri ofisine iade eder misiniz!

M.MAMAŞ
07/09/2013