SON TREN KALKMADAN

402

H.Hüseyin Yıldırım

Bundan kısa bir süre önce Qubat Talabani ve Neçirvan Barzani birlikte basın karşısına çıktılar.

Qubat Talabani: „Uzun bir süredir KDP ile birlikte iktidardayız. İki seytareyi (kontrol noktası) bile birleştiremedik. Ülkeyi çok kötü yönetik“ dedi.

Neçirvan Barzani: „Qubat doğru söylüyor. Ülkeyi çok kötü yönettik.“

Hoş güzel de bundan ders çıkardınız mı?

Ne gezer!

Ders çıkarılmış olunsaydı bu işi doğru yapacak olanlara yol açılırdı.

Muhalefet bu işe talip. Muhalefet proje sahibi. Her konuda bir proje sundu ama iktidardakiler oralı bile olmadı.

Muhalefet ülke kötü idare ediliyor deyip duruyor. Öneri sunuyor. Bu koşullar yerine getirilirse ülkede hak, hukuk, adalet uygulanır diyor. Kötü yönetimin nedeni sistem sorunudur. Millet çıkarları yerine bireysel, ailesel, aşiretsel, partisel, bölgesel çıkarların ikame edilmesinden kaynaklanıyor bu sorun. Bunu aşmak gerek diyor.

Bunun için;

Milli siyaset, sömürgeci güçlerle kirli ilişki kurmaktan kaçınmak, sömürgeci işgal güçlerini Kürdistan’dan atmak, her köşe başında büro açmış düşman istihbarat güçlerine müsaade etmemek; milli birlik, hem içte, hem Kürdistan’ın diğer parçalarındaki siyasi güçleri ile…

“Tartışmalı bölgeler“ olarak tanımlanan Kürdistan topraklarının bir an evvel Kürdistan’a bağlanması…

Kürdistan’ı bölen Dergele rezaletine son vermek…

Tek başlılık, yani merkeziyet…

Anayasa bağlayıcılığı…

Milli ordu…

Milli istihbarat…

Milli ekonomi…

Milli eğitim…

Milli sağlık politikası…

Vs…

Devleti devlet yapan kurumların oluşmasıyla olur…

Bugüne kadar iktidarda olan Irak-KDP ve YNK’nin yapmak istemediği de budur.

Gelinen süreçte izledikleri yanlış politikaları çıkmaza girdi. Bu kez halkı kandırmanın yolunu seçtiler. Bağımsızlık istemedikleri halde bağımsızlık lafzını dillerinden düşürmüyorlar. Halkı aldatıyorlar. Sözde “Bağımsızlık Referandumu“ yapmaya çalışıyorlar ama verdikleri mesajlara bakıldığında düşmana mesaj veriyorlar; “Öyle bir niyetimiz yok,“ diyorlar.

Anlaşıldı: Yapılmak istenen Bağımsızlık Referandumu değil, Bağımsızlık Anketiymiş.

Biraderlerin canı sıkılmış.

Bu mantıkla mı bağımsızlık ilan edilecek?

Eloğlu/elkızı güler insana. Gülüyorlar da. Ne diyorlar? Bu mantıkla referandum yasal değil deyip duruyorlar. Kimse de destek vermiyor. Olabilir. Dış destek alamadı diyelim. Hiç olmazsa iç destek sağlayın. Buna da gelmiyorlar. “Kimse destek vermese de ben bu işi tek başıma yaparım,“ havasını atıyor. Ama bu işler öyle olmuyor, Güneylilerin değişiyle “kaçak başkan“, öyle değil bu defa…

Yap bakalım hele “tek başına“ nasıl yapacaksın? Bu söylemi birkaç mürit alkışlar ama dünya aleme de piyeslik olunur. Zaten yeteri kadar olunmuş olmasına…

Biraderler dünyayı Behdinan ile sınırlı sanıyorlar. Bir karar aldılar mı herkesin bunu sorgulamadan evet diyeceklerini sanıyorlar. Anlaşılan Behdinan dünyadan büyüktür sendromunu yaşıyorlar.

Cahalet bu ya! Onlar cehaletleriyle yaşıya dursun, fakat sorun bu değil ki. Kürd milleti önünde engel olmalarıdır esas sorun. Bu engel nasıl aşılır konusunun tartışılması gerekir. İç muhalefet çabalıyor. Dış güçler uyarıyor ve hatta tehdit ediyor. Temenni edelim ki bu çaba, uyarı ve tehdit bir an önce istenen gelişmeye yön versin. Bu milleti bu engelden kurtarsın. Yoksa Kürd milleti son treni de kaçırır.

15 Haziran 2017