SÖMÜRGECİLERİ SAVUNMAK MİLLİ TUTUM DEĞİLDİR!

1004

H.Hüseyin Yıldırım

Dün İŞID terör örgütü İran’ı vurdu.

Ne İŞID dosttur, ne İran. İkisi de Kürd milletinin düşmanıdır. Birbirini vurmalarının da bir sakıncası yoktur.

Fakat bazıları öyle düşünmüyor. Bunu kendilerine dert ediniyor. Düşman çıkarını savunarak prim yapmayı kurtuluş zannediyor. Bunların başını Barzaniler çekiyor.

Kürdistan’nın meşru olmayan ama Başkanlık koltuğunu silah zoruyla elinde bulunduran Irak-KDP Başkanı Mesud Barzani kendi imzasıyla yayınladığı mesajda: “Tahran’daki terör saldırısını üzüntüyle öğrendik. Saldırıyı sert bir şekilde kınıyor İran halkına ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum,” denildi.

Daha evvel de İran’a saldıran Kürdistan’lı örgütleri kınayan Neçirvan Barzani; “İran’ın güvenliği bizim güvenliğimizdir. İran’a saldıran bozguncular bizi karşılarında bulur,“ demişti.

Bunlar normal mi?

Hayır!

Mesud ve Neçirvan Barzani’nin hergün bir veya birkaç Kürd’ü vinçlerin kancalarında sallandırarak kitle huzurunda idam eden İran’ı kınadığına şahit oldunuz mu?

Olamazsınız!

Sebeb ne?

Çünkü İran onların dostu ama Kürd milletinin düşmanıdır.

Barzanilerin izlediği bu politika milli kurtuluşçuluk mudur?

Başkalarını bilmem ama ben hayır diyorum.

Barzanilerin izlediği milli politikayı boşa çıkaran bu tutumu sadece İran ile sınırlı değildir.

TC devletine karşı tutumları da böyledir.

Bundan iki yıl önce Ankara’da Türk ordusuna karşı bir saldırı olmuştu. Birçok üst düzey subayla birlikte birçok asker ölmüştü. Mesud ve Neçirvan Barzani bu olayı kınamışlardı. Neçirvan Barzani daha da ileri giderek; “Bu eylemi kendimize yapılmış sayıyoruz,“ demişti.

Fakat aynı süreçte TC devleti tarafından onbini bulan Kürd katledilmiş, şehirler yakılmış, yıkılmıştı. Milyon Kürd yurdundan edilmişti. Barzaniler tarafından bu konuda tek bir söz edilmemişti.

Çünkü Barzanilere göre; “Türkler kardeş, dost ve stratejik müttefiktirler.“

Kime karşı?

Elbette katledilen, yurdundan sürülen Kürdlere karşı.

Devam edelim.

Neçirvan Barzani’nin Türk egenemlik sistemi ile bütünleşmiş Koç ailesinin büyüğünün cenaze törenine katılması ne kadar doğru idi?

Bununla kalınsa iyi. Neçirvan Barzani’nin Çanakale’yi anma merasimine arzı endam etmesini nasıl değerlendirmek gerekir? Bunun “Süleyman Şah ruhunu anmak“tan farkı nedir?

Milli kurtuluşçuluk bu mudur?

Herkes şu gerçeği kabullenmek zorundadır.

Irak-KDP veya Barzaniler, Kürdistan sorununu çözmeye çalışan değil, ağırlaştırmaya çalışan ve düşmana düşman diyemeyen bir yapıdır. Bundan öte düşman şahsında “kardeşlik, dostluk, stratejik müttefiklik“ keşfeden bir yapıdır.

Sorunlara Kürd milletinin milli çıkarları açısından değil, Barzani ailesi, aşireti, partileri çıkarlarına göre yaklaşmaktadır. Diğer Kürdistani siyasi güçleri düşman görmektedir. Buna karşın kurtuluşu düşmanın kapısında aramaktadır.

Bu suçtur.

Buna karşı sessiz kalmak milli kurtuluşçuluk değildir. Suça ortak olmak demektir. Bu da böyle biline.

8 Haziran 2017