SINIRI AŞTIN, STOP!

295

H.Hüseyin Yıldırım

ABD sınır belirler. Herkesi buna uymayı zorunlu kılar. Tabii ki herkes buna uymaz. ABD sabırla defaaten uyarır. Karşıdaki uyarıya uymayıp bildiğini okuduğunda ise sabrı taşar.

Ondan sonra neler mi olur?

Ya başlarına çuval geçirilir ya da muhtelif güç seçenekleri kullanılır. Böylece belirlenmiş sınıra getirilir, bu tür küçük oyuncuların kritik eşiği kırmasına izin vermez. Hizaya gelmek istemeyenin bu kez tasfiyesine yönelir. Süleymaniye’deki çuval olayı, Şam yönetiminin hava sistemine ve Kürdistan’ın Güneybatısı’ndaki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne uçaklarla bomba fırlatması, şu an Suriye ve Türkiye arasındaki sınıra askerini yerleştirmesi vs bildiğimiz birkaç örnek operasyon.

Bunların ne anlamaya geldiğini Irak-KDP veya Barzaniler çok iyi bilir. Fakat bugün sürdürdükleri politikaları ile bunu anlamamazlıktan geliyorlar. Çıkarlarını ABD politikalarında değil, Türkiye’nin bölgesel politikasında görüyorlar.

Büyük yanılgı içindeler.

ABD’nin defalarca Irak-KDP’nin Türklerle geliştirdiği ilişkileri ve Kürdistan’ın diğer örgütleriyle olan olumsuz tutumları konusunda uyardığını biliyoruz. Irak-KDP’nin bunu duymamazlıktan gelip bildiğini okuduğunu da görmekteyiz.

Bu durumun ABD’nin canını sıktığını biliyoruz. Bunun bedelini de ödetir. Daha evvel ödettiği gibi. ‘Daha evvel ne oldu?’ diye soran arkadaşlar olabilir.

Açıklayayım o zaman…

İkinci Körfez savaşından sonra Musul Saddam Hüseyin güçlerinden kurtarılmaya çalışıldığı sırada Uluslararası Koalisyon Güçleri tarafından Kürdlerden de yardım istendi. Kürdler bunu kabul etti. Her parti güçleri oranında operasyona katıldı. Irak-KDP güçleri de Mesud Barzani’nin kardeşi Vecih Barzani komutasında büyük bir güç ile harekete katıldı. Fakat kendilerine bir sınır belirlenmişti ve bu sınır aşılmayacaktı. Nedeni Musul’da Zibari Aşireti’de kalmaktaydı. Zibariler ile Barzaniler arasında yıllardan beri süren bir kan davaları vardı.

Barzanilerin de Musul’a gireceğini öğrenen Zibariler, Celal Talabani ile konuşuyorlar. Diyorlar ki; “Barzaniler bizim alana girerlerse çok kötü şeyler olur. Ricamız ABD ile konuş Barzanilere bir sınır konulsun. Bizim sahamıza girmesinler.“

Celal Talabani bunu ABD’li yetkililere bildiriyor ve onlar da olumlu karşılıyorlar. Arkasından Barzanilerle konuşuyorlar. “Sizin sınırınız buraya kadar,“ deniliyor.

Barzaniler “tamam“ diyor ama buna uymuyorlar.

Bunun üzerine Vecih Barzani’nin komuta ettiği konvoy ABD uçakları tarafından vuruluyor. Birçok kişi ölüyor ve yaralanıyor. Yaralananlar arasında Vecih Barzani de bulunuyor. Almanya’da tedavi edildi ama şu an felçli durumdadır.

Sınır belirleme dedik ya, ABD sabırlıdır ama şakası yoktur. Sınırları belirler. Uymayanı derdest eder. Diyeceğim şu ki, Irak-KDP veya Barzaniler de dahil herkes aklını başa devşirsinler…

ABD, Kürdler açısından kötü bir iş yapmıyor. Yüzyıllardır ülkemizden kovmaya çalıştığımız ama bir türlü kovamadığımız Türk, Arap ve Farslara karşı bir operasyon gerçekleştiriyor. Kürdleri statü sahibi etmeye çalışıyor. Bu durumda Kürdlerin birleşip ABD’ye yardım etmeleri gerekirken kimi güçler bunun tam tersini yapıyor. ABD’nin yöneldiği Kürd millet düşmanlarıyla hareket ediyorlar.

ABD bunu görüyor. Uyarıyor, uyarıyor ama onların dikkate aldıkları yok…

Öyleyse neler mi olur?

Türkiye, İran, Irak ve Suriye yönetimleriyle birlikte onları da tasfiye etme gündeme gelir.

Bu da süreç meselesi: Başladı mı, başlayacak mı?…

 

29 Nisan 2017