Silêmanî, Gösteriler ve Düşündürdükleri

947

Aso Zagrosî

Çeşitli  Kürt  çevrelerinin  bilinçli  ya da  bilinçsiz herhangi bir  Kürt şehri  hakkında  sarfettikleri  negatif  sözler  her zaman  beni  rahatsız etmiştir.

Bu  son  yıllarda da   siyasal nedenlerden  dolayı    Silêmanî’ye   hakaret eden  ve  yargılayanlarda  bir  hayli çoğalmış   bulunuyor.    Hatta  bazıları   hızlarını  alamayarak   “Osmanlı devletinin  Kürd Mirliklerine  saldırısının  sorumluluğunu da  Abdurrahman Paşayê Baban’nın “  üzerine  atabiliyorlar.

Bu  çevrelere  tavsiyem  Abdulrahman Paşayê Baban  döneminde   yaşıyan ve  Abdulrahman Paşayê Baban’ın  Destanı’nı   yazan   Alî  Berdeşanî’yi   okumalarıdır.(imkan  bulursam  bu  mesele üzerine duracağım)

Güney Kürdistan’daki    son siyasal  gelişmeler,  yürüyüş ve  gösterilerle  birlikte   Silêmanî,   hakkında  bazı negatif  ve toptancı   değerlendirmelere  ve  söylemlere  tanık oluyoruz. Bu  değerlendirmelerin  birçoğu   Suleymaniye’ye  ilişkin bilgisizlikten  kaynaklanıyor.

Aslında   Suleymaniye  var  olan  Kürdistan  şehirleri  içinde   en yeni olan  şehirdir.   Kürdistan  şehirlerinin ve  kazalarının  birçoğunun  tarihçesi   binlerce   yıllara  dayanıyor. Onun  için   bu şehirlerin  kuruluş yılı,  hatta  yüzyılı  yada  binyılını  tespit etmek  dahi  zor..

Biz bugün   Suleymaniye’nin   Baban Miri  İbrahim Paşa  tarafından  1784 yılında  kurulduğunu  biliyoruz.  Eski de Babanların  başkenti  Qereçolandı…  Qereçolan  yerleşime  elverişli  olmadığından  dolayı   Mîr İbrahim    Suleymaniye  şehrini  başkent  olarak  inşa  ediyor.  Suleymaniye  1850 yılına  kadar,   yani  Baban Mirliğinin   Osman barbarları  tarafından  yıkılana kadar   Babanlara  başkentlik yaptı.

Bugün  bizim   Soran  Edebiyatının  kurucuları  olarak bildiğimiz  Nalî,  Salim ve Kurdî   Baban  Mîrliği  döneminde  Suleymaniye’de  bu edebiyatın  temelini attılar.

Nakşibenciliği,   Ortadoğu,  Osmanlı topraklarına, Kafkaslara ve Balkanlara kadar  yayan  ve bugün  Kürdistan’da   mevcut  olan  tüm  Nakşibendi  Şeyhleri   Suleymaniye topraklarında  boy gösteren Mevlana Xalid  Şarezori’nin   halifeleri ve  yada  müritleridir. Berzencî  Kadiri  Şeyhlerinin  durumu da farklı  değildir. Kek Ahmedî Şêx,  Şêx Said, Şêx Mahmud Berzencî vs…. Suleymaniye’de   boy gösterdiler.

Birinci Dünya  savaşı  sonrası   Güney Kürdistan’da  Suleymaniye   Kürd  yurtseverliğinin ve Kürd aydınlanmasının   motoru  oldu.

Şêx Mahmud Berzencî  önderliğinde   bu şehirde   Kürdistan hükümeti  kuruldu ve Şêx Mahmud kendisini  Kürdistan Kralı  ilan etti.. Şêx Mahmud   Kerkük  dahil Güney  Kürdistan’ın bir alanı üzerinde hak edince   İngiltere  ile  karşı karşıya  geldi ve   sonuçta   yenildi.. Kürdistan tarihinde   ilk kimyasal  saldırıya  uğrayan  Suleymaniye’dir.  1922  yılında   İngilizler tarafından  kimyasal silah  saldırısına  maruz  kaldı.

Ama,  Şêx Mahmud   Devriminin   ektiği tohumlar   daha  sonra   boy verdiler.

Şêx Mahmud Berzencî’nin   Kürdistan Kralığı sırasında 1923 yılında   Simko Şikak   Suleymaniye şehrini   ziyaret etti. Şêx Mahmud Berzencî   Simko’nun geleceği günü tatil ilan etti. 10 binlerce Kürd, kadın, erkek, çocuk ve yaşlı demeden her kes Suleymaniye   sokaklarına   döküldü.. Simko Şikak tam bir kral gibi karşılandı.   Her halde   Kürdistan çağdaş tarihinde Kürdistan bir parçasından diğer parçasına geçen bir Kürd liderini bu denli görkemli bir şekilde   karşılamak   bir ilkti.   Hepsexana Neqib   Suleymaniyeli kadınların Simko Şikak’ın karşılama törenine aktif bir şekilde   katılması için ciddi bir rol oynamıştı.

Bazı  Kürd çevreleri   Suleymaniye  halkının  yürüyüş ve  gösteri örgütleme kültürünü  anlamıyorlar.  Suleymaniye  halkının     gösteri  ve  yürüyüş   örgütleme  kültürü  yeni değildir.

Tarihsel  olarak  Suleymaniye’de  yapılan  ilk  yürüyüş, İngiltere’nin Kürdistan Kralı  Şêx Mahmud’u   Hindistan’a   sürgün etmesinden  sonra  meydana  geldi.  O  dönem   Şehid  Cemal İrfan   Şeyh Mahmud’un  geri  getirilmesi  için  bir  gösteri  örgütlemişti..

1930’da İngiltere ve Irak arasında yapılan antlaşmada   Kürtlerin haklarını görmezlikten gelinmesi ve yapılan seçimlerde Kürt yurtsever adaylarının dışlanması Suleymaniye   halkını   ayağa kaldırdı.     Suleymaniye halkı 6 Eylül 1930 tarihinde   barışçıl bir gösteri yapmak için “Ber Dergay Sera”(Sera Kapısında) toplantı..   İngiliz ve Irak askerleri     barışçıl göstericiler üzerine   kurşun yağdırdılar.   Bu katliamda 34 Kürt öldürüldü, yaralandı ve yürüyüşe önderlik eden bir dizi Kürd yurtsever aydını ve ileri geleni tutuklandı.

6 Eylül 1930 tarihinde   Suleymaniye’de   barışçıl göstericilere karşı yapılan katliam   “Roja Reş a şeşê Îlonê” olarak bilinmektedir

Bu katliam üzerine   gösterileri örgütleyen biri olan   şair Faîq Bêkes(Şerko Bêkesin babası), Pîremêrd ve Mamoste Goran dahil olmak üzerine   bir çok Kürd şairi şiirler yazdı.

Çağdaş Kürdistan tarihinde   sömürgeci güçlerin katliamlarına  karşı   ilk  kaleme  sarılan da Suleymaniye asılı  Hepsexan Neqibtir.

Katliamdan sonra   Hepsexan’ın   eşi dahil olmak üzere bir dizi Kürt ileri geleni tutuklanmış, Kerkük ve Bağdat’a   gönderilmişti.

Hepsexana Neqib’in     katliamdan bir gün sonra   yani 7 Eylül 1930 tarihinde Bağdat’ta bulunan   İngiliz yetkililerine   çok sert bir dil ile   bir mektup yazıyor.

Hepsexan çok nazik, terbiyeli ve   gül yüzlü bir insan olarak   İngiltere’nin   Irak sorumlusuna   yazdığı mektupta hiç bir selam vermeksizin   doğrudan   suçlamaya başlıyor.   Mektup ‘ta   6 defa   yasalardan   söz ediyor ve İngiltere’nin koyduğu yasalara   dahi bağlı kalmadığını ve sivil halka karşı   katliam yaptığına dair suçlamalardan bulunuyor.   Hepsexan   İngiltere ve Irak’ın   zorla   hiç bir kıymeti olmayan insanları   seçmek için   halka   empoze  ettiğini ve halk bunu istemediğinden dolayı   sokaklara döküldüğünü söylüyor.

Hepsexana  Neqib mektubunun devamında ise “ Biz Kürtler   bu yapılan vahşi katliamı protesto ediyor ve   damarlarımız da Kürtlük kanı   olduğu süreci bu yapılanları gündeme getireceğiz”   diyor.

1919’da  İstanbul’da  kurulan  Kürdistan Teali Cemiyetine bağlı  olarak  oluşan  Kürd Teali Kadınlar Cemiyeti’nin başını çeken Mustafa Paşa Yamulki’nin kızı Dr. Encum Yamulki de  Suleymaniyelidir..

Güney Kürdistan’da  kurulan  ilk Kürd  siyasal örgütlenmesi de  Suleymaniye’ de  oluştu.

21 Temmuz 1922 tarihinde Kürdistan aydınları ve ileri gelen şaysiyetleri Mustafa Paşa Yamulki Başkanlığında  Suleymaniye de  Kürdistan Cemiyetini  kurdular..

Geçen  yüzyıl boyunca  Güney  Kürdistan’da   oluşan tüm Kürd  parti ve örgütlerinin hepsinde   Suleymaniye kadrosu  aslan  payına  sahiptir.  Kürdistan Cemiyetinden   Hiwa’ya ve  daha  sonra   olacak  KDP  dahil  hepsinde  Suleymaniye  kadrosunun  konumu açıktır.

 

Süleymaniyelilerin   bir huyu var.  İster   sevelim  ya da ister  sevmeyelim   bir partiyi  desteklerler.   Fakat,  eğer  o  parti   isteklerine  cevap vermese   telaqını verirler..

Kürt  kızlarına   yönelik  okulda  ilk defa  bu  şehirde   oluşturuldu.

Suleymaniye  halkı  sadece   sömürgecilere karşı  mücadele  eden  bir halk değil.. Kürd  yönetimine  karşı da  kendi  haklarını  talep eden  bir halktır.

17 Şubat 2011 günü Suleymaniye’nin “Berdergay Sera” da başlayan yürüyüş ve gösteriler kesintisiz olarak 62 gün sürdü.
19 Nisan günü askeri çözüme gidilerek göstericilere karşı şiddet kullanıldı ve göstericilerin meydanda toplanmaları yasaklandı. “Berdergay Sera” da göstericilere ait çadırlar ve malzemeler yakıldı!  Aslında güvenlik güçleri bu eşyaları toplayıp atabilirlerdi, fakat yakmayı tercih ettiler. 17 Şubat’tan 19 Nisan’a kadar yapılan gösteri ve yürüyüşlerde 10 Kürt öldürüldü ve 500 civarında  yaralandı.

Ama  sonuçta   ne  oldu?  Yapılan  seçimlerde   Süleymaniyeliler   YNK’yi  cezalandırdılar.

Bugün  yine   Süleymaniyeliler   sokaklardaydılar.   Talepleri  haklı… Yürüyüşler  öncesi  yapılan  bir  dizi  spekülasyonları boşa  çıkardılar. Hiç bir parti   bugünkü  yürüyüşte  seslendirilen   taleplere  karşı  değil…  Fakat, bir şeyler de  yapmıyorlar.

Suleymaniye  halkı  zindedir.   Güney  Kürdistan’da   tüm  alternatif  basının  merkezleri   de   Suleymaniye’de bulunuyor.

İlk  eşekler  partisini de  onlar  kurdular.

Güney  Kürdistan ilk taksi  şöfürü  kadında    Suleymaniye’de  çıktı..    İlk bale  de  Suleymaniye’de  sahneye  konuldu.

Kürd basını  konusunda  ise    dünyada  hiç  bir Kürd şehri  Suleymaniye ile  boy  ölçüşemez..   1918’den  2016   kadar….

Fransız yazarı  Chris Kutschera    geçen yüzyılın   70’li yıllarda   Kürdler üzerine  yazdığı  eserinde  haklı  olarak   Suleymaniye  için  “Irak’ta   Kürd  milliyetçiliğinin  ruhi  başkentidir”   diyor..

27.09.2016