ŞENGAL KRİTERLERİ

1080

M.MAMAŞ

Şengal’de kimin kalıp kalmayacağının kriterleri neye göre belirleniyor?

“Sen buralı değilsin, kuzeylisin” mi deniliyor…

Eğer böyleyse parçacısınız, ülkemizin bizim irademiz dışında bölünmüş olmasını onaylamış olmakla kalmaz, aynı zamanda bunu partisel çıkarların gerekçesine dönüştürmüş olursunuz.

Sen beni Batı Kürdistan’a (Rojava) almıyorsun o halde buradan çıkmalısın mı deniliyor; bu durumda Rojava’yı neden hiç savunmadınız, orayı korumuş ve kurtarmış olanların yanına “ikiz ordu”, “eş ordu” gibi ikinci bir güç yerleştirmek istiyorsunuz.

Buyurun halen işgal altındaki Rojava topraklarını özgürleştirmeye gidin demezler mi?

Şengal’e Işid saldırdığında “geri çekilin” talimatı sonucu yaşanan katliamların ve binlerce Êzdî Kürt kadınının ırzının pazarlarda satılmasıyla sonuçlanan trajedinin müsebbibi şimdi çıkarmak istediğiniz güç müdür! Sorumluları yargılayacağız deyip halka yaptığınız açıklamadan beri bu sürecin kamuya açık sonucunu bilen bile yokken, hem de ‘öyleydi de şöyleydi de’ deyip insanların muhakeme gücüyle alay eden yaklaşımlarınız orta yerde duruyorken ve kanayan bu yara ve utanç halen insanların ruhunu sarsmaktayken kalkıp ‘uygunsuz bir misafiri’ kovarcasına yaşattığınız bu lüzumsuz çıngar neyin nesidir böyle, şöyle, öyle…

Şengal’in kurtarılmasıyla yaptığınız hatadan rücû ettiğinizi anlamış olsak da, bunun onuru sadece size mi ait! Sizden daha fazla ağır kayıplar vererek Şengal’in özgürleşmesinde rolünü oynamış insanları böyle pek de etik olmayan paylamalarınızla, paparayla ve zılgıtla defetmek isteğiniz neyin telaşıdır gerçekten?

Son Ankara ziyaretinde Başbakan Neçirvan Barzani’nin önüne konulan o talepler listesinin bir parçası olmasın bu.

Moskova’da TC, İran ve Rusya arasında imzalanan yeni anlaşmanın gerekleri mi yerine getiriliyor dersiniz.

Carablus’a kasaturasını saplayanlar, bir de Şengal’e mi süngü dayamak istiyorlar.

TC yetkililerinin; “Barzani gereğini yapmazsa bizzat kendimiz yaparız” çıkışlarına neden bir yanıt veremiyorsunuz. “Siz burada olmasanız bunlar olmaz” demek çözüm mü gerçekten?

İşin gerçeği şudur; Türk Devleti Afrin ile Kobanê arasını kapattı, Şimdi de Güney ile Batı’nın arasını kapatmak istemektedir. Zaten bölünmüş Kürdistan’ı yeniden baklava dilimleri gibi bölmek istiyor.

PDK yönetimi buna karşı çıkmıyor.

Bunun da ötesinde, bunu parti hegemonyasının tazyiki olarak kullanıp enjeksiyon yapmaktadır. Sömürgeciler ne zaman baskılasa ‘hemen alanı bana teslim edin, siz kriminal güç olarak görülüyorsunuz’ anlayışını dayatmaktadır.

Her sorunu parti hegemonyasının enstrümanına dönüştürmektedir.

Kaldı ki Şengal Güney yönetiminin resmi olarak kendine kattığı bir bölge de değildir henüz. Resmi olarak eklendiğinde orada bir uzlaşma ile sorunlar çözülebilecekken, bunu şimdiden bir krize ve oradan da yeni bir “iç savaşa” zorlamak hakikaten can sıkıcı bir durum.

Buradan da anlaşılıyor ki artık “parçaya dayalı” bir Kürdistan siyasetinin yerine “bütüne dayalı” bir siyasetin izlenmesi gerekiyor. “parça model” anlayışı bu vakitten sonra yürümez.  Şengal bunun arafıdır. Parça hegemonyası yerine bütünselliğin dikkate alınmasını bize anlatmaktadır. Bütünsellik de bir partinin dominant varlığını kabulden geçmez. “Bağımsızlık istemiyorsan varlığın gerekmez, savunuyorsan PDK’nin politikasına biat etmelisin, etmiyorsan sömürgecilere hizmet ediyorsun” tarzı psikolojik bir baraj kurarak PDK dışındaki herkes neredeyse “hain” ilan ediliyor.

Bu kabul edilemez.

PDK son iki yıl hariç hayat billah bağımsızlığı savunmamış bir partidir, o halde 40 yıl önceden hain miydi, varlığı lüzumsuz muydu?…

Kürdistan siyaseti bu kör avara kasnaktan sıyrılmazsa, yaşanacak bir “iç savaşta” hepimiz birbirimizin mezar taşına gözyaşlarımızı dökerek yarattığımız ‘utanç mezarlıklarının’ içinde kaybettiğimiz insanlara ve fırsatlara ağlayıp duracağız.

Gorran’a hücum ettiniz olmadı, şimdi Şengal’de PDK dışında kim varsa hücum edelim demekle, ülkemizin kalbine yeni bir hançer saplamak için ne denli iştahlı olduğumuzu görmekten utandım. Güney’deki sömürgeci kuvvetlerden hiç rahatsızlık duymayan, hatta onları “faydalı” bile bulan, bir dediklerini ikiletmeyenlerin, Şengal’de sadece halkı korumuş olan kendi halkından insanlara “çık git” demesi manidar olduğu kadar, irkilticidir de…