‘SAYGIYA ÇAĞRI!’

260

M.MAMAŞ

HDP Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu’nun Mustafa Kemal Atatürk’ü savunan demeci, madden ve manen tam bir faciadır. “Binlerce kişinin saygı duyduğu ve kurucusu kabul ettiği bir sembole” hürmet etmek gerektiğini belirtmiş ve lüzumu varsa ‘politik eleştiri yapılmalı’ demektedir.

Bir defa, ‘hakaret edenler’ senin mensubu olduğun partinin ve çizginin taraftarı değiller. Kraldan çok kralcı kesilip Kemalist kesime yalakalıkta bulunmanın ne gereği vardı!

İkincisi, binlerce kişinin saygı duyduğu sembol vb argümanlar rölatiftir ve niteliği belirlemez. Milyonlarca kişi Hitler’i de sembol görüyordu, şimdi Bağdadi’yi sembol görenler, Kuzey Kore liderini sembol gören milyonlar, Saddam’ı sembol görenler vb…

Burada önemli olan nereden ve kimin tarafında baktığınız önemlidir.

Mesela Şêx Said başkaldırısında, Ağrı direnişinde ve Dersim’de soykırıma uğrayanların tarafından bakarsanız kime saygı duyarsınız!

Mustafa Kemal Atatürk Dersim’de ‘politik eleştiri mi’ yapmıştı! Zilan Deresi’nde ‘saygı ve sembol’ kursları mı vardı!

Bir de konudan istifade ederek hemen ‘anası ve kadınlık iffeti’ deyip konuyu külüstür ve rüküş feminizminize bağlamanız da kenar süslemeleri olsa gerek.

Size Şêx Sait başkaldırısında, Zilan Deresi ve Dersim’de Kürt kadınlarının ırzı ve iffetinin nasıl kirletilmiş olduğunun hatırlatılması ne ifade eder ki…

Gel gör ki, bunların ve torunlarının kanı ve iffeti pahasına onların omuzlarında bugüne taşınmış özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin emeği ile o kürsüdesin ve mutasyona uğramış politikamızın bize verdiği acı bir ders olarak bize celladımıza ‘saygı’ duymamızı talep ediyorsunuz.

Ne acı ama, sorma gitsin…

Siz ve sizin gibiler bizim için sadece “hafıza kırım ekibinin” bir parçasısınız. Hafızamızı toksik kavramlarınızla ve radyoaktif söylemlerinizle durmadan zehirlemeye devam etmektesiniz. Eskiden utana sıkıla yapardınız, kavramları ve ilkeleri orasından burasından eğip bükerek yapardınız, şimdi ise tepemizden aşağı bir sandalye geçirir gibi hoyratça ve pişkinlikle yapmaktasınız.

Sevgili Filiz hanım, bizleri ‘saygı ve sembole’ davet ettiniz ya kibarca; aynı nezaketle bizler de sizi bize ve sembollerimize saygıya çağırıyoruz. ‘Sembol’ünüzün katlettiği sembollerimize….