Rusya’nın Suriye’deki Tornistanı

569

M.MAMAŞ

Rusya, nihayet Suriye’de destekleyici-korumacı pozisyondan doğrudan Esad rejiminin önderliğini üstlenen politik askeri aşamaya geçti. Suriye politikasındaki bu ani tornistan, İran Şia hattının ‘Şanghay Beşlisi’ ile irade beyanıdır. İran’ın Batı hattı ile nükleer sorununu diplomatik yoldan kurtarmış olmasının hem İran’ı hem de Rusya’yı rahatlattığı söylenebilir. İran daha atak davranırken, Rusya da rüştünü Suriye’de kanıtlama peşindedir.

Suriye elbette Rusya için mücevherat değerindedir. Suriye Akdeniz’de Rusya’nın istirityesidir. Kabuğun içinde incisi var: Tartus! Yüzlerce yıllık Çarlık hayali olan sıcak denizlere açılmak stratejisi Turtus’taki askeri üsle tahkim edilmeye çalışılıyor. Şimdi Lazkiye’de ikinci üssün inşasıyla Suriye’nin Akdeniz hattını tutmaya çalışıyor. Duma’nın asker gönderme yetkisi çıkarmasıyla Rusya sert bir giriş yapmak istiyor. Merkezi Irak hükümetinin kendi topraklarında Işid’i vurabilmesi daveti de gösteriyor ki Şia hattı son derece aktif ve cüretkar davranmaya başladı. İran, bölge denkleminde önemli bir kutup olmaya başladı. Nasıl bakarsanız bakın, bana göre İran Tahran’dan daha ziyade Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de hatta Pakistan ve Afganistan’da daha güçlüdür. Kendini dış çeperde savunmak stratejisi tarihsel olarak bir Pers savunma stratejisidir. Büyük İskender önce bu dış çeperi kırdığında İran’ı alabilmiştir. Şimdi de benzer stratejisini uygulamaktadır.

Rusya, bu dış savunma çeperi ile modüler ilişkisini kurmaktadır. ABD’nin Işid karşısındaki boğuşmasını arttırmak için stratejik petrol bölgelerindeki kaosu derinleştirmek isteyecektir. ABD ne kadar Ortadoğu’da bocalarsa kendi yakın periferisinde rahat edeceğini hesaplamaktadır. Aksi takdirde ileride Fergana Vadisi’nde, Kuzey Kafkasya’da ve Hazar çevresinde Siyasal İslam’la tebelleş olacağını biliyor. Halihazırda kendi içindeki ‘safrayı’  Ortadoğu’ya atmakla rasyonel bir formül bulduğunu ve bunu ABD hegemonyasındaki bölgede patlatmanın rantabl mantığını kuruyor olabilir.

Rusya’nın Kürt politikası ise çok eskidir ama hiçbir vakit aktifleşmedi. 1600’lü yıllarda Çariçe’nin talimatıyla BNilimler Akademisi’nin Kürtçe bir sözlük hazırladığı ve Minorsky gibi Kürdolojinin akademik membası sayılabilecek çok değerli çabalar olduğu halde klasik Rus politikası Kürtlerle ilgili ‘sıcak ilgi soğuk temas’ anlayışının dışına taşmamıştır. Sovyetler döneminde bu politika ‘soğuk ilgi soğuk temas’a dönüşmüştür.

Kürtlerin Rusya aktörüne belbağlamak politikasından uzak durması gerekiyor zannımca. TC, Kuzey Kafkasya denkleminden Rusya lehine çoktan çekildi. Dudayev’in katledilmesinden beri bu işbirliği sürmektedir ve dikkat edilirse Rusya’nın Türkiye’de Çeçenleri infaz etmesine diplomatik itirazlarda bile bulunmamıştır. Suriye’de Rusya bu zimni dengeyi dikkate alacaktır. Diğer bir konu, ekonomik yapısı, genişletilmiş kapsamıyla bir savaşı kaldıracak halde değildir. İran’ın taleplerine uygun kapsamlı bir müdahaleden kaçınacaktır. Rojava Kürtlerinin bu hassas küresel dengeyi dikkatli takip etmeleri ve mümkün mertebe pragmatik davranmalarında yarar var . Rusya’nın ani tornistanı Kürdistan denklemini bozmamalıdır.

TC, Kürtlerin Rusya’ya entegre olup ABD ve Batı hattından kopmalarını heyecanla bekliyor olabilir…02.10.15