Referandumu Tartışmak

241

Ahmet Önal

İsmet İnönü, 1923-1945 tarihleri arasında uyguladıkları başkanlık sisteminden vazgeçip, dış dünya ile sağlıklı ilişkiler geliştirebilmek için, parlamenter sisteme geçmek durumunda kaldılar.

Kazakistan Devlet Başkanı, Başkanlık sisteminin ağır ve demokratik olmadığını söyleyerek “parlamenter sisteme geçmemiz zorunludur” diye düzenleme yapıyor.

Hitler 1934 yılında Başkanlık sistemi için seçim yaptı. Ardından 1939-1943 Almanyasının icraatlarını inşaa etti. Ayrıca sömürgecilik ve soykırım siyasetinin Başkanlık sisteminde uygulanır, ama parlamenter sistemde uygulanmaz diye bir kuralı yoktur, ya da tersi söz konusu değildir.

İkisinde de uygulanabilinirdir.

Bunu Kürt tarihinde okumak mümkündür.

Öncelikle Kürtlerin, Türk sistemindeki kavgalara angaje olmalarına ve bundan dolayı birbirlerine kızmalarına, kavga etmelerine gerek yok. Bence bu tür referandum ve parlamenter seçimlerinde Kürtlerin stratejik olarak BOYKOT’u esas almaları gerekir.

Bugün de Kürt siyaset sınıfı bunda mutabakat sağlarsa doğrusu BOYKOT‘tur. Bunun pekçok nedeni vardır. Ancak Kürt siyaset sınıfı kendi arasında BOYKOT konusunda mutabakat sağlayamaz ise, ezici çoğunluğu illa ki “HAYIR” dıyeceği ortaya çıkmış ise HAYIR‘da tutum almaları taktik olarak mümkündür.

Siyasette bazen esnek tutum almak kazandırıcı olabilir. Ayrıca, direkt olmazsa da endirekt bizi etkileyen bir durumda bazen genel stratejiye ters düşen taktik siyasi tutumlar, uzun vadede stratejiye yarayacaksa genel geçer tutumun dışında pragmatist tutum takınmak mümkün olabilir.

Önümüzde yapılacak referandumda Kürtlerin BOYKOT ve HAYIR ikileminde kavga etmeleri, birbirlerini sistem içi ve dışı suçlamalarına girmelerine hacet yoktur…

Bence olması gereken, Kürtlerin ortak tutum ile biri kendini diğerine dayatmaksızın bu süreci gelecek ortaklıklara vesile olması duygusu ile tartışarak, olguyu bilince çıkararak sürdürebilmektir.

Yoksa sömürgeci sistem içinde bizi tanımlamayan, bizi yok sayan, ama nispi değişiklikleri bize “kurtuluş” diye sunup, bizim açımızdan ikisinin de zülüm olduğu bir değişikliğin bize esasta birşey getirmediği aşikardır.

Ancak 10 şehrimizi yok eden, binlerce insanımızı öldüren, bir sistemin ve simgesinin kendisine duyulan tepkinin BOYKOT olması gerekir.

Burada ezici ve üstün çoğunluğumuzu ortaya koyup KÜRT REYÎ olarak birleşip ses veremezsek sağlıklı bir sonuca yol alamayız.