Referandumu Bağdat’a Karşı Bir Kart Olarak Kullanmak

254

Rojhat Badikî

Birçok kuzeyli yazar-çizer güneye ilişkin yorum ya da Kürdistan’ın kuzeyine haber pompalarken hiçbir etik kuralı dikkate almadan, Kürdistan’ daki sorun ve çelişkileri derinleştireceğini düşünmeden masa başında üretilip piyasaya sürülen dezinformasyonlara dayanarak çok ağır hakaret ve küfürler savurarak kendileri gibi düşünmeyenleri İran ya da Bağdat ajanları olarak suçlama salvolarını başlarlar.

Çeşitli defalarca Güney Kürdistani partilerin parti programlarında Bağımsız Kürdistan diye bir programın olmadığını dile getirdim.

Güney Kürdistani partiler bağımsız Kürdistan istemiyorlar diye bir sonuç çıkmaz bundan.

YNK kuruluş aşamasında ‘’Ulusların Kendi Kaderini Tayyin Hakkı ‘’ ilkesini savunurken PDK ise ‘Hûkmê-Zatî Otonum’u savunuyordu.

İki parti, 1992’ de Güney Kürdistan’da yapılan seçimlere bu sloganlarla girdi. YNK; Ulusun Kendi Kaderini Tayyın Hakkı’nı, PDK ise Muhtariyet-Otonom…

PDK yanlılarının YNK ve Arez Abdullah’ a yönelik yaptıkları ağır suçlama ve manipülasyonlara Arez Abdullah’ın serzenişinin yönü de buydu.

PDK ve YNK’ nin geçirdiği evirilme sürecini, PDK’ nin ‘Muhtariyet’ şiarından Bağımsız Kürdistan sloganına gelmesinin sevindirici olduğuna vurgu yapmıştı.

Arez Abdullah’ın diğer serzenişi de PDK-Türkiye ilişkilerine dairdi.

Tansu Çiller’in Avusturalya’ da da Kurd Devleti kurulursa buna karşı mücadele edeceğiz örneğini vererek, PDK liderlerinin Türkiye ile olan ilişkilere dair Güney Kürdistan liderlerini bilgilendirmesi gerektiğini yazmıştı.

Eğer Türk devleti Bağımsız Kürdistan devletini destekliyorsa -ki bunun şüpheli olduğu hakkındaki kuşkularını dile getirirken-, Türk devletinin bağımsız Kürdistan’ a karşı olduğunu….Türkiye Barzani’ nin Hewler-Duhok’ ta devletçik kurmasına destek mi verecek diye sormuştu.

Tekrar referandum meselesine dönersem…

Bu konunun net ve açık olmadığı; referandumun nasıl ve nerede yapılacağı, bu hedef bağımsız Kürdistan mı yoksa Bağdat’ ta karşı bir pazarlık kozu olarak mı kullanılacak?

Kürdistan Bölge sınırları dışında kalan ‘’tartışmalı” Kürdistan topraklarında yaşayanların durumu ne olacak, oy kullanacaklar mı Kullanmayacaklar mı?

Eğer referandumda oy kullanmazlarsa ulusal ve uluslararası alanda hukuksal konumları ne olacak?

Referandumda oy kullanmaları durumunda bu nasıl gerçekleştirilecek vs birçok sorunun cevabı belirsizdir.

Güney Kürdistan yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda birçok kez yapılacak referandumun hemen bağımsızlık ilan edileceği anlamına gelmediği, uluslararası güçlerin Kürdistan halkının ne istediğini bilmeleri açısından referandum yapılacağını dile getirdiler.

En son Mesud Barzani ve Neçirvan Barzani referandumun niçin yapılacağını net bir şekilde belirtmelerine rağmen, Kürdistan’ ın kuzeyinde birçok yazar-çizer koro halinde YNK-GORRAN’ a İran-Bağdat istemi doğrultusunda Bağımsız Kürdistan’ a engel oluyorlar saldırılarını başlattılar.

Dün ( 01.04. 2017) GORRAN’ın referandum ve Bağımsız Kürdistan’ a ilişkin resmi açıklamasını özet halinde çevirip yayınladım. Bu gün de ( 02.04. 2017) Kürdistan hükümeti resmi sözcüsü Sefin Dizayi’ nin açıklamasını özet olarak veriyorum;

Sefin Dizayi: ‘’Referandum gizli bir şey değil. 4 yıl önce de bunu vurgulamıştık. IŞID savaşından dolayı bu öncelik değişti, şimdi IŞID yenilgiye doğru gidiyor, bu konu da konuşulacak, komisyon hazırlıklarını yapıyor ve referandum zamanında yapılacak. Referandum doğal bir haktır. Kürdistan halkı Irak’ a ilişkin kendi geleceğini belirlesin. Referandum, hemen Bağımsız Devlet ilan edilecek anlamına gelmiyor. Bu Irak’ la yapılacak görüşmelerde bir kart gibi kullanılacak.”-NRT

Mesud Barzani de defalarca bu yönde açıklamalarda bulundu!

Gorran Hareketinin resmi açıklaması: ‘’GORRAN ve YNK antlaşmasında dile getirildiği gibi her iki taraf kendi kaderini tayin hakkı ve Bağımsız Kürdistan’ ın ilanının, Kürdistan halkının en doğal hakkı olduğu konusunda mutabıktırlar. Bu konu ( referandum ve bağımsızlık) ulusal bir davadır ve bütün tarafların Kürdistan halkının yüksek çıkarları doğrultusunda hazırlık yapması gerekir ve bu Kürdistan Parlamentosunda karar altına alınır’’.

Sonuç itibarı ile YNK-YEKGIRTU-GORRAN-KOMEL ile PDK arasındaki temel çelişki noktası referandumun nerede, nasıl yapılacağı ve Kürdistan parlamentosunun aktifleşme önceliği sorunudur.

Referandum ve Bağımsız Kürdistan’ a şu parti ya da şu örgüt karşıdır suçlamaları saçmalık ve haksızlıktır.

Kürdistan’ın Güneyinde PDK, YNK ya da GORRAN’ ın içinde olmayacağı ulusal stratejik bir planın başarıya ulaşma şansı zayıftır.

Varsayalım ki YNK ve GORRAN İran ve Bağdat’ la olan ilişkilerinden dolayı Bağımsız Kürdistan önünde engel oluşturuyor. Peki, PDK-Türkiye ilişkilerini nereye koyalım?

Kürdistan’ın kuzeyinde, Kürdistan’ ı yerle bir edip katliam yapan ve Güneybatı Kürdistan kazanımlarını yok etmek için her türlü madrabazlığı yapan Türk devleti Güney Kürdistan’ da (Türk yetkilileri defelarca Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız, Irak’ın toprak bütünlüğünü zedeleyecek her tür girişimlere karşı duracağız sözleriorta yerde dururken) kurulacak Bağımsız Kürdistan’ ı mı destekleyecek?

Halkın iradesi ve uluslararası alanda Kürdistan’ a meşruiyet statüsü veren Kürdistan Parlamentosunun kapatılıp Kürdistan Parlamentosunun dışında ”Referandum ” meselesini ele almanın yasallık ve meşruiyetine gölge düşürülmesi doğru mu?

Görevimiz ihtiyatlı olmak, eşit mesafede durmak ve yanlışlıklara karşı Kürdistani cepheden yaklaşmaktır.