Referandum ve Kürdistan’ın Bağımsızlık Treni

299

Rojhat Badikî

2003 yılında Irak; Baas-Saddam rejiminin yıkılmasıyla Güney Kürdistan ve Irak’ ta Askeri ve idari alanda örgütlü tek güç olan Kürdlere bağımsızlık yolu açılmıştı.

Dönemin Irak Sömürge Valisi Bremer yazdığı anılar kitabında kısaca şunları yazmıştı; ‘’ Kürd liderler Mam Celal ve Sayın Mesud Barzani’ nin Bağdat’ ta gelip benimle görüşmek istediklerini bildirince, bende bir panik-telaş başladı. Kürd liderler Bağdat’ a gelip Kürdistan’ın bağımsızlığini talep edecekler, bunları Irak’ tan ayrılmamaları yönünde nasıl ikna edebilirim telaşı içerisindeyim. Görüşme başlayıp Kürd liderler Bağdat’taki Post-makam, ekonomi…vs’ lerin paylaşamı konusunu gündeme getirince rahatladım….Artık gerisi kolaydı!” diyor.

Güney Kürdistan’ da, Kürd siyasi önderliği esas olarak bağımsızlık trenini 2003 ve 2005 yılında kaçırdi. Irak devleti askeri, siyasi, ekonomik idari alanlarda çöken, iflas eden bir Irak’ın değil Kürdistan’a saldırması, Kürdistan Pêşmergelerine karşı kendilerini koruyacak askeri yapılanmaları dahi yoktu. Bush, Irak’ın devlet mekanizmasını yerle bir etmişti. ABD yetkilileri daha sonra bunun bir hata olduğunu söylediler.

2003 yılında bağımsız devlet olma imkanı olan Kürdler en azından 2005 Irak anayasasına ‘’ Kendi Kaderini Tayyin Etme ‘’ maddesini ekleyebilirlerdi.

Irak Sömürge valisi Bremer kaygılarında haksız değildi yukarıda da belirttiğim gibi Irak devleti polisi, askeri, idari yapısı çökertilmiş, devleti yöneten Baasçıların çoğu tutuklamış, kaçan kaçmış kaçamayan Irak dehlizlerinde saklanmıştı. İktidara getirilen Irak muhalefetinin yönetme tecrübesi olmadığı gibi kendilerini koruyacak bir tek askeri (Kürdlere yakın olan El Hakim’ lerin 5 bin kişilik askeri gücü vardı) güçleri yoktu. Bağdat, Musul, Irak’ı koruyacak savunacak ( ABD askerleri dışında ) sadece Kurdistan Peşmergeleri vardı. Nitekim Bağdat ve Musul’a Kürd Peşmergeleri yerleştirildi.

Kısa hikayeyi belirtmekteki amacım ; Irak devletinin gelişimi ve Kürdlerin Bağımsız Kurdistan’ ı kurma fırsatını kaçırma ve bugünkü durumun aydınlanması nedeniyledir. 2003 yılında devlet mekanizması çöken; 2017 yılında Operasyonel bir konuma gelen Irak Silahlı güçlerinin evrimi…

ABD, şu aşamada Iran’ın Irak’ taki etkisinin artmaması ya da Irak’ın İran’ın güdümüne girmemesi için Güney Kurdistan’ da bağımsızlığı desteklemektense Hewlêr ve Bağdat arasındaki sorunların çözümü için iki tarafı teşvik edici rol oynayacaktır. Çeşitli basın-yayınlarda dile getirilen ve bizzat Kürdistan yetkililerinin de defalarca açıkladıkları ‘’non-binding resulation ‘’ prosesi ile bu aşamada bağımsız Kürdistan kurulması hedeflenilmiyor.

Kürdlerin ABD’ ye rağmen bağımsız Kürdistan’ı kurmaları da oldukça zor ve ABD’ nin şu andaki pozisyonu Bağımsız Kurdistan’a evet demeye uygun değildir. ABD ; Irak ve Suriye’ nin “Şii Hilal” ve Rus egemenliğinin altına girmesine neden olacak bir tutum içine girmeyecektir. Kürdistan’ ın Irak’ tan ayrılması ve dağınık Sünni güçlerinin konumu İran ve Rusya’nın bölgedeki konumunu güçlendirecek. ABD, Irak’ ın İran’ ın güdümüne girmemesi, İran’ın Irak’ daki etkinliğinin artmaması için ‘’ Birleşik’’ Bir Irak’ a ihtiyaç duymakta. Bugünkü federasyon konumu mu yoksa Konfederasyon’ a mı doğru evrilecek bu sorunun cevabı IŞID savaşı sonrası yapılacak esasa dair görüşmelere bağlı olacaktır.

‘’Yarın, ABD’ nin Suriye’ deki konum, plan ve YPG ilişkisi, Irak’ a ilişkin plan ve ortaya koymaya çalıştığım tablonun rengi değişebilir. ABD’ nin YPG’ yi Stratejikanlamda Türkiye’ ye tercih etmesi, YPG’ yi silahlandırması, askeri eğitim ve lojistik destek vermesi, Suriye’ deki Sünni Arapları toparlamaya çalışması, ABD’ nin gelecek-planlarına ilişkin bazı ipuçları veriyor, doğru okunabilinirse….’

Fakat her koşul altında Kürdlerin Irak’ tan ayrılmaları, kendi bağımsız devletlerşnş kurmaları sorunsuz sancısız olmayacaktır. Çatışma-savaş dahil her türlü olasılık Bağımsız Kürdistan’ın önünde durmaktadır. Bunun aşılması hızla ulusal kurumların aktifleştirilmesi, 70.-80. güçlerin lağvedilip PDK-YNK’ li partili yöneticilerin (orta kadroların) ya kendi partileri ya da ordu içerisinde kalma yönünde kesin seçim yapmaları, yine YNK ve PDK politbüro-MK üye ve aile bireylerinin askeri yapılanmalardan uzaklaşması, başkanlık sorununun (bu öneri Mesud Barzani’nin bizzat kendi önerisiydi ) değişirilerek çözülmesi, Ekonomik alanda reformlara gidilmesi…vs vs…

Kürdistan’ da yapılacak askeri, ekonomik, siyasasi reformlara paralel ulusal stratejik bir programın oluşturularak Bağımsız Kurdistan’ın altyapısının oluşturulması için Bağımsız Kurdistan komitesinin oluşturulması. Bu komiteler daha çok konunun uzmanı-bağımsız kişiler tarafından oluşturulmalıdır.

Bu çalışmaların kısa bir zaman dilimi içinde sonuçlanması beklentisi içerisine girilmemeli, çalışma süreci içerisinde sorun ve sıkıntılar ortaya çıkacaktır. Bağımsız Kürdistan’a gidecek yoldaki sorunların çözümünde uygulanacak en sağlıklı yöntemlerden biri de budur. Bir yandan ortak ulusal refleksler temelinde hareket edilip iç sorunlar giderilecek ve diğer yandan da uluslararası koşulların Bağımsız Kürdistan’ a zemin oluşturması için siyasi, askeri, ekonomik, diplomatik çalışmalar başlatılması zemininin olgunlaştıracaktır.

Referandum ve Bağımsız Kürdistan konusunda kimsenin ittirazı yok,olmamalı da. Sorun yöntem ve kullanılan araçlar ve izlenilen metodlardır, bu tartışılmaktadır. Bunun zeminini oluşturabilirsek farklılıklarımıza rağmen birlikte hareket etmenin koşullarını da oluşturabiliriz. Bu kıvılcımın yakılması hem aydınlık hemd e yarın kuracağımız Kürdistan’ın temellerinin esaslarını da bu atabiliriz.

Karanlık delhizlerden çıkabilmek için, Kürdlerin aydınlanmaya, aydınlanmak İçin de tartışmaya ihtiyacı vardır.