REFERANDUM ve BAĞIMSIZLIK!

247

H.Hüseyin Yıldırım

Uzun bir süredir Kürd siyaset dünyasında bağımsızlık konusunu tartışıp durmaktayız.

Meselemiz referanduma dek sürükletildi.

Herkesler bağımsızlıkçı olduğunu ama kendi dışındaki güçlerin bunu istemediği karalaması ve mazeretine sığınmaktadır.

Durum öyle bir hal almış ki bağımsızlık skeç konusuna dönüştürüldü, neredeyse.

Sahi Kürd milletinin bu kutsalı niye bu kadar sulandırılır anlamak mümkün değil.

Kürdistan’ın Güneyi’nin hangi partisine sorarsanız sorun bağımsızlığın bir “hak“ olduğunu size söylerler. Karşı çıkan da yoktur. Fakat bunun uygulanması için atılan tatminkâr bir adım da yoktur.

1992 yılını baz aldığımızda o günden bugüne uzun bir süre geçmesine karşın, bunun tek bir altyapı düzeneğinin oluşturulmadığı görülür.

Devleti devlet yapan tek bir milli kurum inşa edilmemiştir.

Parlemento vardı. Onun da kapısına Irak-KDP tarafından kilit vurulmuş durumdadır. Bağımsızlık isteyen bir güç böylesi bir girişimde bulunmaz. Üstelik bağımsızlık konusundaki tutumları mesajlarında açık ve nettir.

Irak-KDP’nin işgali altındaki Hewler Hükümet Sözcüsü Sefin Dizayi 02 Mart 2017 tarihinde yaptığı açıklamada; “Referandum gizli bir şey değil. 4 yıl öncede bunu vurgulamıştık. IŞID savaşından dolayı bu öncelik değişti, şimdi IŞID yenilgiye doğru gidiyor bu konuda konuşulacak, komisyon hazırlıklarını yapıyor ve referandum zamanında yapılacak. Referandum doğal bir haktır. Kürdistan halkı Irak’a ilişkin kendi geleceğini belirlesin. Referandum, hemen Bağımsız Devlet ilan edilecek anlamına gelmiyor. Bu Irak’la yapılacak görüşmelerde bir kart gibi kullanılacak…“ (NRT)

Mesud ve Neçirvan Barzani’nin açıklamaları da bu yöndedir.

Durum bu iken bu çevrenin, “Bizim dışımızda bağımsızlığı isteyen kimse yoktur“ çığırtkanlığı niyedir?

Oysa bu mantıkta bağımsızlık yoktur.

Bunu ifade ettiğimde “çok imtinalı ve itidalli” takılan abiler ve ablaların hışmi hurucuna uğruyorum. ‘Güney düşmanlığımdan, bağımsızlık düşmanlığıma’ kadar desibeli yükseltiyorlar. Oysa dile getirdiklerim hepimizin gözü önünde olan gerçeklerdir. Görmek isteyen bunu görür. Görüp de ifade etmeye imtina ediyorlarsa bunun müsebbibi ben değilim ki.

 ‘Anne, Kral çıplak’ diyen birileri çıkmasın mı? Toplumsal siyasal hayatımız böyle yeknesak nereye varır!..

Buna karşın Gorran Hareketinin resmi açıklaması şöyledir: “GORRAN ve YNK antlaşmasında dile getirildiği gibi her iki taraf kendi kaderini tayin hakkı ve Bağımsız Kürdistan’ın ilanının Kürdistan halkının en doğal hakkı olduğu konusunda mutabıktırlar. Bu konu (Referandum ve Bağımsızlık) ulusal bir davadır ve bütün tarafların bu konuda Kürdistan halkının yüksek çıkarları doğrultusunda hazırlık yapması gerekir ve Kürdistan Parlamentosunda karar altına alınmalıdır.“

YEKGIRTU, KOMEL ve diğer partilerin tutumu da bu yöndedir.

Demek ki Kürdistan’ın Güneyi’nde ‘referandum ve bağımsızlığa’ karşı olan siyasal bir güç yoktur.

Peki, sorun nedir?

Sorun, bu konuda var olan siyasal güçlerin birlikte hareket etmemeleridir. Birlikte hareket etmenin zemininin ortadan kaldırılmasıdır. Bu zemin Parlamento idi, onu da Irak-KDP işlevsizleştirdi.

Burada bağımsızlık referandumuna kim karar verecek sorusu cevapsız kalmaktadır.

İkinci neden, referandumun nerede yapılacağının açığa kavuşmamasıdır.

Bilindiği gibi “Tartışmalı Bölgeler“ sorunu henüz çözülmemiştir. Fiili olarak pêşmergenin denetiminde olsa da hukuki olarak hala Irak’ın bir parçası durumundadır.

Burada kritik konumuz, “Tartışmalı Bölge“ denilen Kürd yerleşim birimleri de referandum kapsamında mı olacak sorunsalıdır? Bunun cevabı henüz açığa kavuşmuş değildir.

Bu ve benzeri sorunların çözüm merciî  Irak-KDP tarafından işlevsizleştirilen Kürdistan Parlamentosudur.

Gerçekten ve umulan biçimiyle Parlamento aktifleştirilecek mi?

Parlamentonun aktifleştirilmemesi halinde, referandum ve bağımsızlık söylemlerinin balkondakilerini oyalamanın ötesinde reel anlamı var mıdır?

Parlamento dışında bu tür arayışların hukuksal bir zemini olmadığı gibi, meşruiyeti de zafiyetli duruma düşecektir. Yanı sıra nüfus sayımının yapılmadığı bir ortamda referanduma katılmanın kıstası nedir? Vb…

Bunun için de parlamento kararı şart.

Fakat ortada işlevli parlamentomuz yazık ki yok.

Anlaşılan birileri Kürdlerin geleceğiyle oynuyor.

Kim mi?

Onu da siz söyleyin.

Ben dersem “bak bak düşmanlık yapıyor“ diyecek o kadar “imtina sahibi“ kişi var ki düşman başına…

3 Mart 2017