Referandum Bağımsız Kürdistan Yolunda Araç mı Şantaj mı -1

1751

Rojhat Badikî

2003 yılı Saddam rejiminin yıkılması ve Irak denilen Sömürgeci Arap devletinin bütün kurum-kuruluşları ile çözüldüğü ve bir tek militarist gücün Kurdistan’ da bulunmadığı Süreçte Güney Kurdistan liderlerinin Kerkuk, Musul ve Kurdistan’dan koparılmış Kurdistan topraklarının kaderinin 140. Madde-referanduma bağlanmalarının ‘’bir kumar‘’ olduğunu vurgulayarak bunun stratejik bir hata olduğunu belirtmiştim. Şiddetli tepkilere rağmen bu konudaki eleştirilerime ara vermeden; Ulusal Bağımsızlık Mücadeleleri Tarihinde Kendi toprak ve halkını ‘’ Kumar Masasına’’ süren ilk liderlerin Kurdistan siyasi liderleri olduğu şeklinde tepkilerimi dile getirip eleştirilerimi sürdürdüm.

Kurdistan’ ın Güneyindeki 1991 Baharı Serhildanın başarısı, Güney Kurdistan önderliğinin stratejik başarısından ziyade, Saddam rejiminin Kuveyt işgalindeki hatalı stratejik planlaması kendi sonunu getirdi. 1991 Serhıldanı, Güney Kurdistan’ a kurum-kuruluşlarını inşaa, 2003 Saddam rejiminin yıkılışı ise Bağımsız Kurdistan yolunu aralamasına rağmen, Güney Kurdistan önderliği 1. Aşamayı içsavaş ve parti-birey çıkarlarını dayatma 2. Aşamayı ise Bağdat-Irak devletini inşaa etme çabası ile heba ettiler.

Güney Kurdistan’ın bugünkü konumunu, İç koşullar ve Güney Kurdistan önderliğinin başarısından ziyade dış koşulların ortaya çıkardığı bir pozisyon olarak ifade etmek pek abartılı bir durum değildir. 1991 ve 2003 yıllarını Bağımsız Kurdistan devletini inşaa ve ilan etme süreci olarak değerlendirilseydi bu noktada Güney Kurdistan önderliğinin başarısından sözedilebilirdi.

Bugün ne ‘Referandum’ ne de Kerkuk ve diğer işgal altındaki Kurdistan topraklarının geleceğini tartışırdık. Tartışmalarımız daha çok; IŞID’ ın ortaya çıkardığı pozisyonda Güneybatı Kurdistan bağımsızlığı ve Kuzey ve Doğu Kurdistan’ da Türk ve Farıs devletinin katliamlarını uluslararası platformlara taşıma ve bu sömürgeci devletlerin Lahey Adalet Divanın’da yargılanması süreci tartışmalarımızın ana gündemi olurdu. Uluslararası platformlarda Güney Kurdistan Devleti BM üyesi ve bağımsız bir devlet olarak Kurdistan halkının hamisi olma realitesi ortaya çıkardı.

Sykes-Picot antlaşmasının 100. yılına denk gelen IŞID olayı ve Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiği bir süreçte ; Bağımsız Kurdistan Devletini İlan etme yerine Referandum tartışmalarının gündemimizi işgal etmesi içinden geçilen realite ile örtüşüyor mu?

Referandum; Bağımsız Kurdistan yolunda bir çözüm olabilir mi ?

Halkın oyları ile seçilen Kurdistan en yüksek organi yasama organının lağvedilmesi-işlevsizleştirildiği bir ortamda Referandum sonuçlarını hangi kurum onaylayıp yasallık meşruiyetlik verecek.

Ekonomik-siyasi kriz, yolsuzluk-Rüşvet, IŞID’ la 1500 km’ lik uzunluktaki bir savaş ortamı, İran ve Türkiye destekli Heşdi Şabii, Heşdi Vatan milislerinin tehditleri, Kurdistan parlamento seçimleri için oy kullanamayan Kerkuk ve diğer İşgal altındaki toprakların konumunun belirsizliğinin sürdüğü bir ortam ve bizzat Referandumun hedef ve amaçlarına ilişkin belirsizlik, referandaum tercihinin ‘’mercek’’ altına alınmasına neden olmaktadır.

Sayın Mesud Barzani’ nin; yapılacak referandumda Kurd halkı istemlerinin ne olduğunu belirteceğini, Bağımsız Kurdistan mı Yoksa Irak’ la birlikte yaşamak mı, şeklinde kaderini belirleyeceğini, Bağımsız Kurdistan talebinin ortaya çıkması durumunda bunun hemen şimdi uygulanacağı anlamında olmayacağını defalarca deklare etti!

Oysa;  geçmişte Kurdistan Parlamento seçim sandıklarına paralel konulan referandum sandıklarındaki temel şiar bu gün öne sürülen Referandum şiarlarından daha net ve belirgin bir istem vardi. 2005 Kurdistan Parlamento seçimlerinde Güney Kurdistan halkı referandum sandıklarında % 98 oy oranıyla Bağımsız Kurdistan istemli oy kullanmıştı. 2005 seçimlerinde Bağımsız Kurdistan istemi ile referandum sandıklarında oy Kullanan Güney Kurdistan halkı kararını o zaman vermişti. Kurdistan halkının bu talebini görmezlikten gelip tanımayan Güney Kurdistan yönetimi neden şimdi içeriği belirsizliklerle dolu referandumla Kurdistan halkınının gündemini işgal ediyor.

Bunca yıkım, talan, işgal, işkence, tecavüz, katliamlara direnen-Düşmanın önünde bir gün bile diz çökmeyen Kurdistan halkına ” Bağımsız Kurdistan İstiyor musunuz ” diye sorulacak!

Devam edecek…

Rojhat Badikî