“Ortak Vatan” ve Hayır

259

Haci Artos

HDP`nin referandum sloganı “Demokratik Cumhuriyet ve Ortak Vatan için HAYIR”. Cezaevinden çıkan İdris Baluken`in belirlediği bu sloganla, Kürtlerin kafası yıllarca yapıldığı gibi yine karıştırılacak ve Türk egemenlik sisteminin arkasına takılıp esas mücadeleden uzaklaştırılacaktır. Köleliği peşinen kabullenen bu vurgulama, Kürt halkının da kendisi gibi davranmasını istemektedir. Türkleri yüceltip “abimiz” ilan ederek, kendimizi küçük düşürmemiz gerekmiyor. Bazı Kürtlerin bu konudaki “ezilmişlik kompleksi”  Türk medyası tarafından alay konusu bile yapılıyor.

Kürt halkı bunu hak etmemiştir.

Kürtler, Türk – İslamacıları ile Kemalistleri arasında bir seçim yapmak zorunda değiller. PKK ve HDP Kuzey Kürdistan`da Kürt halkının pusulasını karıştırdılar. Kürtler gidecekleri esas yönlerini şaşırmış durumdadır. Kürtler stratejik hedeflerinin hangisi olduğunu bilemez noktaya geldi. Burada Kürt halkına hakaret etme söz konusu değil. Kürt halkı bu politikanın devlet patentli olduğunu anlayıp, kesin kopuş için bir başlangıç yapmalıdır. Devlet ve İmralı patentli günlük teoriler Kürt halkını bağımsızlık amacından saptırmaktadır. Nasıl 1975`lerde Kürt devrimci ve yurtseverleri Türk sol partileri içinden çıkıp bağımsız örgütlemeyi başlattılarsa, artık sömürgeci devletten kopuş içinde pratikte bir başlangıç yapmak lazım. Boykot için yüzde kaç olması önemli değil, önemli olan bu yolda bir adım atmaktır. Bu yol, Kürt ulusal bilincinin daha da yükselmesine hizmet edecektir.

Kuzey Kürdistan`ı yakıp yıkan Sömürgeci Türk devleti, yakaladığı bu fırsatı genişleterek sürdürmektedir. Devlet bu Konsepti kısa sürede bırakmayacaktır. Katletme, tutuklama, işkence, yıldırma, yakma, bombalama, göç ettirme gibi baskı araçlarını daha uzun süre dozunu artırarak devam ettirecektir.

Böyle bir referandumda Kürtlerin çıkarı yok.

Yapılan propagandada, “ Kürtler, Türk sol ve demokratik güçlerle beraber diktatörlüğe karşı ve ortak vatan için“ hayır diyecekler deniliyor. Burada birçok çelişki var. Türkiye`yi “ortak vatan” olarak kabul etmek, Kürdistan’ı inkâr etmek demektir. “Ortak vatan” devletin bir konseptidir. Bu konseptin ikide bir bazı Kürtler tarafından dile getirilmesinin hiç bir anlamı yok. Kürt halkı bir statü sahibi olmadan, Türklerle beraber yaşaması demek, Kürtlerin dil, kültür ve tüm demokratik haklarının inkârı ve Kürtlerin katliamdan geçmesi demektir. Türk devletinin ve Türk halkının bu konuda hiçbir projeleri yok. Türk halkı, böyle bir projeyi kabul edecek kültürel ve siyasal bir düzeye hala ulaşmamış. Yunan atasözünde belirtildiği gibi, “eğer Türkler barıştan bahsediyorlarsa, savaş yoldadır.“  Kürtler, barış konusunda Türk devletine hiçbir zaman güvenmemelidirler. Onların barış konusunda sicilleri temiz değil. Türk Solu dedikleri güçler Kemalist’tirler ve Kürdistan konusunda Şovendirler. CHP demokratik değil Faşist bir partidir. Kürdistan konusunda en katliamcı partidir. Politik İslamcı AK parti`nin Kürdistan`da güçlü olmasındaki en büyük etken dindir. Bütün devletler dinleri kendi devlet çıkarları için kullanıyorlar. Kuzey Kürdistan`da dindar Kürtler, “Din kardeşliğine” inanarak  Türk İslam Sentezine, yani Türk faşizmine hizmet ediyorlar. AK Partinin Erdoğan için “Başkanlık Sistemi“ isteme çabaları, Kürtler için bir değişiklik yaratmayacaktır.

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü döneminde Milli Şeflik vardı ve 1950`lere kadar sürdü. Ne o dönemde, ne de sözde demokrasi dedikleri çok partili sistem döneminde, sömürgeci İşgal politikası, Kürtler açısından aynıydi. HDP “Ortak vatan“ propagandasıyla Kürt halkının büyük bir çoğunluğunu Türkiye`yi kurtarma operasyonuna dahil etmek istemektedir. Bizler Osmanlılardan beri Türkleri kurtaran yedek güç haline getirilmişiz. Kürtlerin yardımı olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti belki kurulmayacaktı. Türkiye devletini kurtarmak demek, ipi kendi boğazımıza geçirmemiz demektir. Bundan dolayı Kürtler, dillerini, kültürlerini, onurlarını kısaca herşeylerini kaybetmek üzereler. Buna dur demek için sandık başına değil, meydanlara çıkıp TC işgalini protesto etmek gerekiyor.

Türk İslamcılarının ve Kemalistlerinin arkasına takılan Kürtlerin, devletin asimilasyon politikasına da büyük hizmetleri oldu. Türk egemenlik sistemini överek ve hizmet ederek Kürtlerin hakları savunulmaz.  Kürtlerin özgürlük ve bağımsızlığını isteyen güçlerin durumu bugün haliyle alternatif olabilecek düzeyde değildir. Çünkü hala eski dar ve marjinalleşmiş parti ve örgüt çıkarları Kürdistan`in bağımsızlığından daha önemlidir. Bundan dolayı bir araya gelip bir birliktelik oluşturamıyorlar.

Kürtler birbirlerine inanmak ve güvenmek zorundadırlar.

15 Şubat 2017