Ortadoğu’nun İlk Feminist Erkeği: Kürd Qasim Emin(1)

713

Aso Zagrosî

Kürdler,   devletsiz  bir   halk  olarak   sadece Kürdistan toprakları  üzerine yaşamıyor.   Tarih  boyunca    farklı  nedenlerden  dolayı   Kürdler hemen  hemen   tüm  Ortadoğu’nun  ülkelerine  yayıldılar.  Kafkasya’ya,  Balkanlara, Afganistan,    Hindistan’a ve  geçen yüzyılın  ortalarından  itibaren   yaygın bir  şekilde   Avrupa’nın  farklı  ülkelerine  yerleşen  Kürdler  oldu.

Kürdlerin kendi anavatanlarından   ayrılmalarının  birçok  sebepleri vardır.  Bunlardan    bölgede  yaşanan  savaşlara    Kürdlerin   gönüllü  yada    zoraki  olarak  katılmaları  neticesinden  gerçekleşti. (Eyyubi  Kürd  Hanedanlığı)    Bazı  göçlerde, Kürdistan’ı  işgal eden  ülkelerin   Kürdistan’dan     Kürdleri,   hakimiyetleri altında  bulundurdukları  uzak  bölgelere    zorunlu  göçlere  tabi  tutması sonucu   gerçekleşti.(Osmanlı, Safevi ve  Sovyetler Birliği)

Geçen  yüzyılın  ortalarından  itibaren  ise   ekonomik ve    siyasi  nedenlerden  dolayı  dünyanın  farklı  ülkelerine   Kürdlerin  göçü gerçekleşti.  Moğolların  Kürdistan’a  yönelik  saldırıları  sırasında    Ortadoğu’nun farklı  ülkelerine  ve  Rum  diyarına  toplu göç etmek  zorunda  kalan   yüzbinlerce  Kürd  var. Ayrıca   Kürdistan’ı    işgal eden  ülkelerin   Kürdistan’ı    bilinçli bir şekilde  geri  bırakarak   Kürdleri  ekonomik  ve  güvenlik  nedenlerinden  dolayı   ülkelerini  terk etmeye  mecbur  etmesi   neticesinden  gerçekleşen    göçler var.

Tüm bu  göçler ve  zorunlu iskanlar   neticesinden   dünyanın  farklı ülkelerinde milyonlarca  Kürd  asimilasyona   uğrayıp  eriyip  gittiler.   Bazı  Kürdler    asimile  olmalarına  rağmen   “Kurdî”  “Goranî”,    “ Kîkan”,   “Zerkî”,  “Farqînî”,  “Mêrdînî”,  “Sohrewerdî”,   “Şarezorî”,  “Hamedanî” ,  “Hakkarî”    vb.  Lakapları    taşıdıklarından   dolayı  Kürd  olarak   bilinmekteler.      Bir de    hiç  bir  Kürd  ibaresini   taşımayan   milyonlarca   Kürd  vardı.

Kürdlerin      sömürgeci  güçlerden  kurtulma  ve  kendi  bağımsız devletlerini   kurmak  için  kanlı  bir  mücadele   içinde   olduğu   bir  dönem de,   başka  halkların  deryası  içinde    yüzbinlerce   yıl boyunca   asimile  edilmiş ve  Kürdlüğü  bilenen    bilimin  ve  sanatın  farklı  alanlarında   büyük emekleri  geçmiş      Kürdlere  karşı   yaklaşımız  ne  olacak?

  1. Yüzyılın  başında   Kürd ve  Kürdistan tarihine   kafa yoran  Kürdlerin,   coğrafyacı,   politikacı ve  şair  olan   İsmail Ali Eyyubi’ye,  Cizre’de   doğan  Kürd asılı  İbn El Esiri’ye,  Flemenko müziğinin  babası,  Ziryab’a,   yazar ve  alim  Bedihzeman   Hamadani’ye,  yazar ve  gazeteci  Kawakibi’ye, şair ve İslam  alimi,  Mahruf  Resafi’ye,  şair,  felsefeci ve  hukukçu,  Cemil Zehawi’ye,  şair ve  eleştirmen,   Abbas Mahmud Aqad’iye,   İslam dünyasında  reform ve  Rönesans’ı    savunan   din alimi  Muhammed Abdo’ya, Arap şairlerin prensi, Ahmed  Şewqi’ye,  meşhur    Mısır  gazetecisi  Hüseyinin El Heykel’e   ve  daha   yüzlerce    Kürd  kökenli   şahsiyetlere  karşı  yaklaşımı   ne  olmalıdır?

Muhammed Kürd Ali’de   asimile olmuş   Kürdlerden biriydi.   Arap ve İslam  kültürüne hakim ve   bu alanlarda  bir  çok  eser vermişti.

  1. Kürd Ali, Arap asılı Arabist Faris El Çuri ile yakın ilişki içindeydi. Arkadaş olan iki entellektüel haz ve latifeleri aralarında paylaşıyorlardı. Muhammed Kürd Ali bir ara ünlü Arabisti ‘çölden ve Karif köyünden geldiğini’ söyleyerek bir kelime oyunu içine çekti. M. Kürd Ali’nin bu söylemine karşı, El Çuri Muhammed Kürd Ali’yi ‘vahşi Kürd’ diye niteledi. Bu sefer Muhammed Kürd Ali söyleneni  ciddi ve düşündürücü olarak alıp 03.11.1926 tarihli bir mektupla Çuri’ye cevap verdi. Bu mektubun Kürdçesi 1970 yılında Bağdat’ta çıkan “Defteri Kurdewari” adlı dergide yayınlandı..M. Kürd Ali mektubunda:

“Kürdlere vahşi sıfatını vermene çok memnun oldum. Sen haklısın.

Eğer vahşilik, Kürd Selahadin’in İslam dünyasının topraklarından düşmanları uzaklaştırmaksa,

Eğer kabalık, Kürd Muhammed Abdu’nun gerçekleştirdiği dinsel reformlar ise;

Eğer vahşilik, Kürd Qasim Emin’in islam dünyası içinde kadınların hakları için yaptığı kavga ise;

Eğer vahşilik, Kürd Ahmed Şewqi’nin Arap şiirini en üst boyuta taşıması, tüm şairleri ve muharir taslağını yenilgiye uğratmasıysa ;

Eğer vahşilik, Kürd Ahmed Teymur’u harekete geçirmesi ise- herkes onun Arap dili üzerindeki otoritesini bilir-

Eğer vahşilik, Kürd Abbas Mahmud Aqqad’ı harekete geçirip Arap edebiyatını eski elbiselerinden özgürleştirerek, olağanüstü modern bir edebiyat haline getirmekse;

EVET…

Kürdler vahşi ilan ediliyor, çünkü Kürdler adaletsizlik karşısında sessiz kalmazlar. Kürdler, zorbalığa karşı sessiz kalmazlar. Allah bize bu vahşiliği daha daha ihsan eylesin!!! Allah senin uyruğunun hepsinede bu vahşiliği bahşetsin!!Ben inanıyorum, eğer insanlar bir gün kendi cürümlerine bir tokat atsalar ve kendilerine hesap sorma kapasitesine ulaşsalar, o gün hiç bir milletin ulaşmadığı mertebeye Kürd milleti ulaşacaktır.” diyordu…

Evet  Muhammed  Kürd Ali’nin  “İslam dünyası içinde   kadın hakları kavgasını  veren  Kürd  Qasım Emin”  kimdir?

KÜRD QASİM EMİN’İN  YAŞAMI VE  MÜCADELESİ

Qasim  Emin   1863   yılında  Mısır’ın  İskenderiye şehrinde   Osmanlılar  döneminde  valilik yapan bir  Kürd babadan ve  Mısır aristokrat  bir aileden olan  annenin  çocuğu  olarak  dünyaya geldi.(annesi   kendisi de  Kürd  olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın ailesindedir)( Qasım Emin  biyografisi ve ulusal kimliği  için  Changer l’islam : dictionnaire des réformateurs musulmans des origines à nos jours” de Malek Chebel chez Albin Michel (Paris, France),  Biographical Dictionary of Modern Egypt; Arthur Goldschmidt, Jr.,   2004, sayfa  22,  Muhammed  Kürd Ali ve  daha  başka  kaynaklara  bakılabilinir.)

Devam edecek…

19 Kasım 2016