“NEWROZ” VE “ÎDÎ KURD”

472

Ahmet Zeki Okçuoğlu

Kürtlerin en eski dini olarak bilinen “Mitra”dan (mihr) günümüze kadar gelen milli iki ritüel…

Biribiriyle bağlantılı bu iki ritüel Mihrigan/Mihrican adıyla anılmaktadır.

En eski çağlarda Mithrakan deniyordu.

Mitra dini, Aryan (Hint-Avrupa) halkların anavatanı sayılan, günümüzde İran olarak adlandırılan tarihi Kürt coğrafyasında ortaya çıktı. Zamanla bu din, ilk ‘Tek Tanrılı’ din olarak kabul görmeye başlayan “Mazda” (Büyük Tanrı) dinine evirilecekti. Ancak Mitra dini bütünüyle yok olmadı. Bu nedenle Kürdistan coğrafyası bu iki din arasında rekabete sahne oldu. Hatta zaman zaman Mitra dininin yeniden ön plana çıktığını görüyoruz.

Mitra Kürt coğrafyasının dışında da kabul gördü. Mitra’nın bir dönem Mısır’ın resmi dini olduğu biliniyor. Mitra son olarak da Roma’da resmi din olarak kabul edildi. Kürdistan’da bu dinin kalıntıları mevcuttur. Günümüzde  “Alevilik” olarak anılan din büyük ihtimalle Mitra dininin bir kalıntısı…

Mitra, Avesta diline (Kürt dillerin kayda geçen en eski versiyonu) ait bir sözcüktür. Çeşitli dillerde bu sözcüğün farklı formlar aldığı görülmektedir.

Mitra’nın ‘mi-it-ra’ olarak bilinen en eski bir kaydı, Van Gölü güneyindeki Khorî-Mitani devletiyle Hitit devleti arasında MÖ 1400 yılında yapılan barış antlaşmasında yer almaktadır. Bu antlaşmada “Mitra,” Ari-Hint geleneğinden diğer dört tanrıyla birlikte şahit ve koruyucu olarak alıyordu.

Mitra adı zamanla Kurdi dillerde (lenguistik tarafından İrani diller olarak adlandırılmıştır) “Mihr” şeklini aldı. “Mihr,” güneş demektir. Güneşe inananlara da “Mihri” deniyordu. Mitra dininde güneş en büyük tanrıydı. Mitra/mihr adına daha sonra adalet, antlaşma, sevgi anlamları da yüklendi.

Kürt kültüründe güneş ve onun bir tezahürü olan ateş varoluşun temelini oluşturmaktadır. Güneş olmasa hayat olmaz. Bu nedenle Kürt coğrafyasında inancın tüm versiyonları güneş ve onun tezahürleri (ateş ve ışık) eksenli olarak gelişti. Bu özellik çok sonra ortaya çıkan Sami dinlerine de sirayet edecekti.

Kürtçe’de “Mihr” dışında güneşin iki adı daha var: Ro/Roj ve Khor.
Kürtlerin en eski atası olan Khorî’ler de adını Khor’dan, yani güneşten almaktadır.

Türkçe telaffuzuyla Kürt (Khurd/Khord/Kurd/ Gord-Gorî-Goran) adı da “Huri şeklinde telefuz edilen Khori’den (Khorid) gelmektedir: Güneşin çocukları.

Mihrigan/mihrican adındaki “gan” günümüz Kürtçe’sinde “giyan/jîyan” (hayat) olarak varlığını korumaktadır. “Can” da onun en yeni versiyonu…

Güneş’in Kürtçede diğer adı “Roj”daki “j” harfi de muhtemelen “gîyan/jîyan”ın kısalmış hali… Rogiyan/rojîyan…

Bu tespitten yola çıkarak “mihrican”ın “hayatın güneşi” (hayatın varlık nedeni) anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Kürtlerde “Mir” (kral, bey) adı da yine “Mitra”dan gelmektedir.

Mihrican aynı zamanda Aryan (Hint-Avrupa) halkların ortak kültürüdür. Newroz halen birçok Hint-Avrupalı halk tarafından kutlanmaktadır. Yerleşik Kurdî/Aryan halklarla müstevli Mongolların karışımından oluşan günümüz Turki (Turani) halklar da (uğradıkları deformasyona rağmen) bu geleneği halen sürdürmektedir.

Mihricanları siyasi anlamda kutlayan tek halk Kürtlerdir.

Kürtler Newroz’un (Kürtçe’de yeni gün) yanında ikinci bir Mihrican olarak “Îdî Kurd”ü (Kürt Bayramı) de kutlamaktadır.

Firdevsi, Şehname adlı mitolojik Kürt tarihi olan ünlü lirik eserinde bu iki mihricanın siyasi hikayesini anlatır.

Newroz, Kral Feridûn’un liderliğinde Kürtlerin zalim Dehak’a karşı ayaklandığı, Îdî Kürd de Feridûn’un bu zalimi yakalayarak “Elwend” dağında bir mağaraya hapsettiği zafer gününü temsil ediyor. Kürtler binlerce yıldır (bazı bölgelerde kesintiye uğrayarak da olsa) bu iki tarihi günü kutlamaktadır.

17 Mart 2017