Milli Mutabakat Olmazsa Parçalanma Derinleşir

209

Fırat Bahrewan

Bir yazar zamanında şöyle demişti: 21. “Yuzyil kürtlerin yüzyılı olacak!”

Bu yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olur mu yoksa Kürtler tren kaçırma modasına kaldıkları yerden devam mı edecekler bilinmez.

Kürtlerin sık sık ellerindeki fırsatları kaçırdığı bir gerçektir. Bunun en büyük sebebi ise, yöneticilerinin sömürgecileri ile geliştirdiği ilişkilerdir. Bu durum milli bir mutabakatı engellediği gibi mücadelenin savunduğu ilkeleri de sömürgecisinin tekeline sokmaktadır.

Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin birçok yapısında bu durumla karşılaşmak mümkündür. Buna en iyi örnek şüphesiz Barzanilerdir. Barzaniler, yıllarca İran devletinin denetiminde hareket ettiler. Öyle ki bu ilişkiler, İran’a karşı gelişen bütün Kürt hareketlerinin tasfiye edilmesine neden oldu. Bu hareketlerin liderleri İran devletine teslim edildi. Bir kısmının da cenazesi…

Buna benzer bir durum da Türkiye’nin egemenliğindeki kuzey parçasında vuku buldu. MİT ile beraber Dr. Şivan hareketinin tasfiyesi, daha sonra Dr. Şivan’ın infazı Barzaniler tarafindan gerçekleştirildi. Bu olaydan sonra Kuzey Kürdistan ulusal hareketleri derin bir sessizliğe ve kayba mahkum edildi.

Şu anda ise bir zamanlar İran devleti ile olduğu gibi Türk devletine yedeklenmiş durumdalar. Bu yedeklenme olgusu bayağı geçmişe dayanıyor. Güney Kürdistan’da yıllardır milli bir mutabakat sağlanamaması, üstelik var olan kısmi özgür bölgenin de ikiye bölünmesi, ortak milli bir mutabakatın sağlanamamasını şüphesiz sömürgeciler ile geliştirilen ilişkiler ağında aramak gerektiğini düşünüyorum.

Bağımsızlık referandumuna yakın olduğumuz bu günlerde kirli ilişkilerin Kürdistan davasına ne gibi zararlar verdiğini, verebileceğini hesaplamamız gerekiyor.

Bazı arkadaşların bağımsızlık referandumu Türk devleti projesidir iddiası bu bağlamda bana pek uzak bir olasılık gibi gelmiyor. Bağımsızlık herşeyden önce milli mutabakat işidir. PDK’nin hiçbir partiye danışmadan oligarşik tarzda “hadi referanduma gidiyoruz” pratiği diğer partilerin desteğini alamamıştır. Bunun koşulsuz şartsız sağlanması gerekmektedir.

Sonuç alarak; Güney Kürdistan bağımsızlık referandumu, tümü ile kürt ulusunun referandumudur. Bunu kimse kendi oligarşik iktidarını pekiştirmek için kullanamaz.

Güney Kürdistan’da milli mutabakatın sağlanamadığı bir referandum oligarşik aileyi ve o oligarşiyi devam ettirmesini sağlayan sömürgeci devletin referandumu olacaktır. Bu ne Kürde ne de Kürdistan’a bir fayda getirmez, aksine daha önce böldüğü gibi Güney Kürdistan’ın tekrar bölünmesine yol açacaktır.
03.08.2017