Kürtlerin Bağımsızlığı Birlikten Geçiyor

706

Haci Artos

Özellikle son yıllarda Alman TV kanallarındaki politik tartışmaları seyrederken, dikkatimi çeken şey, orada bulunan hükümet yetkilisi dışında Türkiye`deki politikayı savunan yok. Hükümet yetkilileri de utangaç ve kaçamak cevaplar veriyorlar. Onlar da Türkiye`de bir Kürt katliamının olduğunu biliyorlar, ancak Almanya`nın çıkarlarını savunmak için böyle davranıyorlar.

Daha birkaç yıl önce Leyla Zana`ya `“Kürt sorununu ancak Erdoğan çözer“ sözünü dedirtenler nerede, yoksa Kürtleri Türkleştirme projesinden vaz mı geçtiler? Vazgeçtiklerine inanmıyorum. Hala Türk parlamentosundaki sandalyelerine yapışmışlar. Onların bu projesi bile Türk devletine fazla geldi. Türk rejimi köle Kürtler dışında Kürt istemiyor. Bugün Erdoğan bütün Kürtlere savaş açmış. Aslında Erdoğan demek doğru değil, Türk devleti demek daha doğru bir kavramdır. Erdoğan liderliğinde AKP iktidara geldiğinde, ABD ve Batılılar onun liberal bir İslamcı olduğunu düşünüp, bütün Müslüman ülkelere örnek olarak gösterdiler. Ama bugün fark ettiler ki, adamın amacı Padişah olup, Osmanlı imparatorluğunu kurmaktır.

Bu ne demek?

Adriyatik’ten, Çin Seddi’ne kadar olan bölgeyi kendi denetimi altına almaktır. Bundan dolayı son günlerde “Misak-i Milli” den ve Lozan Antlaşması’nda kendilerine haksızlık yapıldığından bahsetmektedir. Bunun pratikteki karşılığı; Kerkük, Musul, Halep (yani Güney ve Güneybatı/Rojava Kürdistan) ve Yunan adalarının bir kısmını işgal edip eski Osmanlı sınırlarına ulaşmaktır.

ABD ve Batılılar Türk devletinin bu mesajını aldılar. Türkiye onlar için artık örnek gösterilmesi gereken bir ülke değil, dağıtılması gereken bir ülkedir. Bundan dolayı Kürdistan projesini önlerine almak zorundadırlar. Çünkü Türk devletini durduracak tek güç Kürtlerdir. Kürtlere yardım edildiği takdirde nasıl savaştıklarını gördüler. Yıllarca “Dağ Tükleri, kuyruklu Kürt, aşiret ağaları, bir domates bile yetiştirmezler” dedikleri Kürtler, Güney Kürdistan`da (eleştirilmesi gereken birçok haksızlık ve eksikli olmasına rağmen) daha devlet olmadan kurdukları düzen, Türk devletinden yüz defa daha demokrat, liberal, ilericidir. Kürtlerin savaşçı ve insancıl yönleri tüm Dünya`yı şaşırttı. Bundan dolayı Batılılar, Kürtlerin (Ermeniler, Yahudiler, Rumlar ve başka Hıristiyan azınlıklar gibi) jenoside uğramasına izin vermeyeceklerdir.

Bugün Erbil, Ankara’dan daha çok batılıların uğradığı bir şehir oldu. Bağımsızlıktan sonra Erbil Ortadoğu`nun merkezi haline gelecek. Bu dört parçada Kürtlerin kaderini değiştiren bir rol oynayacak.

Burada eksik olan tek şey Kürtlerin birliğidir.

Batı devletleri ve ABD, sürekli Kürtlerin birliğinden dem vuruyorlar. Kürtleri birliğe zorluyorlar. Onlar olmasaydı sömürgeci devletler, eskiden olduğu gibi bugün de Kürtleri “çatıştır-böl-yönet“ politikasıyla birbirlerine kırdırtırlardı.

Kürtlerin birliği ve uyumu olmaksızın bağımsızlığın mümkün olamayacağını artık anlamamız gerekiyor.

Dilerim bu tarihsel dönemi de kaybetmeyiz…

07.11.2016