KÜRTLER ve İSLAM DÜNYASI

418

Ahmet Zeki Okçuoğlu

Müslüman ülkelerde başka milletleri aşağılama ya da yok sayma geleneği, İslam’ın tek hak dini olduğu inancından gelmektedir.

Erdoğan’ın hemen her konuşmasında döne döne söylediği, “Tek millet!.. Tek devlet!.. Tek bayrak!..” retoriğinin arkasında, İslam’ın “tek meşru din” olduğu inancı yatmaktadır.

İslam inancında başka dinlere mensup olanlar, “Ehli Kitap” ve “putperest” olarak ikiye ayrılır…İslama göre “Ehli Kitap” kabul edilen dinler gayrı meşrudur, ama yine de bu dinlere mensup olanların İslam hakimiyeti altında “aşağılık bir statüde” (zimmet ehli) yaşamasına izin verilmiştir.

İslamın gayrı meşru saydığı “putperest” dinlerse “yoklukla malül”dür…

İslam’da “putperest”lere bu dinlere ve onlara hayat hakkı tanınmaz.

İslam milletleri içinde kendisinden olmayanlara bakış konusunda en çok Türk milliyetçiliği islama benzer…Bunun nedeni, Türklüğün “akıncı” geleneği üzerinde inşa edilmesidir.

Akıncılıktan önce de “gaziyan” teşkilatı vardı.

IŞİD, günümüzün “gaziyan” ve “akıncı” teşkilatıdır.

Akıncıların görevi İslam olmayan milletleri yok etmek ya da aşağılık bir statüyle Osmanlıya bağlamaktı.

“Akîncî” kelimesi, Kürtçe’de (Güney Kürdistan’da) “yerli” anlamına gelmektedir.
Osmanlı, gayri müslim halkların çocuklarını zorla alarak devşiriyor, sonra da bu devşirmeleri mensubu olduğu milletin üstüne salarak onları çocuklarının eliyle öldürtüyor ve topraklarını gasp ediyordu.

Türklerin IŞİD’e kapılarını açıp onu bağrına basması onun akıncılık üzerinden inşa edilmesinden gelmektedir.

Kürtler islam dininin “putperestleridir”…

İslam Kürtleri iki tercihle karşı karşıya bıraktı;

Birincisi, geleneksel dininde kalmayı tercih ederek ölmek…

İkincisi, İslam’ı kabul ederek yaşamak…

Bir kısım Kürt, geleneksel dininde kalarak ölmeyi tercih etti.

İslam halifesi Ömer’in ve O’nun komutanlarının İslam’ın “putperest” saydığı Kürtler’e uyguladığı vahşet, insanlık hafızasına kazınmıştır.

Bir kısım Kürt, kendisini nispeten İslam’a uyarlayarak (yezdanilik ve alevilik gibi) islam hakimiyeti altında onun aşağıladığı bir statüde yaşama hakkına sahip oldu.

Bir kısım Kürt de geleneksel dinini terk ederek, İslam ümmetine dahil oldu ve efendilik statüsüne erişti.

Kürtlerin büyük çoğunluğu İslam dinini kabul etmiş olsa da İslam dünyası millet-devlet esası üzerinde yeniden yapılandırıldığında Kürtler bir kez daha “putperest” muamelesi görerek yok sayıldı.

Tıpkı İslam’ın sahneye çıktığı dönemde olduğu olduğu gibi İslam milletleri Kürtleri üç tercihle karşı karşıya bırakıyordu;

Birincisi, Kürtlükte ısrar ederek ölmek…

İkincisi, Türk-Kürdü, Arap Kürdü, Fars-Kürdü olmayı kabul ederek, aşağılık bir statü altında yaşamak…

Üçüncüsü, Türk, Arap ve Fars olmayı kabul ederek efendi sınıfına dahil olmak…

Kürtlerin de millet-devlet hakkından yararlanması gerektiğini söyleyen Kürtler tıpkı eskiden olduğu gibi ya öldürülüyor ya da ağır işkencelere maruz kalıyor.
15 Mayıs 2017