Kürt müziğinin İki Ermeni Temsilcisi

780

 Fırat Behrewan

Son yıllarda, Ermeni soykırımının yüzüncü yılı olmasının da etkisiyle “bazı çevrelerce” özel olarak medyada, soykırıma Kürtleri de ortak etmek, suçluluk duygusuna sevk etmek ve benzeri “kamusal psikoloji” enstrümanları üzerinden böylesi algı operasyonları yürütülmektedir.

Aslı astarı olmayan bu iddialar binlerce yıllık Kürt-Ermeni komşuluk, dostluk ilişkileri karşısında çürümeye mahkumdur. Yüzlerce yıllık dostluk ilişkilerinin adeta vücut bulduğu iki değerli Ermeni Kürt sanatçıyı sizlere kısaca tanıtmak isterim. Onları zaten hepiniz tanıyorsunuz. Nitekim bu sanatçıların hayat hikayeleri bile oluşturulmaya çalışılan mahut kamusal psikolojisi argümanlarını çürütmeye yeterlidir. Varlıkları, sesleri ve şarkılarıyla bize gerçeği gerçeği haykıran bu iki kişiden biri Kürtlerin meşhur dengbêji Karapetê Xaço’dur…

1902 yılında Xerzan’da bugünkü Batman’a bağlı Bilêyder köyünde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Soykırımda yakınları öldürülür, kendisi ve beraberindeki çocuklarla birlikte Soykırımdan kurtularak üzerine kilam (dengbêj şarkıları) söylediği ünlü eşkıya Filitê Quto’nun köyüne sığınır. Orada diğer dengbêjlerle tanışır, sesi keşfedilir. Oradan da Ermeni köylerinin Kürt isyancılarına verdikleri destek nedeniyle Suriye’ye göç ettirilir. Suriye’de 15 yıl Fransız ordusunda çalışıp emekli olur. Orada tanıştığı Sovyet askerlerine Ermenistan’a gitmek istediğini söyler. Sovyet askerler, “sen hangi partidensin bolşevikmisin” diye sorarlar. O, askerlere; “ben Kürd’üm, Bolşevik-molşevik tanımıyorum, sadece Hayastan’a (Ermenistan) gitmek istiyorum” der. Cebindeki son parasını askerlere vererek Ermenistan’a ulaşır. Ermenistan’da Erivan Radyosu’nda Kürtçe bölümünde çalıştı. Adeta yeni bir ses oldu. Anılarında, Sovyet denetiminde olan radyoda “Ağa, Beg, Allah” üzerine kilam söylemek yasak olduğu için sansüre maruz kaldığını anlatır ayrıca. Kürtçeye ve Kürt müziğine büyük katkısı olmuş, Kürtçenin yasak olduğu yıllarda bile bu halkın ezgilerini Erivan Radyosu’nda hep diri tutmuş, dengbêj geleneğine yeni bir soluk olmuş bir halk ozanıdır. O’nun yanısıra Kürt Ermeni dostluğunun vücut bulmuş halidir Karapetê Xaço… Karapetê Xaço’nun meşhur Filîtê Quto kilamı: https://youtu.be/tzluPC0r4ZY

Ayrica bakınız, ünlü kilamı Lawikê Metini : https://youtu.be/V6FiT7yzvtQ

“Dünya’ya bir daha gelecek olursam, yeryüzünde ne kadar Tank, tüfek ve silah varsa hepsini eritip saz, cümbüş ve zurna yapacağım.” Aram Tigran’ın bu sözlerini hepimiz biliyoruz. Kürtler O’na Apê Aram (Aram amca) derlerdi. Kürtçe müziğin duayenlerinden Aram Tigran’ın hayat hikâyesi de Kerapete Xaço ile benzerdir. Ermeni olan Aram Tigran’ın birçok yakını soykırım sırasında katledilir. Babası katliamdan bir Kürt ailenin yardımıyla kurutulur. Bu olaydan sonra babası Suriye’ye Qamışlo’ya sürgün edilir. Qamışlo’da dünyaya gelen Tigran, dokuz yaşındayken müziğe ilgi duymaya başladı ve ud çalmayı öğrendi. 20 yaşındayken Kürtçe, Ermenice ve Arapça şarkılar söylemeye başladı. Kürtçe söyleyen şarkıcı ve müzisyenler arasında en dikkate değer olanlardan biridir, Aram Tigran.

Kendisi ile yapılan röportajlarda babasının ona sürekli; “Kürtlere karşı vefa borcumuz var. Ben ölürsem o borcu mutlaka ödeyin” diye nasihat ettiğini anlatır. Bu vasiyeti fazlasıyla yerine getiren Apê Aram Kürtçe özgün müziğin en nonemli icracılarından biridir.

Bunların yanısıra Tigran’ın bu topraklara gerçek manada aşık bir insandı. Diyarbakır’a olan özlemi ve sevgisini her fırsatta dile getirirdi. Bir keresinde özlemini şöyle dile getirmişti; “o dağlara, ağaçlara, derelere, evlere baktığımda içim titredi. Ağladım. Çok canım acıdı. Babamı annemi, onların yaşadıklarını anımsadım. Çok üzüldüm. Biz nasıl bu topraklarda büyüyemedik diye hayıflandım.”

Bu topraklara doyamamış bir ozanın isteyeceği son şey bu topraklara gömülmekti. Vasiyeti üzerine cenazesi Diyarbakır getirilirken havaalanında geri çevrildi. Sömürgeciler Apê Aram’ın cenazesine bile tahammül edemediler.

Babasının vasiyetini fazlasıyla yerine getirmiş, Kürt müziğine büyük hizmetleri olmuştur. Kürtlerin Apê Aramı’dır O, unutulmayacak bir ses ve insan manzumesidir.

İki gün önce O’nun doğum günüydü, saygıyla ve minnetle anıyoruz. 15-01-1934— 08-08-2009…