KÜRDLERİN ATA-ANAYURDU: AİRYANA VAEJA

3284

Bahoz Şavata

Mecusilerin ünlü dini kitabı Avesta’da Kürdlerin de ataları olan Aryan halkın yaşadığı ülke “Airyana Vaeja”  tanrı Ahura Mazda’nın yarattığı ülke olarak anılır.

Aryanların ata ülkesi olarak bilinen AİRYANA VAEJA’yı, birçok tarihçi doğuda: Maveraünnehir (Modern Seyhun ve Ceyhun Nehirleri arasındaki bölge) modern Özbekistan güneyi-Tacikistan toprakları olarak bilinen bölge olarak göstermiştir. *Bkz. Herzfeld, Iran in the Ancient East, Oxford University Pres, London New York, 1941, s.190, (Zoroastrian Avesta, vendidad, Farg.1) Tarihçi G. Gnoli ve M. Witzel’e göre; AİRYANA VAEJA bu günkü Afganistan’da olduğuna işaret eder. W. Vogelsang, H. Humbach ise, Airyana Vaeja’yı Orta Asya bölgesinde Amu Derya’nın kaynaklarına yerleştirmiştir. Grenet ise Airyana Vaeja’yı Penc Derya (Tacikistan) civarına göstermiştir. *Bkz. Frantz Grenet, An Archaeologist’s Approach to Avestan Geography, Birth of the Persian Empire, Ed. V.S. Curtis, S. Stewart, I. B. Tauris, London-New York, 2005, s.29-51. Bu tespitler Airyana Vaeja’yı modern Afganistan bölgesinde ve coğrafik olarak birbirine yakın gösteriyor.

Eski antik yazılı tarihi kayıtlarda Airyana Vaeja Partlar döneminde Sâsâni Pehlevicesi dili ile kaleme alınmış ünlü tarihi belge ‘ŠAHRESTĀNĪHĀ Ī ĒRĀNŠAHR’da geçer. Bu eserdeki kayıtlarda, bu bölgeden hareket ile Aryanlar tarafından kurulmuş olan şehirler doğudan batıya kronolojik kuruluşu itibari ile sıra ile anlatılır. Bu tarihi metinde Aryanların doğudan batıya olan göçüne uygun düşen bir diziliş ve kronoloji sunulmuştur. Orada; ”Kubâd’ın oğlu Kâvus tarafından kurulan Semerkand’tan sonra Aryan tanrı Ahura Mazda’nın yarattığı ikinci ülke Sughda (Sogdiana), üçüncü ülke Mouru (Merv), dördüncü ülke Baχδi (Belh) beşinci ülke Nisā altıncı ülke ise Haroyu (Herat) dur.”*Bkz. Vendidad. 1/4-10.

Yine aynı eserde Doğu Aryanların anayurtlarından biri olan Sogdiana/Sughda yedi ayrı bölgedir ve bu her yedi ayrı bölge de kendine ait bir hükümdar yetiştirmiştir. Bu bölgelerden biri Yam (Cem/Cemşid)’ın, biri Dāhāg (Dehhāk)’ın, biri Frēdōn (Ferîdun)’un, biri Manūčihr’in, biri Kāvūs ve Kay-Husraw (Key Hüsrev)’in’, biri Lohrāsp’ın, biri de Vištāspa’nındır. Bunlardan, “Keyanî hükümdarlarından. Vištāspa yaşlılığında, tahtını oğlu Goštāsp (Vištāspa)’a bırakarak Belh’teki Nevbehār manastırına kapanır.”*Bkz. Yıldırım, Nimet, 2008, Fars Mitolojisi Sözlüğü, Kabalcı Yayınları, İstanbul, a.g.e. s.490. “Šahrestānīhā ī Ērānšahr” belgesindeki veriler dikkate alınırsa, medeniyet kurucu aryanların Horasan-Partia, Baktira-Soğdia Parapamisos bölgelerinden geldikleri görülür. Bu tarihi belgeye ait ilk bilgilerin Bundahišn adlı Zerdüştî derlemede I. Kawād (M.S. 488-531) emriyle, İran coğrafyasındaki kentlerin ve ülkelerin sayıldığı Ayādgār ī Šahrīhā (Şehirlerin Hatıraları) adlı bir kitapta yazıldığından bahsedilmektedir. Bu eserler birer tarihi vesikadır.azss

Aryanların bilinen ilk yurt şehri Semerkand’dır. Şehrin ismi de zaten Ariyaca’dır. Semerkant sözü Ariyaca’da “asmara”: “taş”, “kaya” ve Soğdça; kand: “kent”, “kale” birleşmesinden gelir. *Bkz. World Gazetteer’de “Samarkand”.

Ariya dilini konuşan bu Aryan halkın kültürel coğrafyasının tarihsel Aryan kültürü görünümleri itibari ile doğu ucu Tacikistan batı ucu Pers döneminde Ege kıyıları ve Kuzey doğusu Ferqana Vadisi, Güneyi Basra Körfezi gibi geniş bir Ön-Orta Asya topraklarıdır. Bölgede daha sonra onlarca modern Aryan kültürlü millet oluşmuştur. Kaldı ki Doğu Aryan milletlerin tarihi genelde İslamiyet’e kadar ortaktır.

Nitekim “Airya” veya “Ari” adlarının karşılığı eski Ahameniş/Pers dönemindeki kullanımı şekli ile bu “Aryan” sözcüğüdür. Büyük oranda bu adlandırma Proto-Hint-Aryanların etnik olarak kendilerini tanımlama amacıyla kullanılmak üzere tarihin bu döneminde var olmuştur. İran sözcüğünün de aynı şekilde kökeni, Aryan sözcüğünden gelir.

İran sözcüğü günümüzdeki Farsçaya, Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta‘da yer alan bir Proto-İrani terim olan Aryānām’dan bu dilin telaffuzundaki değişimle Aryan kelimesi kökeninden gelmiştir. Daha sonraki dönemlerde kullanılan “Ariya ve Airia” kelimeleri aynı zamanda Ahameniş/Pers İmparatorluğu yazıtlarında etnik bir atıf olarak yer almıştır. Kral Darius Bihistun Yazıtında şöyle der:  “Ādam Dārayavahuş…Viştaspahyā putra… Pārsa… Āriya Āriya citra” ve bu cümlenin Türkçesi: “Ben Dara! Viştaspa’nın oğlu, bir Pers, Aryan soyundan bir Aryan” *Bkz. Journal of Cuneiform Studies, vol. “. H. C. Tolman, “A Guide to the Old Persian Inscriptions”, American Book Company, New York, 1893, s.79.

Yine aynı şekilde bu kelimeyi Sâsânîler döneminde 37 kullana gelen “Ērān” terimi şeklinde, Pehlevi dilinde ʼyrʼn, Nakş-ı Rüstem‘deki I. Ardeşir‘in taç giyme törenini gösteren kabartmanın yanındaki yazıtta bulunmuştur. Sâsâni kralı I. Ardeşir’in zamanında “Êrān” ifadesi “devletten” çok “insanları” kastederek bu anlamını korumuştur. Aryan sözcüğün değişmiş sürümü olan Ērān, Sāsāniler devrinde ilk olarak I. Ardāxšīr’in (224-240) Nakş-i Rüstem kaya yazıtında karşımıza çıkar. Bu kabartmaya eşlik eden Partça lehçesinde yazılmış yazıtta İran, Aryān olarak ifade edilirken, bu yazıtta, kralın sanı Orta Ariyaca “ērān” kelimesini (Pehlevi dilinde, ʼryʼn) içermektedir. Yazıtın Partça olan kısmında ise eski fonetiğe uygun olarak “Aryān” sözcüğü kullanılmıştır. Bu yazıtta I. Ardāxšīr kendini İranlıların tek hâkimi olarak ilan etmektedir. Ariyaca; “Ardasīr šāhān šāh ērān” demektedir.  I. Ardāxšīr’in oğlu I. Şāpūr (240-270) ise kendisini hem İranlıların hem de İranlı olmayanların (Ariyaca; šāhān šāh ērānud anērān) hükümdarı olarak göstermektedir. Kral I. Şāpūr’un –üç dilli- Kâbe-yi-i Zerdüşt yazıtında Ērānšahr sözüğü “krallık” anlamında kullanmıştır. Ben bu krallığın hükümdarıyım/”tanrısıyım.” Pehlevi Ariyacası ile: “An ērānšahr xwadāy hēm.” (Türkçesi; “Hali hazırda Eranşehr’in tanrısıyım!”) *Bkz. Mac Kenzie, D. N. Ērān, Ērānšahr, E.I. Vol VIII, Fasc 5 p.534.

  1. 3. yüzyılın sonlarında yaşamış oldukça nüfuz sahibi Zerdüşti Magi kökenli yüksek rahip Kartir Hangirpe (diğer söyleniş seçenekleri, “Karder veya Kirdir”) kendi “Kartir Kitabesinde, Anērān’ın egemenliği altındaki bölgeleri gösteren listede aynı bölgeleri saymıştır. “Airyanem Vaejah” kelimesi ve kavramı aslında İran’ın ülke isminde (Edebi olarak “Aryan (ların) ülkesi” anlamında), aynen Aryānā kelimesinin günümüz Farsça karşılığı olan İran (Ērān) gibi korunmuştur.

İran adı MÖ 6. yüzyıldan 1935’e kadar “Pers İmparatorluğu“, Araplar tarafından onları aşağılamak maksadı ile “Acemistan” gibi isimler ile anıldı. Fakat Günümüz Pers topraklarında kurulan devletin adını Rıza Şah Pehlevi 1935’te aslı “Aryan” olan kelimenin günümüz Farsçası telaffuzu ile “İran” şeklini resmen kullandı. Kısacası Aryan kelimesi modern bir tarihi kategorileştirme değildir, coğrafik soyludur. Tamamen tarihidir. Bu coğrafyada yer alan bütün Aryan soylu halkları kapsar. Nitekim Bihustun Yazıtları’nda MÖ 522’de bu kategorileştirme bizzat Pers Kralı Darius tarafından yapılmıştır. Bazı Kürd tarihçileri Aryan kelimesinin Farisileşen bu serüveninden ötürü onu kullanmak istememektedirler. Oysa kelimeye Farsların sahip çıkması kadar günümüz diğer Aryan halkların özelde Kürdlerin onu kullanmaksızın kendi tarihini tanımlaması mümkün değildir. Ayrıca hala Aryan kökenli bu halklar Aryani dilsel kültürel üretimlerini birbirlerine yaslanarak üretmektedirler. Doğu Aryan halklar birbirlerinden dilsel ve kültürel kopuşlarını tamamen bitirmiş de değiller.

Yine Doğu Aryan soylu “Kürd” kelimesi Ön Asya’lıdır. Sümerce “Kur” kelimesi ile alakalıdır. Sümercede daha sonra Akadca ve Asurcada bölge için çağrıştırılan “KURTİ, GUTİ, KIRTİ” adlar zamanla “KARDU VE KÜRD” adının doğmasına yol açmıştır. Kürd kelimesinin tarih içinde Kürdler için diğer kullanılan bu tanımlara baskın gelip yazılı olarak kullanılmaya başlanması ise Küçük Asya’da Pers- Grek dönemi (MÖ 400) sonrası başlar. Ünlü Yunanlı yazar ve kumandan KSENEFON’un “KARHDUK” tanımlaması ünlü eseri “ANABASİS’TE” (ON BİNLERİN DÖNÜŞÜ) yerini alır. Onun yaptığı tanımın batıda ve bölgede yerleşik olduğu diğer yazarların tanımlamalarında yer bulur. Amasya’da doğmuş, Yunanlı tarihçi, coğrafyacı ve filozof Ünlü Strabo (MÖ 64-MS 24) MS 1. yüzyılda “Coğrafya” (Geographika) adlı eserinde Kürtlerden bahseder. Kürdlerin mükemmel mimar olduklarını resmen “Kürd” kelimesini kullanarak yazmıştır. *Bkz. Geography Of Strabo, 14. Kitap, s. 161-62. Onun gibi birçok Yunanlı ve Romalı yazar bizzat “Kürd” ismini kullanarak onları tanımlar. MS 23-79 yılları arasında yaşamış ünlü Romalı dönem yazarı ve filozof PLİNY, Kürdlerin yaşadıkları günümüz coğrafyası Kürdistan’ı “GORDYAEİ” ve Kürtleri “GORD” diye tanımlar. *Bkz. “The Natural History. Pliny the Elder.” Kitap VI. 31, Kitap VI. 17 [14], Kitap VI. 12.azsss

Tanrı Mitra, Kürdler için önemli bir ölçüttür. Ön Asya’da Mitra’nın ilk göründüğü tarih Kürdlerin atalarının Ön Asya’daki ilk görünümleridir. Kürdlerin ataları Doğu Aryan kabileler başta Mitanniler, Hint tanrıları başta Mitra ve Anahita tanrıları ile bu topraklara gelmişlerdir. Bölgede Kafkas kökenli Hurri soylu kabileler ile karışmışlardır. Ön Asya’da MÖ 1550-1450 arasındaki istilalar ile ortaya çıkan MİTANNİLER, günümüz Kürdlerinin bölgedeki ilk kültürel ve soy ataları olarak görünür. Yerel Kafkas kültürlü HURRİLİ kabileler ve MÖ. 10. yüz yıl sonrası Yukarı Mezopotamya’ya gelen Doğu Aryan kavim Kürd kavmi oluşumunun ana bölgesel unsurlarıdır. Fakat Hurri soylu kültürel öğeler Doğu Aryan kültürü tarafından asimle edilmiştir. Kürd kavmi kültürel kimliğinde Doğu Aryan–Hint dini kültürel öğeler baskındır. Kürdler bir yerde bölge halkları ile yaşadığı ortaklıklardan ötürü melez bir oluşumdur.

O halde bu anlatımda gösterilen tespitlerden hareket ile yazılı tarihte Kürdlerin ilk ataları Aryanların anavatanı Ariyana Veaja’dır, diyebiliriz.

Kürdlerin ilk oluşum alanı ise; Ön Asya bölgesinde bugünkü Kuzeyde Çoruh, Batıda Dicle ve Güneyde Mandali nehirleri arasında kalan; doğuda Hemedan’a (Hekmedan) çekilen coğrafyadır. Aryan Kürdlere ad olan bölgesel tarihte MÖ 4. Yüzyılda Kürdlerin ismen ilk anıldığı Gordia/Karduk mıntıkası ise; günümüzde Derin Kürdistan olarak anılan: Siirt-Van-Gever-Hemadan bölgesidir.

19.04.2016/ MELETİ

 

*****