KÜRDLER ARASI SAVAŞ ve TUTUM!

236

H.Hüseyin Yıldırım

Politik çizgimiz açık ve nettir. Kapalı ve gizli bir yanı yoktur. Dediklerimiz ortadadır. Bu yüzden anlaşılmayacak bir yanı da yoktur.

Ortaya çıkışımızdan bu yana Bağımsız Birleşik Demokratik Kürdistan idealini temel aldık.

Bunda en ufak bir sapmamız ve yalpalamamız olmadı hiç.

Biz bunu savunup gücümüz oranında çabalarken birçok Kürdistanlı politik güç, sömürgecilerin yedeklenicisi gibi “bölgecilik, otonomi, kültürel özerklik, kanton, federasyon, Türkiye, Irak, İran, Suriye kimlikli Kürt vatandaşı” tezlerine savruldu.

Savundukları bu “içli tezler” onları, doğal olarak kardeş kavgasına sürükledi.

Kardeş kavgasının birer aktörü olup çıktılar.

Bunu yeri ve zamanında dile getirdik.

“Savunduğunuz çizgi milli olmaktan uzak. Bu çizgi ister istemez sizi bir veya fazla sömürgecinin yedeğine sürüklüyor,“ dedik…

“Savunduğunuz bu programla milli siyaset oluşturulamaz, milli birlik kurulamaz; fakat Kürdler arasında çatışmanın zeminini oluşturmaya zafiyelidir, bu da kaçınılmaz olarak milli birliği zedeler,“ vs dedik…

Bugün Kürdistan’ın tüm parçalarında olan biten bu yanlış siyasi programların eseri ve müzayedesidir.

Bunu dile getirdiğimizde o gün de, bugün de kavganın trajik tarafı olanların hedefi olduk.

‘O’nun, bunun o’cusu bu’cusu olduk kolayından ve ucuzundan.

Herkes bilir ki bizim sözümüzü sakınma imtinamız yoktur, hiç olmadı ve bundan böyle olmaz…

Siyasette ‘dilaltı tableti’ kullanmak gibi bir alışkanlığımız da olmadı bizim.

Harf filtresine hiç ihtiyaç duymayız.

Birisini eleştirdiğimizde veya savunduğumuzda kelimelerimizi ana adrese teslim ederiz.

Kimseden ne korkarız ne de utanırız.

Siyaset, zaten korku ve utanma alanı değildir. Bildiğimizi yeri ve zamanında dobra söyleriz.

Bir doğruyu bir çırpıda dosdoğru söylemeyi tercih ederiz, bunun için ağzımızın çeşitli geometrik şekiller çizmesine izin vermeyiz. Bunu gizli ve saklı da yapmayız. Kamuoya açık vaziyette dile getiririz.

Fakat neylersin ki karşınızdaki muhatap, dobra konuşan birilerini istemiyor.

İstedikleri şey, yamuk yalaka olarak kendilerini pohpohlatmak, bu hoşlarına gitmekte nedense…

Bizim de, yapmadığımız ve yapamayacağımız şey budur.

Kardeş kavgasının taraftarı olamazdık, olmayız da.

Tutumumuz açık ve nettir bizim; kim doğru yaparsa savunur, destekleriz. Kim Kürd milleti için olumlu bir söz söyleyip olumlu bir pratik sergilerse sahiplenir ve destekleriz.

Bunun mahreci I-KDP olur, PKK olur, YNK olur, GORRAN HAREKETİ olur veya başka bir Kürdistani parti olur fark etmez bizim için…

Kim yanlış ve hata yaparsa eleştiririz ve suç işlerse de teşhir ederiz.

Tıpkı dün ve bugün yaptığımız gibi.

Çatışan güçlerden birinin olumluğunu savunduğumuzda diğeri tarafından “onculukla“ suçlanıyoruz.

Bu kez diğer tarafın bir olumluğunu savunduğumuzda yek diğeri bizi “onculukla“ suçluyor.

Yanlışları ve suçları konusunda geliştirdiğimiz eleştiri ve teşhir konusunda da aynı yaklaşımla itham ediliyoruz.

Biz bunu hak etmiyoruz. Yapmayın, etmeyin…

Bizi müritleşmeye ve o gerici biata zorlamayın.

Bırakın birileri doğru olanı ifade etsin.

Kürd milletinin geleceği için buna çok ihtiyaç var.

Hepiniz şunu çok iyi bilirsiniz: Siyasal mücadele tarihimiz boyunca ne sömürgecilerin, ne de Kürdistanlı herhangi bir gücün müridi ve eyyamcısı olmadık.

Bugünden sonra da olma niyetimiz yok.

Kimsenin yanlışlarının eyyamcısı olmayız, bunu anlayın.

Kürdistanlı siyasi güçlerin birbirleriyle savaşmasını ise hiç onaylamayız.

Dün nasıl ve hangi gerekçelerle karşı durduysak, bugün de aynı gerekçelerle karşıyız…

15 Mart 2017