KÜRDİSTAN’IN GÜNEYİNE DEĞİL GÜNEYBATISINA BAKIN

247

H.Hüseyin Yıldırım

Şu an Orta Doğu’da özelikle Irak ve Suriye’de olan bitenler esas olarak ABD destekli PYD/YPG önderliğindeki Kürd hareketinin yükselişi etrafında şekilleniyor. Bölge üzerinde çıkarı olan tüm güçler bu gelişme karşısında olumlu veya olumsuz politikalar belirliyorlar. İttifaklar kuruyorlar. Pratiğe aktarıyorlar. Amaç ABD destekli PYD/YPG önderliğindeki Kürdistan’ın Güneybatısı’nda gelişen Kürd hareketini boğmaktır.

Kürdistan’ın Güneyi’nde yapılan “Bağımsızlık Referandumu“na da bu temelde bakmak lazım.

Barzanilerin önderliğinde Kürdistan’ın Güneyi’nde uygulanan Türkiye projesi olan “Bağımsızlık Referandumu“ birçok amaç öngörmekteydi.

Daha evvelki yazılarımda birçoğunu dile getirdim.

“Bağımsızlık Referandumu“ bahane edilerek amaçlanan hedeflerden biri de Güney ile Güneybatı’nın irtibatını kesip PYD/YPG önderliğindeki Güneybatı Kürd hareketini boğmaktı.

Bu hem Barzanilerin ve hem de Türkiye’nin ortak politikasıydı. Bunu Hussein Erkan arkadaşımla “BARZANİLERLE TÜRKİYE ARASINDAKİ KİRLİ İTTİFAK!” incelemesiyle sunduk. ( Bakmak isteyenler için yazının linki: http://www.alayekiti.com/barzanilerle-turkiye-arasindaki-kirli-ittifak/ )

Her ikisi de PYD/YPG’nin yükselişini kendileri için tehlike görüyorlar.

Bunu önlemek için Rusya’ya Kürd millet servetinden petrol rüşveti bile verildi. Bunu daha evvel uzun uzun açıkladım. Şu an Türkiye’nin İdlib’e operasyonu bu anlaşma sonucudur.

Amaç PYG/YPG’yi boğmaktır.

Başarılır mı? Hayır! Sadece Kürdlerin Akdeniz’e ulaşmasını biraz geciktirir. Şu an ABD destekli YPG Güney Suriye’de alan kapma mücadelesini veriyor. Boru hattı için ikinci bir alternatif devrede. Ürdün, Golan üzerinden Akdeniz’e ulaşılmaya çalışılacak. Kürdistan’ın Güneybatısı üzerinden Akdeniz’e ulaşmak biraz zaman alacağa benziyor.
Çünkü Rusya direniyor.

Rusya’nın gücü yabana atılamaz. Büyük bir güç. Orta Doğu’da ABD planlarını boşa çıkarmaya çalışan en büyük güç.

Politikasını şu şekilde formüle etmiştir. Rus Dışişleri bunu şöyle izah ediyor: “Halihazırda krizlerle dolu Ortadoğu’da durumun daha da karmaşık hale gelmesi ve istikrarsızlaşmasına yönelik tüm risklerin önlenmesini önemli. Irak ve diğer Orta Doğu ülkelerinin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve birliğinin korunmasına yönelik desteğimiz sürüyor.”

Evet! Rusya’nın politikası Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma üzerine kurulmuş. Bu politika İran ve Türkiye ile ortak bir noktada buluşmasına yol açıyor. Bu da ABD’nin politikasını boşa çıkarma ile örtüşüyor. Rusya’nın şu an Türkiye’ye İdlib operasyonuna yol vermesinin nedeni de budur. İdlip operasyonu Türkiye’nin kendi başına yaptığı bir operasyon değildir. Rusya, İran, Irak ve Suriye’nin desteğini alıyor. Irak-KDP bu işin dışında değildir.

Daha evvel Irak-KDP’nin Şengal’e saldırması, Türkiye “Fırat Kalkanı“ operasyonu ve Şengal’i havadan bombalamakla bu amaca ulaşamadılar.

ABD’nin uyarı ve tehdidi sonrası operasyonlar durdu.

Bu kez “Bağımsızlık Referandumu“ gündeme sokuldu.

Türkiye bu bahaneyle İran ve Irak’ı yanına alarak bu alana operasyon düşündü.

Amacı Irak-KDP’ye saldırmak değildi elbette. Onunla bir sorunları yoktur. Hırlama, gürlemelere bakmayın siz.

Bunun yanı sıra İran ve Irak’la beraber Güney’e sözde ambargo uygulamak ve direkt Irak ile ticareti geliştirme düşüncesi adı altında gündeme taşıdığı Smelke Kapısını açma amaçlandı.

Bu, ancak bir operasyon ile olurdu. Buna ne İran, ne Irak onay verdi. Irak’ın verdiği cevap, “Operasyon öncesi hele sen şu Beşika kampını boşalt,“ oldu. Bu nedenle Türkiye’nin bu planı da tutmadı.

Şu an üzerinde çalışılan bir plan daha var. Iraklı Sünni Arapların Irak-KDP ile birlikte çalışması düşünülüyor. Şimdilik Türklerin etkilediği kimi Sünni Araplar evet dese de esas olan Irakçı Baascı Araplar henüz bu planı kabul etmiş değildir. ABD bu plana ne der şimdilik bilmiyoruz. Destek verirse Hewler Hükümeti’nin ömrü biraz daha uzar. Yok karşı çıkarlarsa işleri zor.

Bu arada Türkiye-Barzanilerin ortak “Bağımsızlık Referandum“ projesine destek veren Kürdlerin bağımsızlık ilan edileceği düşüncesi hayal kırıklığına dönüştü. Bu, beklenen bir sonuçtu. Ta baştan uyarılarımız olmasına karşılık suçlu ilan edilen biz olduk. Peki ne oldu? Ortalıkta bağımsızlık düşüncesi kaldı mı? Bu işler böyle olmuyor işte. Bir şeyi istemek hoş da onu düşmanla planlarsan sonu şu an yaşanan hüsranla karşılaşır. Olan biten budur. Yeniden düşünme zamanıdır.

8 Ekim 2017