KÜRDİSTAN MI, BARZANİSTAN MI?

652

Ahmet Zeki Okçuoğlu

Barzani, 2015 yılında bağımsızlık sözünü ortaya attıktan bir süre sonra, bu projenin milletler arası zeminini oluşturmak için, diplomatik bir atak başlattı. Bundan yaklaşık altı ay önce Barzani, dünya turu yapıp döndükten sonra Barzani; “görüştüğüm 28 devlet bağımsızlığı destekledi” dedi.

Ben o zaman da, “bu işte bir yanlışlık var… Batılılar, Batı Kürdistan’da boşuna mı bu kadar çaba sarf ediyor? İki ayrı Kürt devleti mi kurulacak?.. Saçma …Ayrıca referandum kararını parlamento verebilir ancak…Bağımsızlık ilan edeceğini söyleyen Barzani’nin üstelik resmi bir sıfatı bile yok” diyerek karşı fikrimi yazdım.

Nihayet meselenin aslı anlaşıldı…

Başta Birleşmiş Milletler Teşkilatı olmak üzere, görüştüğü devletler Barzani’ye bir değil üç şey söylemişti;
Birincisi, onun da inkar etmediği, “Kürt halkının bağımsızlık hakkını destekliyoruz…”

İkincisi, “ancak bağımsızlık için şartlar henüz müsait değil, kısa bir süre daha beklemeniz gerekiyor…”

Üçüncüsü, “bağımsızlık ilan etmeniz için milli birlik şart…”

İzninizle Batılı devlet adamlarının sözlerini bir parça açmak istiyorum…

Birinci sözden başlayalım;

“Kürt halkının bağımsızlık hakkını destekliyoruz” sözü, Barzanicilerin yansıttığı gibi, “git, bağımsızlık ilan et, kayıtsız şartsız arkandayız!” anlamına gelmiyor.

Batılıların, “Kısa bir süre daha beklemeniz gerekiyor” sözünün anlamı da, Güney Kürdistan’la sınırlı değil… Batı Kürdistan’ı da kapsayacak şekilde bağımsız bir Kürdistan devleti kurmak istedikleri anlamına geliyor.

“Milli birliğinizi kurun” sözünün anlamı şudur: “Bağımsızlık ilan etmeden önce git şu dağıttığın parlamentoyu yeniden topla ve referandum kararını sen ve partin olarak değil, milleti temsil eden tüm partiler adına alın, öyle gel!..”

Barzani, Batılıların söylediği bu üç sözden sadece birini söyledi Kürtlere, diğer ikisini gizledi.

Geçenlerde Barzani medyası bir BM yetkilisi adına son bir asılsız iddia daha attı ortaya…

Birleşmiş Milletlerin, referandumu desteklediği ve referandum yapıldığı sırada Kürdistan’a müşahit gönderecekleri yalanı…

Barzani medyasının ortaya attığı bu asılsız haber, BM’de rahatsızlık yaratmış olmalı, ki bu organizasyon adına resmi olarak “BM’nin Eylül ayında yapılacak referandumda hiçbir biçimde rol oynamayacağı” açıklaması yapılarak Barzani medyasının ortaya attığı asılsız haber yalanlandı.

BM ve Batılılardan umudunu kesen Barzanciler bugün de Kürdistan Bölgesi Hükümeti Dışilişkiler Sorumlusu Felah Mistefa’nın, “Dünya kamuoyunun Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlık referandumunu destekliyor” haberini yayınladı. Anlaşılan Kürtleri bu defa da bu yalanla kandırmaya çalışacaklardı.

Buna rağmen Barzani bildiği yolda yürümekte kararlı görünüyor. Barzani bundan birkaç gün önce, Talabani’nin YNK’sini de yanına alarak, “Kesinilikle 25 Eylül’de referandum yapılacak.” dedi.

Burada akla şu birkaç soru geliyor…

Herşey Kürtlerin lehinde gelişirken Barzani neden bu kadar acele ediyor?..

Batı Kürdistan, büyük bir direniş sergileyerek, kurtuluşunu gerçekleştirmek üzere. Barzani neden Batı Kürdistan’ı görmezden gelerek, sadece Güney Kürdistan’la sınırlı (ki bu parçanın birliğini de sağlamış değil) bir bağımsızlık ilanından söz ediyor?..

Barzani, bir yandan bağımsızlık diye tutturmuşken, diğer yandan onun temel taşı olan parlamentonun açılmasına neden şiddetle karşı?..
Bu üç sorunun bir tek cevabı var…

Barzani’nin Bağımsız Kürdistan’ı kurmak konusunda samimi olmadığı…
Kürdistan’ı kurmak konusunda samimi değilse, Barzani’nin gerçek niyeti ne o zaman?..

Barzani Kürdistan değil, o ad altında Barzanistan’ı kurmak istiyor.
Güney Kürdistan’da Kürt milli birliği sağlanır ve yine bu temelde Batı Kürdistan’la birlikte bağımsızlık ilan edilirse, Barzanistan projesi ve Güney Kürdistan’da tam 70 yıldan beri sürüp gelen Barzani hanedanlığının iktidarı suya düşer.

Barzani, BM’ye ve büyük devletlere rağmen kafasındaki Barzanistan projesini gerçekleştiremeyeceğini bilmiyor mu peki?..

Bilmesine biliyor, ama başka yapacak şeyi yok.

Barzaniler Kürdistan’da sıfırı tüketmek üzere. İpleri zar zor ellerinde tutabiliyorlar. Tek umutları TC… Güney Kürdistan’ın kaderini TC’ye bağladılar. Ülkesini “şerefli yanlızlık” haline mahkum eden Erdoğan’ın bir yolunu bulup kendisiyle birlikte onları da kurtaracağını umut ediyorlar.
Barzani, ya Erdoğan’la birlikte tüm dünyayı “Pes!..” ettirecek ya da onunla birlikte “Pes!” edip çekip gidecek.

“Çıkmayan candan umut kesilmezmiş.”

19 Haziran 2017