Kürdistan Bayrağı ve Türk Devleti

322

Rojhat Badikî

Mesud Barzani’ nin yurtdışı gezilerinin rutin uğrak yeri olan Türkiye’nin Atatürk Havaalanında Kürdistan bayrağının asılması, Kürdistan kamuoyunun tartışmasının önemli gündemlerinden biri oldu.

Kürdistan’ın geleceğinin şekilleneceği süreçte Kürdler arasında dinleme, anlama ve tartışma kültürünün çarpık gelişmesinden dolayı Kürdistan bayrağının Atatürk Havalanı’nda asılmasının arkasındaki hedef ve amaçların Kürd ulusal davasına etkilerini detaylı bir şekilde ele alınma şansını zayıflatıyor.

Kürd aydınları! Özellikle Parti, örgüt yazar-çizerleri (Partilere bağlı medyada yazan- çizen, ekonomik, ticari bağlar içerisinde olan, aktif çalışan, sempati duyanlardan, objektif yaklaşım ve bağımsız tutum, realist eleştiri… vs beklenmemeli) Uluslararası alanda özellikle Ortadoğu’daki gelişmeler, Türk devletinin pozisyonunu sağlıklı bir şekilde değerlendirebilselerdi, Türk devletinin Kürdistan bayrağını asmasının nedenlerini daha sağlıklı bir şekilde analiz edebilirlerdi.

Bayrak, ulusal ve uluslararası alanda, bir halkın temsil ve tanınmışlığını ifade eder. Bayrak aynı zamanda kendi topraklarındaki egemenlik ve bağımsızlığın da sembolüdür. Türk devletinin Kürdistan bayrağını Atatürk havaalanında asmakla, ‘Kürd ve Kürdistan’ı tanıyor ve onun ulusal egemenlik haklarına saygı duyuyor anlamında ifade edebilir miyiz’?

 Türk devleti, Kürd ulusal haklarını tanımaya hazır mı?

Mesud Barzani’ nin karşılanma şekli, ulusal bayrağın asılması, yapılan protokol, siyasi, askeri, ekonomik…vs antlaşmalar, iki devlet arasında yapılan antlaşmalara benzerlik göstermesine rağmen burada temel sorun şu; PDK’ nin temsil ettiği Kürdistan’ ın güneyi ( Kurdistan’ın Güneyi  Dêgele sınırı ile fiilen ikiye bölünmüştür) tüm Kurdistan’ı temsil edebilir mi? Türk devleti ile PDK arasında yapılan stratejik antlaşmaların yapılış tarzı ve parlamentonun bu stratejik antlaşmalardaki pozisyonu nedir!

Açıktır ki Türkiye ve Güney Kürdistan arasında yapılan antlaşmalar, iki devlet arasında yapılan antlaşmalardan ziyade, Türk devleti ile PDK arasında yapılan bir antlaşma olduğu görüşmelerdeki heyet temsili ile ortaya çıkıyor. PDK, Güney Kürdistan’ın tümünü temsil etmediği halde kendini tüm ulusun, ulusal kurum ve kuruluşların üstünde görerek, onları dışlayarak, ikili antlaşmalar yapmaktadır. Ve özellikle Türk devleti ile yaptığı petrol, askeri, ekonomik vs antlaşmalar açık olmadığı gibi Kürdistan Parlamentosunun denetim ve inisiyatifinin de dışında yapılmaktadır.

Oysa bu tür stratejik antlaşma maddeleri gizli ya da açık parlamento oturumlarında ele alınır bilgilendirilir, ulusal stratejik çıkarlar doğrultusunda onay ve destek alır ya da red edilir. Türkiye-PDK arasında yapılan antlaşmalarda bu prosüdür uygulanmadığı için şaibelidir ve tartışmaların olması kaçınılmazdır…

Konun esasına, Türk devletinin Kürdistan bayrağını Atatürk Havaalanına asmasına dönersek, Türk devleti bu hareketi ile neyi amaçlıyor?

Kuşkusuz Kürdistan bayrağının Atatürk Havaalanı’nda asılması, her Kürd’e büyük haz vermiştir. Ama Türk devleti gibi ırkçı ve Kürdlerin yokedilmesi üzerinde şekillenen bir devlet karşımızda dururken, Kürdlerin duyguları ile değil, mantıkları ile hareket etmeleri gerekir.

Tarihi tecrübelerimiz, Türk devletinin zorlu dönemlerinde Kürdlere el uzatması, Kürdlerin haklarının tanınması olmayıp onu yeniden katliamlardan geçirmesi için oyalama, zaman kazanma ve ilk fırsatta saldırmak olduğu açığa çıkmıştır.

Bu açıdan Kürdlerin, Türk devletinin, Kürdistan bayrağını asmasının neden ve niyetlerini irdelemek ve asıl amaçlarını açığa çıkartmaları gerekir.

Ortadoğu’daki gelişmeler, Bağımsız Kürdistan’ın gerçekleşme ihtimali, Türk devletinin uluslararası alanda tecride doğru yol alması, siyasi, ekonomik kaos ve Başkanlık referandumunun yaklaşması ışığında Kürdistan bayrağının Atatürk Havaalanı’na asılması ele alınırsa Türk devletinin hesapları ve planları daha da netleşir.

Türk devleti, Kürdistan bayrağı olayı ile birçok mesaj vermek istiyor.

Türk devletinin vermek istediği mesajların başında; ‘’İyi Kürd ve kötü Kürd’’ ayrımı ile Kürdleri karşı karşıya getirmek, Güneybatı Kürdistan ulusal mücadelesini boğmak, Güney Kürdistan’ ı siyasi, ekonomik ve askeri alanda kuşatıp arka bahçesi yapmak ve başkanlık referandumunda Kuzey Kürdistanlı Kurdlerin oylarını almakla Başkanlık Sistemi’ni garantilemek istiyor.

Bir sonraki yazımda bunu irdelemeye çalışacağım…