Kürdistan Bayrağı Ankara’da Var, Bağdat’ta Yok(1)

861

Rojhat Badıkî

Güneybatı Kürdistan Heseke’ den Hemrin Dağ sinsilisine uzanan hatta Kürdistan Peşmerge ve savaşçıların İslam-Devleti IŞID’ a karşı destansı savaşı Kürt ve Kürdistan olgusu, tarihte hiçbir dönem ulusal bağımsızlık savaşını veren halklara verilmeyen destek Kürdistan ulusal bağımsızlık davasına verildi. Dünya’ nın süper güçleri Kürdistan halkına destek vermek, Kürdistan Peşmergelerini eğitmek ve modern savaş mekanizması ile donatmak için adeta yarıştılar. Kobanê destanı, stratejik müttefik TC ile ABD arasındaki ortaklığı temellerinden sarsarak, Kürdistan halkının gösterdiği bu direniş, kahramanlık ve yiğitlik Dünya halklarının kalbinde taht kurdu.

Kürdistan ’ ın güneyi 24 yıldan beri Irak sömürgeci devletinin egemenliğinden uzak kendi ulusal kurumları, ordusu, polisi, eğitimcisi, kendi valisi, kendi hükümeti ve kendi parlamentosunun özgür çatısı altında yaşıyordu.

Yüzyıllardır Kürdistan halkının sömürgeci devletin kurum ve kuruluşlarını Kürdistan topraklarından çıkarmak için verdiği mücadelenin yanında, yüzbinlerce evladını ölümlere gönderirken kendisi sömürgeci devletlerin sürgün, talan, tecavüz, işkencesi altında yaşıyordu. Nihayetinde Körfez savaşı ve 91 Raperin’i Kürdistan  halkına özgürlük kapısını aralarken, İran, Suriye ve Avrupa’da sürgün yaşayan, ekonomik ve psikolojik girdabın sıkıntıları ile uçurumlarda yuvarlanan Güney Kürdistan  lider ve partilerine de kendi topraklarında iktidar olma şansı sundu.

Dün dağlarda sömürgeci devletlere karşı Kürt halkının özgürlüğü ve Kürdistan ’ ın bağımsızlığı için savaşanlar iktidara geldiklerinde sömürgeci devletlerin yönetim ve iktidar anlayışlarını kendi halkına karşı uyguladılar. Kürdistan ’ ı ‘Sarı ve Yeşil’ bölgelere ayırıp Kürdistan’ın yeraltı ve yerüstü zenginliklerine el koyarak Kürdistan ’ı askeri, ekonomik olarak Türkiye ve İran’ ın arka bahçesi yaptılar.

Körfez savaşı ve 91 Raperini’nin Kürdistan bağımsızlığı için yarattığı koşullar aile ve parti çıkarlarına kurban edilirken, Irak Şii yönetiminin Sünni Arapları İktidardan uzaklaştırma ve uyguladığı baskıları sonucu ortaya çıkan hoşnutsuzluklar IŞID olayı ile infilak etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar askeri ve ekonomik desteği ile bir anda palazlanan İslam Devleti-IŞID Kürdistan politik dünyasına, bağımsızlığa gitme yolunda ikinci bir şans verirken Kürdistan politik dünyası Şii ve Sünni ittifakın yedek gücü konumuna düştüler.

Özellikle Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ ın başını çektiği Sünni ittifak, Lübnan’ dan Afganistan-Pakistan’a uzanan Şii hattını kırmak için bütün imkanlarını IŞID’ a askeri-ekonomik lojistik destek olarak sundular. Türkiye, IŞID’ ın anakarargahı konumuna gelerek tüm dünya’ nın tepkisini üzerine çekip IŞID’ la eşdeğerde tutulmaya başlandı. Türk devletinin IŞID’ la anılması, IŞID terör bombalarının Avrupa sokaklarında patlaması, Kürdistan ’ a bağımsızlık yolunu açmasına rağmen Türk devletini aklamak, Türk devletinin içine düştüğü ekonomik kriz ve tecritini aşmak için PDK önderleri Ankara-İstanbul arasında mekik dokuyup basına verdikleri demeçlerle Türk devletinin IŞID’ a destek verdiği yönündeki iddiaların iftira olduğunu ifade ettiler, adeta.

PKK Kürdistan ’ ın kuzeyinde Türk devletinin Kürdistan ulusal dinamiklerini ezmesi için ‘’Hendek ‘’ olayı ile Türk devletine Kürdistan’ın Kuzeyini ‘’Terörizmle  Mücadele” adı altında yakıp yıkma imkanı sunarken, PDK Türk devletinin Kürdistan ’ ın kuzey ve Güneybatısında Kürt halkının kazanımlarını yok etmek için açmış olduğu savaşı masum göstermek, Türk devletinin Kürt halkı ile sorununun olmadığını göstermek için Ankara ziyaretlerini alabildiğince sıklaştırdılar.

PDK, Türk devleti ile olan ilişkilerini perdelemek amacıyla iki konuyu Kürdistan  halkının gündemine taşıdı; ‘’Referandum- bağımsızlık ve YNK-GORRAN-İran ittifakının Bağımsız Kürdistan  karşıtlığı”…

Devam Edecek…