KEMAL KURKUT CİNAYETİNİ LANETLEYEMEYENLER KÜRDİSTAN’I KURAMAZLAR!

308

Ahmet Zeki  Okçuoğlu

“Kürdistan” yazılı tişörtle Newroz’a katılan Kemal Kurkut’u öldürmekten sadece Türk polisi ya da onun arkasındaki Türk hükümeti değil, tüm Türkler sorumludur.

Kemal Kurkut cinayetinden Türkler kadar, bu aleni zulme rağmen Kürtleri sahte çözüm sürecinin peşine takmaya çalışan “Kürt partileri” ve “Kürt liderleri” de bundan sorumludur.

Bağımsız Kürdistanı kuracağını söyleyen Barzani, Kemal Korkut’un Kürdistan yazılı tişört giydiği için öldürülmesi karşısında sessiz…

“Kürdistan” yazılı tişört giydiği için Kemal Kurkut’un öldürülmesi, O’nunla ya da Kuzey Kürdistan’la sınırlı bir fiil olarak değerlendirilemez.

“Kürdistan” yazılı tişört giydiği için Kemal Kurkut’un öldürülmesi, tüm Kürtlere ve tüm Kürdistan’a yapılmış bir saldırıdır.

“Kürdistan” yazılı tişört giydiği için Kemal Kurkut’u öldüren TC’ye karşı Kürtlerin yapacağı ilk şey, onu lanetlemek olmalıdır. Şüphesiz birlikte yapmaları gereken daha çok şey var.

Kendisini tüm kürtlere ve tüm Kürdistan’a karşı sorumlu hissetmeyen, değil Kürt lideri, Kürt bile değildir.

“Kürdistan” yazılı tişört giydiği için bir Kürt gencini öldüren TC’yle işbirliği yapan Kürt, bu cinayetten failidir.

“Kürdistan” yazılı tişört giydiği için öldürülen gence sahip çıkmamanın mazereti olamaz…

O gence sahip çıkmayan kişi Kürdistan kuramaz…

Türkler yüzyıldır Kürtlere açıkça soykırım yapıyor. Türklerin bu yaptığını, “güvenlikçilik” olarak yaftalayarak meşrulaştıramazsınız.

Kürtler rejimin dışına çıkarak onunla mücadele etmelidir. Sadece referandumu değil, topyekün bir protesto…

Kürdistan yazılı tişört giydiği için Kürt gencini öldüren TC, diğer yandan astığı Kürt Şeyh Said’in adını kullanarak ondan oy istiyor. Bu açıkça Kürtleri aşağılamaktır.

Kürt Kemal Korkut’u öldüren Türklerin, Kürt Şeyh Said’i kullanarak onları aşağılamasına izin verilmemelidir.
Türk anayasası Kürtlere, kendi kimliğiyle değil, ona ait olmayan Türk kimliğiyle vatandaşlık tanımıştır?

Sahte kimlik durumu…

Kürt kendi gerçek kimliğini yok sayan ve ona, sahte Türk kimliğiyle vatandaşlık tanıyan hükümler yürürlükte kaldığı sürece sistemin dışında kalmalıdır.

Kimlik iki boyutludur: ferdi kimlik; kolektif kimlik. Kürdün ferdi ve kolektif kimliğinin (Kürt milli kimliği) tanınmasıyla Kürt kimliği kabul edilmiş olur.
Kürt vardır demekle Kürt kimliği tanınmış olmaz; onun, ferdi ve kolektif boyutuyla anayasada tescil edilmesi de gerekir.

Kürdün ferdi ve kolektif (milli) kimliğinin yasal olarak tescil edilmesi de yeterli değil, onun milletlerarası teminat altına alınması da gerekir.

Kürdün, kendisinin varlığını dahi tanımayan Türk devletine, federasyon önermesi akıl alır şey değil. Kürdün talebi bağımsızlık olmalıdır.

Erdoğan Kürt kardeşim” dedi diye sevinç naraları atan Kürtler, sadece Kürtlüğünden değil, insanlığından da utanmalıdır.

Erdoğan’ın Kemalist sistemi yıktığı kuru bir iddiadan ibarettir. Erdoğan tamı tamına Kemal’in Kürdistan siyasetini uyguluyor.Havuç sopa siyaseti…

Önce yerine getirmeyeceği vaadlerde bulunarak Kürtlerin sempatisin topluyor, işi bittiğinde de “Ben öyle dememiştim!” diyerek ü, başlıyor onları sopalamaya…

Buna rağmen Erdoğan’ı Kemal’den farklı göstermeye çalışan Kürtlerin aklına şaşarım.

Erdoğan’ın sadece Kuzey Kürdistan değil, Güney ve Batı Kürdistan’a karşı yürüttüğü siyaset de Kemal’inkiyle tamı tamına aynı…

Kemal, 1920’li 30’lu yıllarda ne yaptıysa Erdoğan bugün aynısını yapıyor.

Öcalan, Mustafa Kemal Kürt kimliğini kabul ediyordu, Kürdistan meselesini çözecekti Şeyh Sait isyanı buna engel oldu  diyordu.

Barzani’yse, “Erdoğan Kürt kimliğini kabul etti; PKK engellemese “Kürt meselesini çözecekti”  diyor.

Öcalan’la Barzani arasında fark yok…

Öcalan Kemal’in, Barzani Erdoğan’ın Kürdü…

Kürdün, ‘onun bunun Kürdü’ne değil, Kendi Kürdüne ihtiyacı var.

24 Nisan 2017