KAMUOYUNA AÇIK MEKTUP

883

Mahmut Alınak

Vicdanlarımız kanla lekelendi, insan cesetleriyle sarmaş dolaş yaşıyoruz. Ölüme alıştık, birer ölü seviciye dönüştük. Devlet ve PKK arasında sürüp giden savaşta ölümlerin olmadığı günleri hayretle karşılar olduk. Kan deryaları giriyor bizimle insanlığımız arasına, böyle sürerse insanlığımızı unutur hale geleceğiz.

Sorunları çözmek devletin ve onun direksiyonundaki hükümetlerin görevi iken, AKP hükümeti de kendinden önceki hükümetler gibi kan siyasetinde diretiyor. Bununla da bazı dalkavuk çevrelerden ve kursağından kendisine bağlı olan omurgasız bazı medya yetkililerinden alkış alıyor.

İki taraf da çözüm geliştiremiyor, bu nedenle çareyi silahta buluyorlar. Oysa devlet demokratik çözüme yönelse PKK silahı bırakacak, çünkü silah kullanması için bir neden kalmayacak.

Ve yine PKK silah dışı yöntemlere başvursa devlet -istemese bile- kansız çözüm yoluna girmek zorunda kalacak, çünkü başka çaresi kalmayacak.

Her iki durumda da akan kan duracak, genç fidanlar ölmeyecek ve ocaklar sönmeyecek.

İddia ediyorum:

Hükümet fırsat tanısa aylardır gündemde olan ve onlarca insanın hayatına mal olan hendekler meselesi iki haftada halledilebilir. Bunun imkânları vardır.

Ve yine PKK fırsat verse Kürt meselesi altı ay içinde kansız çözüme kavuşturulabilir, Öcalan üzerinde süren hukuk dışı tecrit iki haftada sona erdirilebilir. Bunun da yolları ve imkânları da vardır.

Tek sorun tarafların karşılıklı veya ayrı ayrı buna istekli olmalarıdır.

Tarafları bu noktaya çekecek olan kamuoyu duyarlılığıdır. Görev hepimizin omuzlarında… Bu kanlı filmi seyretmeye mecbur ve mahkûm değiliz.

Kamuoyu olarak ne mi yapabiliriz?

Biz istersek bu tarihi tersyüz eder, yeni bir tarih yazarız. Özgür, mutlu ve zengin olduğumuz yeni bir hayat ve yeni bir tarih…

alinakmahmut@hotmail.com