İRAN’I İRAN’LA VURMAK

96

M. MAMAŞ

İran’ın Orta Doğu’da politik-askeri açıdan serpilip derinleşmesi Suriye’deki savaşın başlaması ve IŞİD’in ortaya çıkmasıyla hız kazandı. Bileşik kaplar esprisi misali Sünnî İslam haddesinden taşınca, Şii İslâm yerini almaya başlıyor. Bölgede modern sınıfların ve mücadele şartlarının gelişmesini bastıran veya üzerini kaplayan karanlık toplumsal bu katman ölümcül ve tarihsel niteliktedir.

Sünni İslamcı IŞİD’in tasfiyesiyle beraber alanı Şii İslamcı güçlerin doldurmaya başladığı Irak ve Suriye örneği ortadayken, ABD ve Koalisyon Güçlerinin (Kürtler de dahildir) bu zaferini kendi eseriymiş gibi çalmaya soyunan İran, zafer sarhoşluğu içinde her yerde agresif askeri markajlara girmeye başladı.

Yemen, Lübnan, Suriye ve Irak ‘ta vekaletçi güçlerini askeri olarak doğrudan desteklemekte ve hatta açıkça komuta etmektedir (Kendini Lawrence gibi gören Süleyman Kasımî bölge fatihi gibi cepheden cepheye koşturuyor) . Bölgesel süper güç havasına kendisini iyice kaptırmış olmalı ki Pakistan’a bile ‘Besicler gibi milis teşkilatı kurması için’ yardımcı olmaya koyulmuş. “Köpeksiz köyde değneksiz gezmek” diyen amiyane tabirdeki gibi, Orta Doğu’da serbestçe mevzilenen İran, kendi dışında ‘dolgu bir İran’ yaratma stratejisiyle hareket ediyor.

Bu, İran’ın tarihsel olarak uyguladığı güvenlik stratejisidir. Ülke toprakları dışında ‘dış çeper’ oluşturarak kendini korumayı esas almış olan İran, günümüzde de bunun benzer bir uygulamasını geliştirmektedir. ‘Dışarıdaki İran’a içeriden’ üfleyerek balonu iyice şişirmeye girişen İran, en son Haşdi Şaabi’nin Irak Ordusu eşliğinde Musul, Kerkük ve diğer Kürdistan topraklarına yayılması ile iyice şişindiği bir gerçek. Kursağı büyümekte, balonu şişmekte ama tüm bunlar içeride soluğunun zayıflamasına ve takattan düşmesine yol açmaktadır. Dışarıdaki kursağı ağırlaştıkça yükü içerideki halkın sırtına bindiriyor. Son yaşanan kitlesel protesto gösterilerinin bir nedeni budur. İran’da yoksullarla varsıllar arasındaki yaşam açısı korkunç derinliktedir. Patlamaya hazır ciddi bir toplumsal öfke birikmiş durumdadır.

En son yaşanan yaygın protestolar bunun ürünüdür. Süreci başlatan ABD ve Koalisyonudur. Batı’ nın Anglo Sakson öncü gücüdür. Trump, Iran’la ilgi daha önce yaptığı deklarasyonda bunun işaretlerini vermiş ve İran Devrim Muhafızlarını “teröre destek vermekle” alenen itham etmişti. Daha sonra Dışişleri sözcüsü Bayan Nauert’ün “İran’ın Orta Doğu’daki etkinliğini sonlandıracakları” biçimindeki demeciyle vurguyu arttırdı. CIA’nın Süleyman Kasımî’ye yolladığı mektup (siz tehdit olarak bilin), en son ABD’nin “İran’daki barışçıl gösterileri destekleyeceğini açıklaması ve başlayan yeni süreç…

İran’a kısa zamanda uluslararası müdahale gerçekleşmeyecektir. Bunun birkaç önemli nedeni var. Birincisi, dünya kamuoyunu sosyo-psikolojik yönden buna hazırlamak için doyurucu gerekçelerin oluşması gerekmektedir. Özellikle Çin’in enerji ihtiyacının İran dışında tedarik edilmesi için alternatifin hazırlanması lazım. Almanya’nın önemli ticareti var ve bu konuda ikna edilmesi gerekecektir. Dünya petrol taşımacılığının yüzde 38’i (bunun yüzde 8’i Hürmüz boğazından) Basra Körfezi kanalıyla yapılıyorken güvenliği kritik bir sorun olacaktır. Müdahale için güçlü bölgesel bir alt koalisyonun oluşturulması gerekecektir. Ayrıca diplomatik cephede Rusya’nın tolore edilmesi vb.. vd…vs…

Tüm bu tablo nazara alındığında uluslararası müdahalenin erken vakitte olması beklenemez. Ancak böyle bir müdahale için ‘KARARLI SÜREÇ’in başladığını ifade edebiliriz. İran, ilkin İran’ a vurdurularak iç toplumsal yapısı çözüştürülüp parçalanacak ve kendisiyle çarpıştırılacaktır. Buradan dünya kamuoyunun dikkatleri yoğunlaştırılacak, amborgo sıkılaştırılacak, diplomatik tecrit ve dışlama artacak ve içerideki cebelleşmenin düzeyine eşdeğer müdaheleler gerçekleşecektir. Trump’ın; ” “Yozlaşmış hükümetlerini geri almaya çalışan İran halkına saygı duyuyorum. Zamanı geldiğinde ABD’den büyük yardım göreceksiniz” mesajındaki ‘zamanı geldiğinde’ vurgusu özellikle dikkat çekicidir. Demekki bu zaman, hazırlanan bir zamandır …

İran tarihsel devlet aklı bu fırtınadan kurtulmak için bütün yeteneğini kullanacaktır. Beklenmedik tavizlere ve esnemelere başvurarak uzlaşmaya çalışacaktır. Daha bugün Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile olan sınır kapılarını açarak ilk manevrasını yapmış bulunuyor. Kürtleri de arkalayarak Irak’taki genel seçimlerde Maliki’nin kazanmasını sağlayıp ABD’yi ödünlemeye zorlamak istiyor. Fakat kendisi iyice sıķıştırılacaktır. Soluk boruları iyice daraltılarak kuşatılacaktır. Kendi cehennemini taşıyamayacak konuma itilecektir. Bu cehennemin infilak etmesi için her yol ve yöntem denenecektir. Sonuçta GOP (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) eksenli müdahale kaçınılmaz olacaktır. Dünya kapitalist pazarının dışındaki İran, bu müdahaleyle ‘demokratizasyona’ uğrayarak açık pazar haline dönüştürülüp kapitalist yeniden yapılanmanın parçası olacaktır. Böylece GOP’un ana karalarından biri olan Hazar çevresine konumlanmak mümkün olacaktır. ABD’nin İran’daki en önemli müttefiki de yine Kürtler olacaktır.

03.01.2018