IRAK ve KÜRDİSTAN’IN GÜNEYİ’Nİ NE BEKLİYOR?

120

Hussein Erkan & Hasan H. Yıldırım

25 Eylül 2017 günü Kürdistan’ın Güneyi’nde “Bağımsızlık Referandumu“ yapıldı. Konu çok tartışıldı. Kimin ne dediği biliniyor. Bunu geçiyorum. Bu hamle Kürd Milleti’ne büyük kayıplara neden oldu. Telafisi zamanla olacaktır. Buna kuşku duymuyoruz. Bu da Kürd siyasal hareketin hem içte, hem dışta izlenecek doğru milli bir politika ve müdahaleyle olacaktır. Bunun ilk adımı hem Irak genelinde, hem Kürdistan’ın Güneyi’nde yapılacak genel seçimlerle stardı verilecektir.

Kürdistan’ın Güneyi’nde bu ay olması gereken genel seçim Irak-KDP ve YNK’nin ortak kararıyla 8 ay ertelendi. Bu süre değişir mi bilinmez ama ortada bir belirsizlik vardır. Irak-KDP ve YNK’nin mevcut Hewler Hükümeti devam etse de hem Bağdat Hükümeti ve hem de Gorran Hareketi ve Komela İslami Parti tarafından meşrutiyeti kabul görülmemektedir. Tüm ısrarlara rağmen Gorran ve Komela Hükümete dönmüyor. Söyledikleri şudur: “İstifa edin, Geçici Bir Hükümet kuralım,“ önerisini tekrarlıyorlar. Behram Salih’te bu anlayıştadır.

İkincisi, Bağdat Hükümeti de mevcut Hewler Hükümeti’ni muhatap olarak görmüyor. Hewler Hükümeti’nin tüm ısrarlarına rağmen Bağdat Hükümeti kendileriyle görüşmüyor. Söyledikleri şudur: “Meşrutiyetiniz yoktur. Muhatabımız değilsiniz. Tüm partilerin içinde olacağı bir delegasyonu muhatap alırız.“ Hewler Hükümeti, bu her iki öneriyi henüz kabul etmiş değildir. Kabul edilmese kaos devam edecektir. Fakat sonuç olarak kabullenmekten başka çareleri de yoktur.

Öbür taraftan Irak Genel Seçimleri yakınlaşmaktadır. Mevcut aktörlerin konumlanışı şimdiden giderek belirginleşmektedir. Görünen o ki üç Blok şeklinde şekillenmektedir. Ki bunlar mutlak değil. Bir arkadaşın değimiyle Orta Doğu’da 24 saat bile fazla. Her saat başı ittifaklar değişebilir.

Bilgi kaynaklarımızdan aldığımız duyuma göre; Irak Genel Seçimlerin de birbirine yakın duran ve çeşitli güçlerin desteklediği yapılar şu şekil de belirginleşmektedir.

Birinci Blok; Irak Başbakanı Haydar Abadi ve grubu, Irak Meclis Başkanı Selim Cuburi ve grubu, Behram Salih ve grubu, Gorran Hareketi, Komela İslami Parti ve bazı küçük gruplar ve şahsiyetler bu blokta yer almaya çalışmaktadır. Bu bloktaki kişi ve siyasal güçler, genel anlamda bazı konularda politikaları tam olarak çakışmasada Batı yanlısı bir politika sahibidirler. Bu nedenle ABD ve AB tarafından desteklenmektedir. Bu güçlerle Irak demokratik bir şekil de yapılandırılmak istenmektedir.

Haydar Abadi, her ne kadar Batı’nın desteğini alıyorsa da İran ve Şiilerin baskısı altındadır. İşi zordur. Seçimi kazanmanın yolu Şiileri tatmin etmekten geçiyor. Bu da Kürdlere karşı uygulayacağı yaptırımlarda ifadesini bulacaktır. Şu an göründüğü kadarıyla hem İran’ın, hem Şiilerin her dediğini uygulamamaktadır. Kürd kazanımlarını bir bütün olarak hedeflememektedir. Uygulamaları Irak Anayasası çerçevesindedir. Onu aşan bir uygulamaya gitmemektedir. Anayasayı uygulamakta görevi gereğidir. Bu sadece onun suçu değildir. Bu anayasa hazırlanırken Kürd tarafın bu günleri görememesidir. Sorunu burada aramak gerekir.

Ki anayasayla birlikte Kürdler Bağdat’a çok ileri mevziler elde ettiler. Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Maliye Bakanlığı vs. mevziler önemliydi. O dönem Arap toplumu paramparçaydı. Kürdler milli bir politika izleseydi bu mevzilerle çok önemli örgütlenmeler yaratabilir ve çok olanaklar sağlayabilirdi. Devletin önemli kurumlarını denetimlerine alabilirlerdi. Fakat Kürdler tek ses olarak milli bir politika yapmadı. Her parti kendi çıkarlarına uygun bir soygun siyaseti uyguladı. Bu da süreç içinde Arapların tepkisiyle karşılandı ve buna son verildi. Şimdi Kürdler bunun ceremesini çekiyor.

İkinci Blok; Irak eski Başbakanı Nuri el Maliki ve partisi Devlet Kanunu, Yüksek İslam Meclisi (Meclisul Ala), Haşbi Şabi Yöneticisi Keys Gezali ve grubu. (Bu adam İnterpol tarafından terörist olarak aranan biri) Bu Blok tamamen İran güdümündeki Irak Şiilerinden oluşmaktadır. Güçlü bir taban ve askeri olarak güçlüdürler. Bu Blok hem ABD ve Müttefikleri ve hem de Kürdler için en tehlikeli Blok’tur.

Üçüncü Blok; İyad Elavi, Mukteda Sadr (Şii olmasına rağmen Arap milliyetçisidir. Arapçılığı Şiiliğin önündedir.), İyad Elavi ve Mukteda Sadr, İran’a karşıdırlar. Arap dünyası ile ilişkileri iyidirler. Irak-KDP, Kosret Resul Eli’nin başını çektiği YNK grubu da bunlarla olma çabasındadır.

Nuceyfiler’in durumu karışıktır. Bir liderleri Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısıdır. Elavi’ye yakındır ama her an tavır değişikliğine gidebilir. Bir kesimi kriminal konumdadırlar. Bu kesim Türkiye ile “Heşbi Vataniye“ askeri örgütlemeyi oluşturdular. Irak-KDP bölgesinde konumlanmıştır. Askeri olarak olduğu gibi siyasi olarakta pek bir etkileri yoktur. Önderleri vatana ihaneten aranmaktadır. Bir kısmı Türkiye’de, bir kısmı Hewler’de ikamet etmektedir. Bilgi kaynağımızın dediğine göre bunlar İyad Elavi ile hareket edeceklerdir. Türkiye’de bu Blok’u destekleyecektir.

YNK, seçim aritmetiğinde ciddiye alınmamaktadır. İzledikleri politika nedeniyle Kerkük dışında ciddi bir tabanı kalmamış durumdadır. Talabanilerin başında olduğu grup İran’a çok yakındır. Fakat buna rağmen şu an oluşan her üç Blok’lada ilişkileri sürmektedir. Süreç içinde yerleri netleşecektir.

Irak Dini Lideri Sistani, ruhani konumuyla rengini açıkça belli etmemektedir. İran karşıtlığı ile bilinmektedir. İranların sevmediği bir adamdır. İran onu yerine başkasını getirmeye uğraştılar ama başaramadılar. Şu an birbirlerini idare etmeye çalışmaktadırlar. Sistani, seçimlerde desteğini direk belirtmese de el altında Haydar Abadi’nin başını çektiği Blok’u destekleyeceği sanılmaktadır.

Irak’ta şu an böyle bir denklem var. Başından da belirtiğimiz gibi bu denklem her an değişebilir.

ABD ve Müttefik Güçler, Haydar Abadi’nin başını çektiği Blok’u desteklemekle Irak üstünde hakimiyetini perçinleşmeye çalışmaktadır. İran desteğindeki Haşbi Şabi çetelerine karşı Irak ordusunu güçlendirmeye çalışmaktadır. İran’ın Irak üstündeki hakimiyetine son vermeye çalışmaktadır. Eğer Haydar Abadi ve öngörülen Blok seçimlerle iktidarı alırlarsa bu mümkün olacaktır. Yok seçimlerde kaybederlerse ABD başta askeri seçenek olmak üzere her yönteme baş vurarak İran’ın Irak üstündeki hakimiyetine son vermeye çalışacaktır.

Yanı sıra ABD ve Müttefik Güçler tarafından Kürdistan’ın Güneyi’nde bir an önce genel seçimlere gidilmesi için geçici bir hükümetin kurulması için Güneyli sorumlulara baskı yapmaktadır. Bilgi kaynaklarımızın iddiasına göre ABD ve Müttefik Güçler, desteklediği Behram Salih ve Gorran Hareketi’ne vermektedir.

ABD’nin hem Irak, hem Kürdistan’ın Güneyine ilişkin planı tutarsa Irak ile Kürdistan’ın Güneyi demokratik bir sisteme kavuşturulacağı, Kürdler ile Araplar arasındaki sorunların ancak bu koşullarda çözüme kavuşacağı öngörülmektedir. Bu ortam sağlanmadan mevcut sorunlar çözülemez anlayışındadırlar. Bu sağlanmadan Kürdlerle Araplar arasında var olan ilişkiler netleşemeyecektir. Nasıl bir ilişki üzerinde süreç götürüleceği belirsizliğini koruyacaktır. Bağımsızlık dahil, Konfederasyon, tartışmalı bölgeleri sorunu, sınırlar, gümrük, gelir paylaşımı netleşemeyecektir. Bunların olabilmesi için hem Irak, hem Kürdistan’ın Güneyi’nde demokratik bir sistemin şartına bağlıdır denilmektedir.

ABD, AB, Haydar Abadi’nin başını çektiği Blok, Gorran Hareketi ve Behrem Salih Grubu bunun çabasını vermektedir. Başarırlar mı, başaramazlar mı bilemeyiz ama yapmaya çalıştıkları budur. Eğer bu plan tutmasa mevcut kaos devam edecektir. Bu da; İran ve müttefiği Nuri el Maliki ve Türkiye’nin işine gelecektir.

İstesekte, istemesekte genel tablo budur.

15 Kasım 2017