İKİ ADA HİKAYESİ VE YENİ ENTEGRASYON

706

M.Mamaş

17.Yüzyılda Avrupa kıtasında feodal prensliklerin,kapitalist üretim ilişkilerinin doğal bir sonucu olan sermayenin yoğunlaşarak merkezileşme zorlamalarına ya birleşerek  modern ulus devletlere dönüştükleri ya da tasfiye edildikleri o tarihsel kırılma döneminde; Osmanlı merkezi idaresinin, Safavilerle Ortadoğu’nun hükümranlığını belirleyecek savaşa 1514’te Çaldıran’da girdiğini ve kazandığını biliyoruz.Devamla,bu son olsun diye,”Kasr-ı Şirin” antlaşmasıyla Kürdistan’ın ikiye bölündüğünü de biliyoruz. Bu bölünmeye Kürt beyliklerinin itiraz etmediklerini de.

Avrupa kıtasında birleşen beyliklerin milli devlete dönüştüğü görüldüğünden,16 Kürt mirliği İdrisi Bidlisi liderliğinde toplanarak imparatorluk bünyesinde kapı gibi padişah fermanlı “Sancak” statüsüyle taltif edildiler. Bu, merkezileşmeye ve oradan milli devlete ilerleyebilecek Kürtlerin politik-idari üst yapılar aracılığıyla gerçekleştirilen ilk entegrasyon örneğidir.

Merkezi idarenin güçlü olduğu dönemlerde otonom/yarı otonom yapılar idari yapıyı pekiştiren bir çözeltiiken, zayıflama dönemlerinde çözücü rol oynarlar.

Kürtlerin, bunun yarattığı hasarın bilincine varması yüzyıllar almıştır, hala da durumu tam kavradığımız söylenemez. 16 Kürt beyliğinin aracılığıyla gerçekleştirilen entegrasyonun üzerinden yüzyıllar geçmiş, bu arada Kıta Avrupasında güçlü milli devlet yapıları oluşmuş,sanayi devriminin etkisiyle emtia artmış,yeni pazarlar ve hammadde ihtiyacı için ülkeler işgal edilerek sömürgecilik devri başlamıştır.Bizim entegrasyoncu Mirliklerimiz nihayet tarihin 200 yıl gerisine düştüklerini ve neler kaybettiklerini anlama sürecine girmişlerdir, kısmen.

Tabii, Osmanlının Mısır Hidivi ve aynı zamanda Arnavut olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Nizip’te ağır bir yenilgiye uğrattığı Osmanlıyı önüne katarak Kütahya’ya kadar ilerlemiştir. Fransa ve Britanya’nın orada durması “tavsiyesine” uyarak öldürücü darbeyi indirmeden geri döner.

Osmanlının bu yaralı halini ve çizilmiş imajını düşünen Kürt Mirlikleri kaybettiklerine içerleyerek bunu fırsata dönüştürmek isterler ama münferiden. Ortada yüzlerce yıllık bir aşındırma vardır ve kolayından organize bilinç ve harekat tarzı yaratılamıyor. Mir Bedirxan’dan önce Botan Miri kardeşi Sevdîn Osmanlıya başkaldırır. Ne hazindir ki Mir Bedirxan Osmanlı ordusuyla birlikte kendi kardeşinin bu isyanını acımasızca bastırır. Sonra kendisi başkaldırır. O da Sevdin’in oğlu Yêzdanşêr’in ihanetine uğrar. Sonra Yêzdanşêr başkaldırır.

Tarih şımarık ve acımasız bir hesap sorucudur adeta.

Mir Bedirxan tutuklanarak Girit adasına yerleştirildi ve ilginç bir metamorfozla Osmanlıya başkaldıran Giritli ulusalcıları bastırmak için ordunun başına getirildi ve isyan bastırıldı.

Sonuçta Kürdistan’da Mirlikler bilindiği şekliyle tasfiye edildiler.

20.Yüzyılın dünya ve Ortadoğu statüsünün bozulduğu bu gün, yani 21.Yüzyıl, belki de zamanı geriye sarma kabilinden milli devletimizi kurma olanaklarının değerlendirilebileceği bu gün, nasıl ki Mirliklere “Sancak” statüsü verildiyse, şimdi de Emirlikler,partiler,parçalar şeklinde kendinde mukim politik preslikler inşa edilmesi için her araç kullanılıyor. Başur’da bir Emaret ve orada PDK-YNK Mirliği,Rojava’da PYD Mirliği vd…

Her Mirlik kendini millet olarak görmekte ve diğerini hasım olarak değerlendirmektedir. Diğerinin varlığına rıza göstermez ve onu her tür araçla tasfiye etmeye çalışmakta,hatta faaliyetlerini fiziki zor yoluyla engellemektedir. Böylece Mirlikler iyice kemikleşmekte, ulus bilinci ise cıvıklaşmaktadır.

Kürdistan’ı sömürgeleştirenler bu politik Mirlikleri tahkim ederek millet olmayı akamete uğratıyor ve böylelikle Kürtlerin 21.Yüzyılda devletleşmesini engellemektedirler. Bu politik Mirlikler statü veya 17.Yüzyılda olduğu gibi “Sancaklık” elde ederek taltif olmak istiyor. Bu da yeni entegrasyon projesidir. Kuzey’deki şekli ”Türkiyelileştirmedir”…

17.Yüzyıldaki entegrasyonun sonunu ve Mir Bedirxan’ın Girit’teki metamorfozunu alın,bir de Türkiyelileşme entegrasyonunu ve A.Öcalan’ nın İmralı’daki Metamorfozunu birleştirin.

Sonuç: Adaları sevemedik!

M.MAMAŞ

16/05/2014