HAYALLER YERİNE REALİST BAKIŞIMIZI ÖNE ALALIM!

631

Bahoz Şavata

Kürd siyasal yapılarının hataları onların Ķürdistan için ileri yada geri bir programı savunması değildir.

Başarısızlıķlarımızda aktivist yapıların sorunu; Kuzey Kürdistan’da meseleyi ele alış yöntemlerinden ve Kuzey Kürdistan’ın farklı uluslararası stratejik konumunu göz önüne almamaktan kaynaklanıyor.

Örneğin Türkiye Devleti’nin Batılı ülkeler tarafından korunduğu koşullarda PKK’nin kendisinin uygun olmadığı uluslararası ittifak ve askeri koşullarda silahlı savaş siyasetine sokması yenilgiyi beraberinde getiriyor.

PKK’nin angaje olduğu kendisine destek sunan bölgesel ilişkilerin de onu girdiği savaşta ne kadar zayıf bıraktığı gözler önündedir.
Çünkü doğulu ve bölgedeki mezhebi ittifaklar (İran-Irak-Suriye) stratejik olarak Kürd milli mücadelesinin talepleri ile çatışır.

Nitekim PKK, bu bakımdan yanlış bir angajmana sahiptir. Doğu adına Rusya ve Çin bir NATO ülkesi olan T.C. Devletini stratejik olarak karşısına almaz. Ancak taraflar arasında düşük yoğunluklu çatışmalar mümkündür. Nitekim Rus savaş uçağının Türk tarafınca düşürülmesi sonrası gelişen ve artan krizin bu savaşa yansıyan yanları vardır.

Benzer bir şekilde İran, Irak ve Suriye de artan mezhebi çatışmalar hiç bir zaman mezhebi zeminin dışına taşmaması için azami dikkat gösterir. Bölge gerici sömürgeci devletlerince (TC, İRAN, SURİYE ve IRAK) yaşanan geçmiş tarihte de bu duyarlılık gözlenmiştir.

(Gerilla Savaşı konusunda PKK için yaptığımız askeri stratejik tespitin benzerini tersten son günlerde Gerilla Savaş siyasetini yeniden tercih eden KDP-İ için de söyleyebiliriz.)

Kürd siyasal yapıları artık Gerilla Savaşı donanımı ile hiçbir yerde zafer elde edilemiyeceğini görmelidir. Bu savaş tarzına hiç kimsenin ihtiyaç duymadığını bilmeliyiz. Üstelik bu savaş tarzı artık Kürd halkına zarar vermektedir.

Kürdistan’da son savaşım deneyimleri de dikkate alınırsa savaş siyaseti, savunma konsepti askeri lojistik düzeyi dikkate alınarak ancak yapılabilir.

Tıpkı Güney Kürdistan’da ve Rojava savaş ve kurtuluş deneyimlerinde olduğu gibi güç üstünlüğünü savaş alanında sağlayan uluslararası ciddi destekler ile Kürd askeri kuvvetlerince ancak savaş konsepti oluşur. Zafer elde edilebilir.

Batı perspektifli bölgesel politikalara uygun düşen Kürdistan’da Kuzey parçası hariç, Batı tendaslı özgürleşme gelişimi görünüyor.

Bu şartlarda Kuzey Kürdistan siyasal yapıları savaş siyaseti yerine Batılı uluslararası güçlerce demokratik mücadele seçeneğine zaten zorlanmaktadır.

Ayrıca radikal değişimlerin Kuzeyde yaşanmayacağı sosyolojik, siyasal ve idari birçok veri ile gözlendiği de bilinmektedir. HDP’nin son 1 Haziran Genel Seçim %13.5 luk başarısı bu yolu işaret etmişti. PKK’nin en büyük hatası bu gerçeklere rağmen inanmadığı savaş siyasetine angaje olmasıdır.

Kürd çevrelerin sorunları ele almanın programatik ideolojik perspektifleri yerine realist bir bakışla politik angajmalarını tercih etmesi daha yerindedir. Çünkü bölgenin geleceği, öncelikle uluslararası güçlerin angaje oldukları bölgesel programlara bağlıdır. Bu bakımdan bizlerin ne hayalleri ne de ileri sosyal yada milli hasassiyetleri ile oluşmuş perspektifleri/siyasetleri
bu süreçte önemli değildir.

Realize edilecek her hak kazanımı, bizlerin stratejik milli hedeflerimizden öndedir. Bunu gözden kaçırırsak iç tartışmalarımızda da birbirimize faydalı olamayız.