GERÇEK LİDERLE SAHTE LİDER ARASINDA FARK

251

Ahmet Zeki Okçuoğlu

Gerçek liderin özü sözü birdir, arkadan iş çevirmez.

Sahte lider, iyi yüzlüdür, insanların yüzüne karşı bir şey, arkasında başka bir şey söyler; arkadan iş çevirir.

Gerçek lider dava adamıdır, uğruna mücadele ettiği dava uğruna her şeyi göze alır.

Sahte lider bir dava değil, hırsları (para, makam, şan, şöhret) için mücadele eder. Hırsları uğruna O’nun feda etmeyeceği dava yoktur.
Gerçek lider gücünü birlikten, sahte lider ihtilaftan alır.Gerçek lider kurtuluşa, sahte lider felakete götürür.

Birkaç gün önce Kerkük Valisi Necmettin Kerim, Kürdistan bayrağını göndere çekerek Kürdistan’ın hasret kaldığı gerçek lider örneği sergiledi. Kürdistan Bölgesi, çeyrek yüzyıllık tarihinde ilk defa böyle bir gelişmeye şahit oluyordu.

Kerkük’te Kürt bayrağının göndere çekilmesi, Kürdistan’ın bu değerli parçasının anavatana katılması yönünde atılmış önemli bir adımdı.
Kerkük Parlamentosu, bundan iki gün sonra da, anavatana katılma referandumu yapma kararı aldı.

Kerkük Vilayeti Parlamentosu Necmettin Kerimi liderliğinde bu tarihi adımları atmaya hazırlanırken, Kürdistan Bölgesi’nin sözde Başbakanı Neçirvan Barzani Türklerle birlikte bu tarihi gelişmeye karşı planlar yapıyordu.

Kürtlerle ilgili her olumlu gelişme gibi, Kerkük Parlamentosu‘nun Kürt bayrağı göndere çekmeyi görüşeceği haberi Türk yönetimini çok rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk hükümeti adına Türk Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın, Kürdistan Bölgesi sözde başbakanı Neçirvan Barzani‘ye telefon ederek, Kerkük’ün birçok etnik grubun yaşadığı bir şehir olduğunu, bu nedenle bölgede yaşanan süreci yakından takip ettiklerini ve burada yapılacak oylamayı doğru bulmadıklarını söylüyor. Kürdistan Bölgesi sözde Başbakanı Neçirvan Barzani Türk Dışişleri Müsteşarına, bu konuda duydukları endişeyi paylaştığını söylüyor ve “artık oylama olur, ama oylamadan ‘evet’ çıksa da biz bu bayrağı asmayı düşünmüyoruz.” diyor.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymuyor…

Kürtler arasında yaygın tabirle “Kürdistan’ın kalbi” olan Kerkük‘le ilgili alınan bu tarihi kararla ilgili görüşmede Neçirvan Barzani’nin partisi PDK, Kürt bayrağının göndere çekilmesi teklifini engelleyemediği gibi, aksine diğer Kürt partileriyle işbirliği yaparak onu desteklemek zorunda kalıyor. Yine aynı nedenle Neçirvan Barzani, Türk Dışişleri Müsteşarına verdiği, alınacak “evet” kararını yerine getirmeyecekleri sözünü de tutamıyor. Dahası PDK, bu kararın Kürdistan’da yarattığı büyük coşku karşısında sessiz kalmayarak yayınladığı bildiride Kerkük‘ün Kürdistan’ın bir parçası olduğunun altını çizdikten sonra ona şu övgüleri diziyor:

“Verilen bunca emek ve ödenen bunca bedelden sonra bugün ilk defa yasal ve resmi olarak Kerkük İl Parlamentosu, Kerkük’teki resmi kurumlarda Irak bayrağının yanında Kürdistan bayrağının da göndere çekilmesi kararını onaylamıştır. Biz, Kürdistan yönetiminde bulunmayan bölgedeki halkımızın sorunlarının çözümü için bunun tarihi ve çok önemli bir karar olduğunu belirtiyoruz. Ne geçmişte, ne bugün ve ne de gelecekte, Kerkük hiç bir zaman Kürdistan’dan ayrı bir parça olmamıştır, olmayacaktır. Bu vesileyle Kerkük İl Parlamentosu ve Kerkük halkının bu kararını sonuna kadar desteklediğimizi bildiririz. Bize göre bu, Kürdistan özgürlük mücadelesinde canını veren bütün şehitlerin ve tüm Kürdistan halkının kararıdır.”

PDK’nin Kerkük’le ilgili yaptığı bu açıklamayı okurken, Irak Ordusu’nun IŞİD karşısında bozguna uğradığı sırada bu kentin savunmasını pêşmerge üstlendiğinde Neçirvan Barzani‘nin, oldu bittiye getirilerek bu kentin Kürdistan Bölgesine dahil edilmesi cihetine kesinlikle gidilmeyeceği, günü geldiğinde pêşmergenin buradan çekileceği açıklaması hatırlandığında, doğru bir liderlik altında yerinde ve zamanında attığı adımla meselenin nereden nereye geldiğini anlamakta yararlı olmaktadır.

Necmettin Kerim‘in gerçek liderliği altında Kerkük Parlamentosu’nun aldığı bu iki tarihi karar, Güney Kürdistan’ın en hassas konusu olan Kerkük‘ün anavatana katılması yönünde belirleyici olmuştur.

Bundan da önemlisi, Kerkük parlamentosunun bu kararları, Kürdistan Bölgesinin en çok ihtiyaç duyduğu milli birlik sağlanarak ve birliğin çatısı olan parlamentoda alınmış olmasıdır.

Başta Kürdistan Bölgesi olmak üzere bu tarihi tecrübenin ortaya koyduğu öğretici bir ders de, gerçek liderlikle sahte liderlik arasındaki farkı ortaya koyması…

Kürtlerin, sahte liderler tarafında mahkûm edildiği ve on yıllardan beri sürüp gelen ve zaman zaman kanlı boyutlar kazanan iç çekişmeleri aşarak milli birlikle bağımsızlığını elde etmesinin ancak Necmettin Kerim gibi gerçek liderlerin öncülüğünde mümkün olduğu…

03 Nisan 2017