GELECEK NASIL İNŞA EDİLMELİ?

176

H.Hüseyin Yıldırım

Kürdistan bir ülke, Kürd milletinin anavatanı. Birçok azınlığın da yerleşim alanı. Birçok dil, din, mezhep ile bir mozaik ülke. Kültürleriyle, örf ve adetleriyle Kürdistan’ın bir zenginliği.

Mevcut durumuyla bir cehennem ama cennete dönüştürmek mümkündür.

Hedefimiz bu olmalıdır.

Azınlıkları bir yana bıraksak bile Kürd toplumu içinde birçok sorunu barındırmaktadır. Kurmanç, Zaza, Soran, Gorani… gibi çoklu diyalektiyle; İslam, Yahudi, Hıristiyan, materyalist, Sünni, Alevi, Şii, Ezidî, Kakaî, Yarsanî, Şebek gibi sayısız mezhebiyle, mozaik bir toplumuz.

Bu saydıklarım din, mezhep ve diyalektler hepsi birer konu ve sorun aynı zamanda. Hepsi birbiriyle kavgalı.

Bu nasıl çözülecek?

Nasıl tek bir bayrak altında birbirlerinin varlığını kabul eder duruma getirilecek?

Bunun yol ve yöntemi ne olacak?

Bu ve benzer sorunları Kürd siyasal dünyası açıklığa kavuşturmak zorundadır.

Bana göre bunun temeli bağımsız demokratik bir Kürdistan’dır.

Kürdistan bağımsızlığa, demokrasiye ulaşmadan mevcut sorunlar ağırlaşarak devam edecektir.

Kürdistan’da mevcut olan diyalektler, din ve mezheplerin üstü örtülerek soruna yaklaşılamaz. Yaklaşılırsa ötekileştirilir. Onu kendi zemininde kabul ile ancak Kürd milli çatısı altında demokratik hak ve özgürlükler temelinde yan yana kardeşçe yaşanabilinir hale getirmek mümkündür.

Buna ulaşmak için bu diyalekt, din ve mezheplerin istemlerini çok iyi formüle etmek gerek. Bunun birçok yolu var. Dünyada bu sorunları demokratik temelde çözen örnekler var.

Bu sorunlar katı merkeziyetçi yaklaşımlarla çözülmez. Ancak anlaşarak, karşılıklı tolerans gösterilerek aşılır.

Kürdçenin diyalektlerini ele alın. Bu farklı diyalektleri konuşan insanlarımız birbirlerini anlamıyor.

Anlamaları için ne yapılmalı ve ne vakte kadar bununla yüzleşiriz?

Bir yolu, mevcut olan diyalektlerin harmanlaşarak ortak bir dil oluşturmakla mümkün.

İkinci yol, bu diyalektleri konuşan kesimlere bağımsız Kürdistan koşullarında özel bir statü tanınarak çözmek mümkün.

Ama her halükarda bu iki yol ve yöntem bu sorunları bugünden çözecek kudrette değildir, ancak bağımsız ve demokratik Kürdistan koşullarında çözmek mümkündür.

Şu an gündemde olduğu için Êzidî Kürdlerin sorununa bakalım.

Êzidîlerin kendilerini yarın nasıl özgür hissedebileceği, nasıl bir statüde yaşamak istedikleri sorunu günceldir.

Kürd politik çevresi bu soruna şimdiden cevap vermek zorundadır.

Bu sorun, sadece “Kürdistan’a bağlanacaksınız“ demekle çözülmüyor.
êzidîler buna inanmıyor.

Geçmişte yaşadıkları trajediler bunu kendilerine hissettiriyor ve söyletiyor.

Haksız da değiller…

Bu nedenle Êzidî halkın onayı, kabulü olmadan yukarıdan askeri zapt-ı rapt ile çözülmez. Çözülseydi bugün Şengal’de olan biten olumsuzluklar yaşanmazdı.

Diğer sorunlar da Êzidî sorunlarına benzer sorunlardır.

Şu an Irak-KDP, YNK ve GORRAN HAREKETİ arasında yaşanan sorunlar da özünde Soran ve Behdinan sorunundan kaynaklıdır.

Zaza sorunu tartışılıyor.

“Zazalar Kürd’tür“ demekle bu sorun ortadan kalkmıyor.

O zaman bu sorun nasıl çözülecek konusu açığa çıkarılmak zorundadır.

Bu da ancak tartışılarak haledilebilir. Sorunlar tartışılmadan üstü örtülerek çözülemez. Tartışmaya açıldığında da kimi çevreler gard vaziyeti alıp “Ne yapıyorsun?“ ile saldırı düzenlemekle de aşılmaz.

Mehmet Mamaş arkadaşımız Şengal’le ilgili bir düşünce ortaya attı. Doğru veya yanlış. Fakat bir çözüm yöntemi. Bu düşünceyi demokratik normlar içerisinde tartışmak gerekirken, “ihanet ve delalet “ ile suçlamak mantığıyla sorunlarımıza çözüm getiremeyiz.

O halde tüm sorunlarımızı demokratik kurallar çerçevesinde tartışabilmeyiz.

Şimdiden geleceğin bağımsız demokratik Kürdistan’ın inşa modelini
ortaya çıkarmalıyız.

Bunun için herkesin çözüm projeleri geliştirmesi gerekiyor….

13 Mart 2017