GECİKMİŞ KEMALİSTLER VE MEVZİLENMİŞ MİLLİYETÇİ KÜRTLER

961

M.Mamaş

Sömürge halklarının o denli karmaşık çarpıtmalara ve başkalaşımlara maruz bırakılmış olması normal şartlarda anlaşılması güç bir tipoloji yaratabiliyor. Olay, F.Fanon’un kitaplaştırdıklarından ağır olmasının yanısıra  bir o kadar da anlaşılmaz, hatta hastalıklıdır. F.Fanon, ekseriyetle tek bir devletin sömürgeleştirdiği ülkelerin ezilenlerinin düşünme ve davranışını irdeler. Ulusal benlikleri parçalandığı için sömürgeciye attıkları ilk kurşunu aslında kendi yabancılaştırılmış benliğine sıktığını belirtir ki, PKK uzun bir dönem 15 Ağustos Atılımı’nı  bu “ilk kurşun” esprisiyle bir tutardı.

Gelin görün ki biz tek bir devletin değil dört ayrı devletin sömürgesi olduğumuzdan, dört ayrı baskı çeşidi, kültürü ve politik sistemin rezonansında biçimlenmiş bir hareketin ilk kurşunu düşmana atarken son kurşunu da kendisine sıkmayacağının garantisi yoktur.Yeterli patolojik altyapıya sahiptir sömürge insanı.

Zihin dünyamızın çarpıtılması uzun geçmişi olan bir konu olmakla beraber özellikle günceldir de.

A.Öcalan’ın o sevdiği kavramla “hastalıklı sömürge toplumunun”, tüm dünyada bağımsızlık dışında radikal bir çözümü yokken, bizimkilerin TC’ye iltihak etmek için başdöndürücü bir efor sarfettiğini ve bütün zerafetiyle Kemalistleşmeye çalıştığının en son kanıtını Aysel Tuğluk’un Taha Akyol’a arzettiği mektupta okumadık mı! Kemalizme  iltica başvurularından bir hoşluk duydukları yalan mı? Ortalık amonyak gibi kokuyor.

Milli taleplerimizi Türkiyelileşme söylemi ve  gecikmiş Kemalizm aşkıyla bu bataklıkta çürütmeye çalışıyorlar. A.Tuğluk’un “Kürt milliyetçileri mevzi aldı ama A.Öcalan bunu aşacak güçtedir” vurgusu bunun teminat adresini işaret ediyor. Zıddına dönüşmenin ifradı, resmi devlet dilini kullandıklarının hazin tablosuna bakın.

Artık Hakan(lı) Fidan’lı bir Öcalan’ımız var ve Kürt halkına yeni bir format atarak Kürdistan mücadelesini yozlaştırıp Türk egemenlik sisteminin içinde elimine etmek istiyorlar. Bu yeni formatla fiili direnç gösteren kadroları tasfiye edebilirler desem kulağınıza kar suyu kaçırmış olur muyum acaba? A.Öcalan devlete “yeni format lazım” diyor ya, aklıma nedense Paris’te öldürülen üç Kürt kadını geliyor, yeni formatın ön etüdü müydü diye düşünmekten korkuyor insan.

TC’nin Kürtlerin iltihakçılarına Kemalist kulvarını, yurtsever halka ” İslam şemsiyesi”nin altında toplanın dediği açık. Peki A.Tuğluk’un “mevzi tutan milliyetçileri” ne olacak? Gücümüz onlara yeter diyor.

Öncelikle şu ince ayrımı yapmakta fayda var: biz milliyetçi değil milli kurtuluşçuyuz. Ülkemiz TC tarafından sömürgeleştirildiği için ulusal bağımsızlıkçıyız. Sanki kendisine lutfedip vermişler de, ”hayır bağımsızlık, federasyon istemiyorum” diyen Öcalan’dan bariz farkımız budur. Ne TC’ye iltihak ne de Türkçülük kabilinden bir milliyetçiliğe sahibiz. Anti-sömürgeci milli kurtuluşçularız.

Boşuna çırpınmayın, bağımsızlık ruhunu yok edecek son kurşunu asla bulamazsınız. Bu ruhu, Demirci Kawa binlerce yıl önce Ninowa burçlarında yaktığı ateşle Kürt halkına armağan etti.

Onu alamazsınız…

M.MAMAŞ

17/09/2013