G.Kürdistan’da Sevindirici Gelişmeler

1485

Rojhat Badikî

PDK ve Kuzey Kürdistan Varyantlarının, GORRAN hareketi lideri Nawshirvan’ a, İnsani ve ahlaki sınırları aşan saldırılarda bulundular. Düşmanı ile savaşırken Bile barış için yüzyüze geldiğinde ‘’ Utanılacak ‘’ hareket davranışlarda bulunulmaz, barışta birbirinin yüzüne bakacak konuşacak zemin bırakılır. Ama bu kesim tüm köprüleri yıktı, Şimdi ise PDK yetkilileri Nawshirvan olmadan Kürdistan’ daki siyasi ekonomik kriz çözülmez diyorlar.

Daha Önce Parastin ( Mesrur Barzani’ nin Denetimindeki İstihbarat ) üst yetkililerinden Nezhat, Kak Mesud ve Kak Nawshirvan’ ın 91 Raperin ruhu ile bir araya gelmeleri, Güney Kürdistan’ daki siyasi ekonomik sorunlara bir çözüm bulmaları için elele vermelerini gerektiğini bir makalede yazmıştı. Şimdi ise PDK Kürdistan Parlamento üyesi Firset Sofi Kak Nawshirvan ile Kak Mesud bir telefon görüşmesi ile Kürdistan’ da yaşanılan Siyasi-Ekonomik krize çözüm getirebileceklerini Nawa Radiosuna açıkladı…

Sayın Mesud Barzani Münih Güvenlik Konferansına çağrıldı ama Konferans paneline adı yazılmadı. Konferansta Konuşmadı. Kürdistan Bölgesi Dış İlişkiler Sorumlusu Felah Mustafa Randevulara bağladı. Farklı kaynaklarda farklı görüşler dile getiriyorlar.

Batı ve ABD yetkililerinin Kürtlerin kendi evlerindeki kargaşa ve sorunlara bir çözüm getirmeden Bağımsızlık ilan edeceğini söylüyorlar, önce kendi evinin içini düzelt sonra Bağımsızlıktan konuşun diyorlar.

Türkiye YPG güçlerinin Kürt bölgeleri arasındaki boşluğu ortadan kaldırmak için başlattığı harekette şiddetle karşı çıkıyor savaş ilanı sayıyor ve YPG güçlerine saldırıyor.

Türkiye’ nin Kuzey Kürdistan’ da katliam, Güneybatı Kürdistan kazanımlarını yok etmek için savaş ve Güney Kürdistan’ da siyasi-ekonomik krizin baş sorumlusu iken İmralı-Qandil ve PDK’ nin TC ve Erdoğan’ a ‘’ gülümsemeleri ‘’ handikap değil mi…? Tek birleşik ortak noktalarının bu olması tuhaf değil mi yoksa, yanılıyor muyum….?

Yarın, onu-bunu suçlamadan önce bu gün neden Kürdistan ulusal bağımsız mücedelesinin en büyük avantajını neden ve nasıl kaçırdık tartışmalarına başlamadan GORRAN hareketinin öne sürdü ve ben ve benim gibi düşünce on binlerce yurtseverin de ısrarla savunduğu:

”Kürdistan Bölgesindeki tüm güç ve siyasi taraflar birlikte ortak bir çalışma programı oluşturması zorunludur. Kürdistan’ ın diğer parçaları yüksek ulusal çıkarlar temelinde, birbirine saygı ve içişlerine müdahale etmeden, birbirleri ile yardımlaşma ve dayanışma temelinde güçlü ilişki kurulmalıdır.

Kürdistan’ ın Bağımsızlığı için Ortak stratejik plan oluşturularak, Kürdistan Bölge Hükümeti yolu ile ulusal güvenlik ve ulusal çıkarlar doğrultusunda güçlü bir şekilde Merkezi Hükümet, Bölge ve uluslararası alanda ilişki kurup geliştirmelidir. Kürtler bu yöntemle Figüran değil aktörü olabilir.’’

Ulusal stratejik bir çalışma planın Hayata geçirmek ve bu yönde kamuoyu baskısını oluşturmak görev olarak önümüzde durmuyor mu?

Acaba, bunca küfür ve Hakaretten sonra kısmen de olsa yanlışlardan dönmek, olumlu bir sinyal olarak algılayabilir miyiz?

Türk Devletinin Kürtleri tarihten silmek için Azgınlaştığı ve barbarlaştığı bu süreçte, TC’ ye gösterdiğimiz toleransı neden kendimize tanımıyoruz?

Bu gün geç olmadan, Çocuklarımız ve Kürdistan için….