EY HALKIM SEN NEREDESİN?

785

Mahmut Alınak

Aslında bazı partiler hakkında yazı yazmamaya karar vermiştim, çünkü benim işim bu sömürgeci düzenledir, onlarla değil. Bir şey söyleyeceksem onu projelerim ve pratiğimle söylemeliyim. Yoksa boşuna gevezelik etmiş olurum. Gel gelelim o partiler bazen insanın ağzını açıkta bırakan düzen yanlısı öyle ataklar yapıyorlar ki, susmak halka ihanetle eşdeğer hale geliyor. İnsan susunca kendine saygısı kalmıyor.

Hepsini kendi kardeşlerim olarak hissettiğim taraftarlarının hatırı için partinin adını vermeyeceğim. O parti dün meclise bir genel görüşme önergesi verdi. Bu ibretlik önergede bakın ne diyor:

“Rusya ile doğalgaz, turizm başta olmak üzere birçok alan üzerinden gelişen devasa ekonomik kapasitenin hasar görmemesi kaçınılmazdır. Rusya uçağının düşürüldüğü gün borsanın büyük zarar görmesi ve doların ani yükselişi ekonomide alarmların çalmasına neden olmuştur. Bölgesel barış konusunda başat öznelerden biri olan, Çin ve İran’la koordineli hareket eden Rusya’yla bu tarz sorunlar yaşamak, Türkiye’ye her açıdan zarar getirecek bir duruma tekabül etmektedir…”

Bu önerge, bu ceberut düzeni sürdürmekle görevli olan bildik partiler tarafından verilmiş olsa garipsemez, ‘Onların görevi meclisi parlatmak ve bu düzene hizmet etmektir,’ der geçerdim. Peki, ya bu partiye ne demeli? Önergedeki sözlere bakılırsa sanki düzenin bekçisi… Hem düzenle el ele, hem de halkla. Bir elinde mazlumlar, garibanlar, açlar, sefiller; diğer elinde halkın canına okuyan zorbalar, katiller, kan içiciler…

Şimdi sormak gerekmiyor mu? Sen kimin tarafındasın? Önergede, “Doğalgaz ve turizm ekonomisi hasar görecek,” diyorsun. Sen devletin doğalgaz bekçisi ve halkı iliklerine kadar sömüren bu sömürgeci ekonominin militanı mısın? “Borsa zarar etti,” diye feryat ediyorsun. Sen borsanın tellâlı mısın? Halkın kaç kuruşu var o borsada? “Rusya ile sorunlar Türkiye’ye zarar verecek,” diyorsun. Sen bu zorba düzenin danışmanı mısın?

Nusaybin, Cizre, Silopi, Silvan, Şırnak ve Yüksekova’ da halka karşı korkunç bir savaş yürütülüyor. Aslında bu düzen günlük hayatta tüm halklara karşı amansız bir savaş yürütüyor. Kalkan her başı balyozla eziyor. Bu savaş senin üstüne titrediğin, gözyaşı döktüğün bu ekonomiyle beslenirken, sen nasıl olur da, ekonomi kan kaybediyor, diye telaşlanıyorsun? Bu ekonomi halkın değil egemenlerin ekonomisi olduğuna göre, sen kime hizmet ediyorsun? İnsanları, sarf ettiğin sözlerin arkasındaki niyeti okuyamayacak kadar kör ve akılsız mı sanıyorsun?

Putin ve Tayyip Erdoğan’a, “Bölge barışı için kol kola girin,” diye akıl vermeye kalkışıyorsun. Yani diktatörlüklerini selametle sürdürmelerini tavsiye ediyorsun.

Ha Putin, ha Tayyip… Biri yeni Çar, diğeri yeni Padişah! Onların birbirinden hiçbir farkları yok. İkisi de halkları hapsettikleri dikenli teller arasında demir yumrukla yönetiyorlar. Halkların yeri onların yanı olamaz. Ezilen halklara düşen görev, ülke ve milliyet farkı gözetmeden el ele vermek, onları ve onların temsil ettikleri düzenleri alaşağı etmektir. Hal böyle iken, sen kalkmış Tayyip Erdoğan ve Putin’e, “Barış içinde halklara kan kusturun,”diye akıl veriyorsun!

Ey halkım, sen neredesin?

alinakmahmut@hotmail.com