“DIŞKENAR DEVLET”

705

 

M.Mamaş

“Biliniyor, 2013 yılının ilk günü, yine benzer bir şekilde Lice’de, Amed Eyalet Komutanımız Numan arkadaş ve beraberindeki 9 arkadaşımıza dönük de saldırı yapıldı. Bu saldırı çözüm sürecini sabote etmek amacıyla Paralel Devlet tarafından gerçekleştirildi. İşte Paris Katliamı bu saldırının devamıdır ve Türkiye’deki Paralel Devlet’in esas uluslararası boyutu olan NATO Gladiosu tarafından yapılmıştır.”  Murat Karayılan

“Türkiye’de resmi devletin dışında bir de oluşan paralel devletler vardır. Mesela Gülen cemaati paralel bir devlettir. İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri paralel birer devlettir. Paralel devletlerin birbiriyle ortaklaştığı ciddi bir çıkar ilişkisi vardır. Paralel devlet Gladyo devletidir, NATO destekli cemaatin ve lobilerin illegal devlet örgütlenmesidir. Asıl amacı, Türkiye’nin demokratikleşmesini engellemektir.”  KCK Eşbaşkanı Besê Hozat

Yukarıdaki beyanatlar KCK-PKK’nin en yetkili iki insanının yaptığı değerlendirmelerdir. Aynı açıklamayı Cemil Bayık da yapmıştı. Resmi devlet terminolojisi kullanmaları bir yana; anlaşılacağı üzre AKP-Cemaat çatışmasında İmralı’dan alınan direktiflerle AKP’den yana safa durmak için psikolojik iklimlendirme ve altyapı çalışması yapılıyor. “Derin Devlet”, “Paralel Devlet” derken böylelikle yeni bir “Dışkenar Devlet” oluşturuluyor. “Dışkenar Devlet”  İmralı tesislerinin ürünüdür. Güncel amacı Kürdistanlıları TC’nin iç iktidar savaşının yedeğine sürüklemektir.

Kürdistan halkları yüzyıldır devletin bizi düşürdüğü bu oyunun figüranı olamaz, olmamalıdır.

AKP-Cemaat çatışması TC egemenlerinin iç iktidar ve rant savaşı olduğu kadar aynı zamanda Ortadoğu özgülünde uluslararası sebepleri olan bir operasyondur.

ABD  yolsuzluk operasyonlarından aylar önce Halk Bankası’nın İran’nın parasını akladığını açıklamasına rağmen TC anlaşılan uyarıyı dikkate almadı.Hem bu alan Britanya’nın ihtisas alanıydı, dolayısıyla da İsrail’in. AKP-Cemaat çatışmasına bir bu açıdan bakalım.

İkincisi,Güney Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile TC arasında yeni bir petrol boru hattı döşenmişti. ABD bundan rahatsızdı. Buna göz yumulacağı  hesaplanmıştı ama olmadı. TC petrol ödemesini Halk Bank üzerinden Barzani’ye aktaracaktı.

Yolsuzluk operasyonu ve beraberindeki fırtına bu iki önemli olaydan dolayı geldi. Bir de  Suriye örneğinde olduğu gibi TC’nin başına buyruk politikası ABD’yi harekete geçirdi. Kendi oyun sahasında gecekondu yapımına izin vermeyeceğini bu operasyonla ilan etti. AKP’ye balans ayarı verdiler. Görevden alınan Emniyet mensupları neyi değiştirir? Yerine atananlar da ABD’nin adamları değil mi?

Sonuçta İran’nın TC ile olan 87 milyar dolarlık kara para trafiği deşifre edildi ve Barzani ile TC arasındaki boru hattından akacak petrolün ödemesinin Morgan Bank üzerinden yapılmasına karar verildi. Dolayısıyla sular biraz duruldu. AKP, ” ölümü görüp sıtmaya razı mı olacak?” yoksa “Başkan’ın Adamlarına” had mi bildirecek?

Türkiye’de gerçek derin devletin ABD olduğu bilindiğine göre şu KCK yetkililerinin AKP ile flörtleri komik mi, trajik mi siz karar verin!

Gezi eylemi, Cemaat operasyonu zannımca ılımlı İslam projesinin raf ömrünün dolduğunun ilanı-Mısır’daki Müslüman Kardeşlerin iktidardan alınmaları da ayrıca dikkate değer değil mi?

Kürdistan halkları TC’nin iç iktidar savaşının yedeklenen gücü olmak yerine mutlaka kendi bağımsız devletini kurmak için mücadelesini sürdürmelidirler. Sömürgecisinin manüplasyonlarına, onların iç iktidar savaşının enstrümanına dönüşmemelidir.

Paris cinayetleri bu aşağılık rant dalaşının aleti yapılmamalıdır. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilmelerinin tanımlı o devletlerin ana kumanda  merkezi olan TC’nin işlediği bilininmiyor mu?  ”Paralel yalanlara” ve tahrifatlara niçin alet oluyorsunuz!

Henüz birkaç gün önce Roboski askeri mahkemesi tutanaklarında bombalama emrinin devletin en tepesinden onay aldığı ortaya çıkmadı mı! Hala hangi paraleldesiniz?  Bu paralel devlet esrimeleriyle, yurtsever Kürdistan halklarının zihninde bu çarpıtmalar yoluyla esas devleti gizlemek kime hizmet demek acaba?

1996 Susurluk kazasından sonra tutturulan “Derin Devlet” kavramıyla esası yani TC arındırılıp temize çıkarılmadı mı? Devletin bu tür “barsak temizliği” yaparak kendisini onardığı- güçlendirdiği bilinmiyor mu?

Bu da bir oyundur sevgili Kürdistanlılar, lütfen piyon olmayalım.

“Derin Devlet”, “Paralel Devlet”, “Dışkenar Devlet” ve yarın belki de “İkizkenar Devlet” ama hepsi aynı devlet: TC. Tüm versiyonlarının ana kaynağı TC bizim sömürgecimizdir ve bizi işin bu kısmı ilgilendirmektedir. Bizi ilgilendiren paralel, Bağımsız Kürdistan paralelidir. Gerisi laf-ı güzaftır.

Sömürgeci TC, zulmün ömrü kısadır ama manüplasyonun ömrü daha da kısadır, unutma! Seni, “Dışkenar Devleti” de kurtaramayacaktır .

Mehmet MAMAŞ

11/01/2014