Diaspora Kürtlerinin İçinde Bulundukları Durum ve Görevleri

855

Haci Artos

Kürdistan dışında özellikle Avrupa, Amerika ve Dünya`nın her tarafına savrulan Kürt halkının durumu nedir ve mücadeleye katkıları ne olabilir? Diaspora`nin en etkin yaşandığı İsveç`te ve eski Sovyetler Birliği’nde Kürtlerle ilgili yürütülen incelemeler, tarihsel, kültürel bazda, özellikle dil, folklor ve edebiyat üzerinde olmuştur. Ancak bütünsel temelde; tarihi, kültürel, sosyolojik ve siyasal künyesini ortaya çıkaracak kadar yeterli ve aydınlatıcı bir araştırma eksikliği kendini her alanda göstermektedir.

Son yıllarda değerli araştırmalar oldu ancak Kürtleri Dünya`ya tanıtacak bir eksiklik hala mevcuttur. Kürtlerin Avrupa`daki nüfusu: Almanya’da 500.000 – 600.000, Fransa’da 100.000 – 120.000, Hollanda’da 70.000 – 80.000, İsviçre’de 60.000 – 70.000, Belçika’da 50.000 – 60.000, Avusturya’da 50.000 – 60.000, İsveç’te 25.000 – 30.000, Birleşik Krallık’ta 20.000 – 25.000, Yunanistan’da 20.000 – 25.000, Danimarka’da 8.000 – 10.000, Norveç’te 4.000 – 5.000, İtalya’da 3.000 – 4.000, Finlandiya’da 2.000 – 3.000, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 15.000 – 20.000 ve Kanada’da 6.000’i aşkın Kürt yaşamaktadır. Ortadoğu’da, Lübnan ve İsrail’de de kayda değer Kürt toplulukları yaşamakta, Lübnan’daki Kürtlerin sayısının 75.000 – 100.000 arasında olduğu, İsrail’deki Kürt Yahudilerin sayısınınsa yaklaşık olarak 100.000 üstünde olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca 20. yüzyılın ikinci yarısında Sovyetler Birliği sayıları 500.000 olduğu sanılan bir Kürt topluluğuna ev sahipliği yapmaktaydı; bununla birlikte Sovyetler Birliği’nin yasadığı dönemde ve dağılması sonrası bölgedeki Kürt toplulukları, gerek bölge içinde gerekse bölge dışında, farklı yerlere göç etmişlerdir. Paris Kürt enstitüsünün bu verileri eskidir, bugün Kürt nüfusu bunun çok üzerindedir.

Diaspora Kürtlerinin % 80`i hala bulundukları ülkenin diline hakim değiller. Bazılarının öğrenme diye bir sorunları da yok. Çünkü ekonomik nedenlerle Diaspora`da bulunan bazı Kürtlerin tek düşüncesi biraz para kazanıp ülkeye geri dönmektir. Yıllarca ülkeye döneceğim diye beklemektedirler, ama ne dönüyorlar ne de o ülkelere entegre oluyorlar. Bu durum sadece Kürtlere ait olmayıp tüm mülteciler için geçerlidir.

Politik nedenlerle Diasporada bulunan bazı Kürtler de, yıllardır yarın ülkeye döneceğim psikolojisiyle yasamaktadırlar. Yani kısacası : « Beden burada, kafa ülkede! ». Yıllarca « ax Welat, wax welat » sızlanmakla Kürdistan davasına katkı sunulmaz. Bu durum birinci kuşak için çok zordur. Yıllarca yaptığım tercümanlık mesleğimde bu tür vakalarla çok karsılaştım. Savaştan gelen ve çoğu kültür düzeyi düşük olan bu Kürt insanlarının içinde bulundukları psikolojik durumu anlamak gerekiyor. Ancak bunların çoğu hala vatan aşkıyla yanıp durmaktadırlar. Bu ruh hali vatanseverlik için iyidir, ama bulundukları ülkede dil öğrenmek, Avrupalılarla ilişki kurmak, üretime katılmak gibi faaliyetlerden yoksun kalıyorlar.

Dil öğrenmenin anahtarıdır. Bir ay önce Kürtler Almanya`da bir miting yaptılar ve Almanlar tepki gösterdi. Nedeni, taşıdıkları dövizler ve attıkları sloganlar ya Türkçe ya da Kürtçeydi. Almanlar: „ siz kendi davanızı bize anlatamıyorsunuz, çünkü biz sizi anlamıyoruz“ dediler. Kürtler 40 yıldır Avrupa sokaklarında hala Türkçe ve Kürtçe slogan atıyorlar. Bu durum Diaspora Kürtleri için büyük bir eksikliktir. Kürtler, geçmişte başka halkların Diaspora`da başardıklarından ders almaları gerekiyor. Örneğin İsrail devletinin temeli Diaspora atılmıştır. Macaristan doğumlu Avusturyalı gazeteci olan Theodore Herzl, 1896`da yazdığı Judenstaat (Yahudi Devleti) isimli kitapta Siyonizm`in kuruluşunu anlatır. Siyonizm aslında ortak bir yurt bulmak için bir örgütlenme görevini yapmıştır. Bir yıl sonra 29 Ağustos 1897 yılında 200 Yahudi delegesinin katılımıyla İsviçre`nin Basel kentinde, 1. Siyonist Kongresi Theodore Herzl liderliğinde toplanmıştır. Başkanalığa Theodore Herzl getirilir ve Siyonist programın hayata geçirilmesi için bazı kararlar alınır. Altyapının oluşturulması için finans desteğinin sağlanması için bir fon kurulması kararlaştırılır. Bu fon vasıtasıyla Filistin`de toprak satın alınması burada İsrail devletinin altyapısının oluşturulması kararlaştırıldı.

Theodore Herzl Kongrede : „Ben Basel`de İsrail Devletini kurdum. En geç 50 yıl içinde bu gerçek olacak“ demesinden 50 yıl sonra 14 Mayıs 1948`de İsrail devleti kurulur. Kürtler Yahudiler gibi olabilirim sorusuna verilecek cevap tam olarak olamazlar. Çünkü Kürtlerle Yahudilerin farklı din, kültür ve olanaklara sahiptirler. Şöyle ki, Kürtlerin Yahudiler gibi, onların bir arada tutacak kenetleyecek bir dinleri yok. Yahudiler Dünya`nın her tarafına yayılmış ve ticaret ile uğraşarak Dünya`daki sermayenin büyük bir bölümünü ellerinde bulunduruyorlar. ABD, AB ve başka birçok ülke parlamentolarında lobileri var. Kürtlerin bu avantajları yok. Kürtlerin var olan dinleri, onları Arap, Fars ve Türklerin hizmetine sokan ve sanki kaderleriymiş gibi kabullenen bir durumları var. Bu devletlere karşı gelmek günah ve devlet kurmak harammış gibi bir pozisyondadırlar.

Bu durum bütün Kürtler için geçerli değil ama büyük çoğunluğu bu durumdadırlar. Kürtleri din fikriyle bir arada tutmak mümkün değil. Çünkü bütün Müslümanlar kardeştir propagandasına inanarak, devlet kurmak istemeyen tek halktır. Yahudiler yüzyıllar önce yurtlarında kovuldukları için yurtsuz kalmşlardı. Ancak sonunda yine yurtlarına dönerek devletlerini kurdular.

Kürtlerin yurdu var ancak devlet kurma fikrinden hala uzaktırlar. Kürtlere bağımsızlıkçı yeni bir örgütlülük gerekiyor. Bu örgütlülük partilerüstü ve Kürtleri birleştirecek yeni bir düşünce olmalıdır. Çünkü partiler kendisinden olmayanları kendileri gibi düşünmeyenleri dıştalayan bir yapıya sahiptirler. Yani Kürt partilerinin tekelinde değil, tersine bütün Kürt partiler, örgütler ve şahsiyetler bu düşüncenin hizmetinde olmalıdır. Bu siyasal düşünce bağımsızlığı savunan herkesi kapsamalıdır. Federasyon ve Otonomiyi savunalar bile dışlanmamalı, bunlarla ilişki içersinde olunmalı, tartışılmalı ve zamanla bağımsızlıkçı çizgiye kazanılmalıdır. Eski benmerkezci örgütsel tavırları terk edip ajan teorilerinden vazgeçilmelidir. Kürtler bunu Diasporada başlatabilirler.

Kürtlerin bir adresi olmalıdır. Dünya kamuoyunda diplomasi ve etkinlikler için bu adres gereklidir. Başlangıçta ciddiye alınmayabilinir ancak gelecek için büyük isler başaracaktır. Diaspora Kürtlerin hiçbir şey yapmadıklarını söylemek büyük haksizlik olur elbette. Cepheye çocuklarını gönderdiler, kendileri gittiler, para verdiler, mitinglere gittiler, örgütlenme yaptılar v.s. Ancak bunlar yanlış kullanıldığı için, Bağımsızlıktan vazgeçildiği için, Diaspora Kürtleri hayal kırıklığı içersindedirler. Bugün fazla destek vermemelerinin büyük sebebi, bağımsızlık için bir alternatifin olmayışındandır. Bugün Diaspora`da yasayan milyonlarca Kürt artık eski Kürt değildir. Kürtler kadar başka ulusların dilini öğrenen çok az halk vardır. Bu asimilasyon açısından kötü ama Kürtlerin çıkarları için kullanılırsa büyük avantajdır. Örneğin diplomasi ve Lobi oluşturma açısından Kürdistan çıkarları için kullanılabilinir. Kürtlerin dış Dünya`yı, başka Kültürleri öğrenmeleri açısından yararlıdır. Diasporada Kürt dili ve yayınları üzerinde yasak yok. Örneği sadece İsveç`te 1971`den günümüze kadar binlerce Kürtçe yayın basılmıştır. Iran, Irak ve Suriye Kürtleri Diaspora`da Latin harflerini örgendiler ve bazen kullanmaktadırlar. 1970`lere kadar Batı`daki Kürt Diasporasının çoğunluğu isçi statüsüyle gelmiş kişilerdi. 1980`lerden sonra siyasi Mültecilerin gelmesiyle, bugün sadece Avrupa`da yüz binlerce politikleşmiş Kürt vardır. Kürt Diasporası sosyal yaşamında diasporadan çok etkilenmiş ve değişmiştir. Bugün Diasporada; Doktor, Mühendis, Profesör, Öğretmen, Milletvekili, Esnaf, işadamı, Müzisyen, Tiyatrocu, Sinemacı v.s her dalda yetişmiş binlerce Kürt vardır.

Böyle bir potansiyeli Kürdistan bağımsızlığı için harekete geçirmek için uygun bir zamandır. Ancak su bir gerçektir ki, Diaspora Kürtleri bu akademik, ekonomik ve diplomatik güçlerinin farkında değiller. Bunu için Diasporada yapılması gereken:

1) Diaspora Kürtlerini bir çatı altında toplamak için acil bir toplantı yapılmalı

2) Bağımsızlığı hedefleyen ortak bir düşünce etrafında bazı kararlar alınmalı

3) Bağımsızlık için bir Fon oluşturulmalı ve basta Kürt işadamları olmak üzere, Diasporada bulunan her Kürt gücüne göre bu Fona katkı sağlanmalı

4) Bir Televizyon kanalı açılmalı ve bağımsızlık için güçlü bir propaganda yapılmalı

5) Diasporada bağımsızlığı hedefleyen bir Kürdistan Meclisi oluşturulmalı

6) Ülke parlamentolarıyla, Avrupa birliğiyle Diplomatik ilişkiler kurulmalı

7) Ülke ile ilişkiler eşgüdüm bir biçimde sağlanmalıdır. Bunlar yapılmayacak işler değil, yeterki isteyelim adim atalım!

01 Şubat 2016