“Deli Adam Stratejisi”

616

M.MAMAŞ

Pentagon’un 21.yy. savaş konsepti oluşturulurken ABD’nin ya 2 bölgesel savaş artı 1 düşük yoğunluklu savaş, ya da 2 düşük yoğunluklu savaş artı 1 bölgesel savaş durumuna göre konumlanabileceği ifade edilmişti. Dünya genelinde 300 binden fazla askeri ve savaş gücü bulunan ABD’nin askeri konsepti bu şekilde tayin edilmişti. İki kutuplu dünya düzenindeki tehdide göre konumlanmış bulunan Batı İttifakı’nın önderi ABD’nin değişen dünya denklemine göre ön görülen askeri stratejisi böyle belirlenmişti.

Daha sonra görüldüğü gibi, NATO çerçevesinde tartışılan ve çokça dile getirilen “asimetrik saldırı” söylemleri yeni arayışlara yol açtı. Pentagon doktrinini oluşturan akıl, geçmişte tartışılmış olan bir kavramı savunma planına dâhil etti: “Deli Adam Stratejisi”…

Tanımı şöyle; dediler ki, düşmanlarımız ABD’nin büyük bir devlet olma gerçeğini göz önüne alarak, bize yapılan herhangi bir saldırı karşısında bizim nasıl davranacağımızı önceden tahmin etmektedirler. Dünya hukukunu, uluslararası ilişkileri düşünerek bizim önceden bilinen mevcut rasyonalite ile hareket edeceğimizi biliyorlar. Dolayısıyla ABD olarak biz, bazen öyle çılgın karşılıklar vermeliyiz ki kimse bizim refleksimizi önceden hesap etmesinler. Yani irrasyonel davranmalıyız denildi ve bu Pentagon’un savaş konseptlerinden biri olarak kabul edildi. Adına da “Deli Adam stratejisi” dediler.

ABD, 11 Eylül İkiz Kule saldırılarından sonra “Deli Adam Stratejisini” kullandı. 11 Eylül’ün hemen sonrasında “ya bizdendesiniz ya karşımızdasınız” denildi ve Afganistan’a saldırdığı gibi Sudan’ın belli tesislerine ve hatta Pakistan’a bile Tomahawk füzelerini fırlattı. Ardından hala devam eden bu savaş durumunu biliyorsunuz.

“Deli Adam Stratejisi” devletlerin irrasyonel davranma biçimindeki hareketini ifade etmektedir. Daha sonra buna “önleyici savaş” doktrini eklendi.

TC’nin Rojavayê Kurdistan’da “Tampon Bölge” oluşturma politikasına bakarken hepimiz, ABD-Rusya-İran vs. karşı çıktığı için, iç kamuoyu, hükümet dengeleri, ekonomik durumunu falan hesaplayarak rasyonel anlamda müdahale etmesinin olanaksızlığını belirtip durmaktayız. Bunları belirtirken devletlerin rasyonel anlamda işleyen normatif aklını göz önüne almaktayız.

Gerçekten devletler her özgül durum ve olgu karşısında rasyonel davranan bir organizasyon mudur?

Benim kanaatim bu yönde değil.

Devletler kritik anlarda “Deli Adamı” oynarlar ve bu “Deli Adam”  deli saçması işler bile yapsa önceden sonuçlarını hesaplamadan davranabilir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “bedeli ne olursa olsun” ifadesini bu yönlü okumak mümkün. Öyle anlaşılıyor ki, “önleyici savaş” doktrini ile “Deli Adam stratejisini” birleştirerek Rojava Kürdistanı’na müdahale etmek istemektedir. Sınıra mekanize birliklerinin yüzde 60’ı dâhil, radar rampalarını, Özel Kuvvetlerini yığarak “Deli Adamı” sıcak sahaya alacağını göstermektedir.

Bizdeki “canım yapamaz” yaklaşımını anlamak isterdim gerçekten de.

Şimdi ABD,  NATO müttefiki TC’ye savaş mı ilan edecek!

Sahiden bu olası mıdır?

Bence zor. Hele Pentagon’un uzun yıllardan sonra ilk defa askeri tehdit değerlendirmesine Rusya ile savaş ihtimalini eklediği bir konjonktürde TC’yi gözden çıkarması ihtimali ne kadar güçlü?

Bana göre, TC “Deli Adam stratejisi” ile Kürdistan’ın Rojavasında “önleyici müdahalede” bulunursa, ABD Suriye’nin veya İran’ın karşılık vermemesi için uğraşacaktır. Çünkü eğer bunlar saldırırsa NATO Anayasası’na göre bir üyesine saldırıldığı için NATO’nun savaşa girmesi gerekir. İş buraya kalmasın diye durumu idare ettirecektir. TC’ye de orada kalıcı olmaması baskısı uygulayacaktır. Bunu TC de bildiği için büyük olasılıkla Türkmenlerden ve Araplardan bir kontra ordu kurarak çekilecektir.

Türk Devleti, IŞİD kartının artık iptal edildiğini anlamış durumda. Yeni Şafak gazetesinin bu aralar IŞİD’i utangaçça eleştirmesini bu yönlü bir hazırlığın ifadesi olarak görmekteyim.

Diğer bir konu, ekonomisi uzun yıllardır resesyonda olan, seçimde başarısız olmuş bir hükümet ve uluslararası ilişkisinin kasnağı dişlisinden çıkmış olan TC, kontrollü bir savaşın yeni bir başlangıç fırsatı yaratarak tekrar onarıcı etkisi olabileceğini düşünüyor olabilir.

Böyle irrasyonel bir mantık işletme riski yüksektir.

“Deli Adam Stratejisi” TCvari yöntemle nasıl icra edilir şimdiden bilinmez ama, ”bedeli ne olursa olsun”un karşılığının birleşik Kürdistan olması için bütün emeğimizi ve gücümüzü birleştirelim. Kürdistanlılar olarak bağımsız bir devlet fikri etrafında beynimizi ve ruhumuzu ortaklaştıralım.

Kürdistan devletimiz olmadan “Deli Adamlardan” asla kurtulamayız.

Bölgemizde yüzyıllardır “Akıllı Adamların” yaşadığını göremedik. Hepsi de devlet sahibi ve gücünü bizde denemek gibi savaşçı bir refleksleri var…

Kürdistan söz konusu olunca hepsi ‘terelelli’ye bağlıyor.

Bir devletin “Deli Adamlığını” durdurmanın etkin yolu, kendi devletinizi kurma deliliğidir!

07.07.2015