CHP DE Mİ ADALET ARIYOR?

851

Davut Kurun

CHP İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu tutuklanınca,CHP bütün illerde adalet yürüşü başlattı. Adalet arıyor. Kılıçdaroğlu, “adalet herkese lazımdır. Adalet için bir bedel ödenmesi gerekirse, bu bedeli ödemeye hazırım” diyor. Kılıçdaroğlu hala anlamamış, adalet için bugüne kadar bedel ödeyen Kürteler, Ermeniler, Rumlar, komünistler ,1970 sonrası da demokrasi güçleri, kürdistan halkıdır. Dün CHP, bugün de AKP diktatörlügüne karşı adaleti savunup bedel ödediler. Adaletin sahipleri bedel ödeyen bu güçlerdir. AKP ve CHP ancak adaletsizliğin temsilcisi olabilirler. HDP melitvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklanırlarken, miletvekillikleri düşürülüp ceza verilirken, Kılıçdaroğla ve CHP parmak kaldırıp onaylarken, bu gün işi ucu kendilerine dokununca adalet diye bağırmaya başladılar. Bunlar, adaleti kendileri için isteyen adaletsizlerdir.

Adalet diye bağıran CHP’nin kısa adaletsiz tarihine bakalım. 1923 istanbul hükümetine karşı darbe, 1926 Kürtlere, sosyalistlere, muhaliflere, Terakiperver fırkasına karşı darbe,1931 Serbest Fırka’ya karşı darbe, 1960 DP’ye karşı darbe ve istiklal mahkelerinin bütün bu darbelerde birer terör örgütleri olarak hukuksuzluğunu savunan, adaletsizliklerinin mirasçısı, Kemalizmi klavuz edinen, putları yaratan ve tapan, Kemalist diktatörlüğün, faşizmin, sömürgeciliğin bekçiliğini yapan CHP nasıl bir adalet arıyor ki!..

CHP nin savunuculuğunu yaptığı adalete iki örnek verelim. Orfeas Müzik Derneğinin üyesi Yorgo Yelkencioğlu’nun Rumca şarkıları toplumda büyük beğeni kazanıyordu. İstiklal Mahkemeleri Türk adaleti adına Yorgo’yu tutuklayıp idam kararı verir. İdam sephasına çıkarılırken; “ben ne yaptım ki beni idam ediyorsunuz” diye sorar. İstiklal Mahkemesinin infazcı hakimi; “sen Rumları Türklüğe karşı kışkırtıyorsun ve seni Türk adaleti adına idam ediyoruz” deyince, Yorga; “AŞK OLSUN SİZİN ADALETİNİZE” der ve idam edilir.

1926’da Kürt isyanını bahane eden M. Kemal, MAH üyesi (bugünkü MİT) Sarı Efe Edip’i kulanarak bir darbe hazırlar. M.Kamal diktatörlüğüne açıktan muhalefet eden Ziya Hürşit’le ilişki kuran Sarı Efe Edip’in kışkırtması ile “İzmir Suikastı” hazırlanır. Ziya Hurşit ve arkadaşları suçüstü yakalanır ve istiklal mahkemesinde idama mahküm edilirler. Bunu fırsat bilen M.Kemal, bütün muhalifleri, Enverci İttihatçıları, Terakkiperver Fırkasının yöneticilerini de tutuklayıp diktörlüğü ilan eder. 23 Haziran’da idam kararı verilenler arasında olan Rizeli Laz İsmail, Kazım Karabekir, Ali Fuad Cebesoy, Cafer Tayar gib “kurtuluş savaşının” ünlü generallerinin tutulduğu hücreye konur. Laz İsmal’e verilen idam kararını duyan generaller korkuya kapılıp avukat ve adalet isterler. Laz İsmail söyle der; “Karabekir, biz bu Put’a ve
O’nun adaletsizli
ğine karşı savaşırken, en çok sen bizim idamımızı istiyordun. Şimdi mi aklın başına geldi. Çünkü Adaletsizliğin ucu sana dokundu, incitti mi cicim” der.

Bugün bu adaletsizliğin mirasçılığını, bekçiliğini ve sözcülüğünü yapan CHP’ye de bu sözleri hatırlatıyoruz. Adaletsizligin ucu size dokununca mı adalet aklınıza geldi! Türk adaleti, geçmişte kışla, bugün de camii kökenlidir. Biz kürtler bu adaletsizligi kabul etmedik ve etmeyeceğiz. RTE rejimine karşı bizler mücadele ederken, bize karşı AKP ile itifak kuran CHP adalet isteme hakkını çoktan yitirdi. Artık çok geç.

Kurtuluşun tek yolu adalet için istanbul’a değil; Diyarbakır, Hakkari, Dersim’e yürümektir. AKP adaleti ile değil, Kürdistan halkının çağdaş adaleti ile itifak yapılmalı ve adalet orada aranmalıdır.. Adalet ve onun sahipleri bu uğurda bedel ödeyenlerdir. Kılıçdaroğlu bedel ödemeye hazırsa başvuracağı yer bellidir.
15.06.2017