Bizim Musul…

1126

Ahmet ÖNAL

Ninova ve Musul tarihte farklı kültürlere, dinlere, milletlere, milliyetlere yurtluk olmuş, tarihi büyük bir petrol şehridir.

Bu şehir bu zenginlikleri ile savaş alanı olmuştur.

En son Kürt kökenli hain Osmanlı ve Valisi Süleyman Nazif üç önemli Kürt ve Kürdistani şahsiyetin ölümünde rol oynadı.

1- Şêx Mahmudê Berzencinin babası Şêx Said, yaratılan bir hengame ile linç edilerek Musul’da katledildi..

2- Şêx Abduselam Barzani 1914 yılında Osmanlı ve Valisi Süleyman Nazif tarafından, “sorunları demokratik tarzda çözmek üzere” görüşmeye davet etti, görüşmede esir alındı, idam edilerek katledildi.

3- 1918 yılında Abdurrezak Bedirxan Tiflisten kaçırıldı, İstanbula getirildi. İstanbul’dan da Musul’a götürülerek katledildi.

1920’lerde Kürtler en ağırlıklı nüfusa sahip olarak Milletler Cemiyetinin yaptırdığı referandumda, Musuld’a kendileri için “bağımsızlık” dedi.

Ancak bu irade dünyada oluşan Anti – Kürt Nizam tarafından petrol pazarı masasındaki Musul  ve Kerkuk’te, Kürtlerin iradesi ayaklar altına alındı.

Karşılığında ise Musul ve Kerkük  rüşvet olarak İngilizlere bırakıldı.musul

Bu petrol rezervi dolu olan Kürt şehirleri karşılığında, Kürtlerin varlığından sözetmeyecek, 20.yüzyıl boyunca Türkiye’de olan katliamları görmezden gelecekti.

Şimdi ise o tarihi şehir, Kürdistan için bağımsızlık kavşağındaki yerini koruyor.

İstikameti Kürdistan’ın bağımsızlığına doğru yol alması için, Kürtlerin birlik olmaları ve dünya siyasetinin aktörü olarak rol alması ile Milletler Cemiyeti döneminde kaybettiği bağımsızlığı, bugünün Birleşmiş Milletleri döneminde ya da 21. yüzyılda kazanmaması mümkün olmaz.

Gün Kürtlerin birlik ve bağımsızlık günüdür.

Bu günü Kürtlerin nasıl değerlendireceği sorusu en meraklı bir olgu olarak önem kazanmıyor mu?

Artık yeter!

Mini muhtarlık ve muhtariyetler için birilerinin muhtarı olduğumuz!

Yeter artıkkkkk!