“BEN ÖLÜYORUM” DEYİP ÖLEN YOLDAŞIM, FAHRİYE…

267

Biz Çınçınlı bir kuşaktık…

Kimileri Altındağ dese de, ben Çınçın demeyi tercih ediyorum.

Bence Çınçın’n Çingene kültürü Altındağ’a egemendi. 1974-1980 arası bütün Altındağ durmadan devrimcilerin her renkte ve düşüncede yeşerdiği ve boy gösterdiği bir devrim tarlası gibiydi…

Bu tarlada başta Kürdistan, Türkiye ve Dünya devrimine inananlar içinde, biz de bir grup olarak vardık… Üniversiteye, liseye ve ortaokula gidenimiz olduğu gibi aramızda işçiler de vardı…

Her ne kadar ulusalcılık ve sosyalistlik gibi keskin ideolojik söylemlerimiz olsa da bize asıl egemen olan Çınçın kültürüydü…

İnandığımız ideolojilerimizle sarhoştuk, deli dolu, ele avuca sığmazdık… Aç kalırdık, açıkta kalırdık ama yakınmazdık, ne işkenceden, ne prangadan ne de ölümden korkmazdık. Görev verildiğinde değil, görev verilmediğine darılırdık… Bireysel bir davamız, bireysel bir arkadaşımız ve bireysel bir umudumuz yoktu. Namusumuz da, aşkımız da ve geleceğimiz de devrim ve bağımsızlıktı. Devrimden sonra mutlu olacağımızı düşünmedik, biz devrimci olduğumuz için mutluyduk. Biz öleceğimize hiç inanmazdık. 1978 ‘de benim dava ve lisede sıra arkadaşım Kemal Binici Mamak Tepecik otobüsü tarandığı sırada vurulduğunda “KEMALLER ÖLMEZ” diye bağırdık. Çünkü bir dava yaşadığı sürece o dava için ölen de yaşar. Kemal Çıncınlı grubun içinde ilk ayrılananımızdı…

Bugün Dünya Kanser Günü’nde ikinci Çınçınlımızı sevgili Fahriye’yemizi kaybettik…

Biz Çıncınlı devrimciler bir tarlanın yılkı çiçekleriysek Fahriye gelincikti. Uslu, sesiz ve dava için hiçbir zaman yok demeyen ve gülümsemesini en büyük hazinesi olarak üzerinde taşıyan. İnce, dal boylu Siverekli kız…

Bilirsiniz Gelincik Çiçeği doğanın en zarif çiçeğidir. İnce dallı ve narin yapraklıdır, ama en güzel kırmızıyı o taşır.  Mesafelidir ama soğuk değildir asla. Öyle asidir ki; ne bir çiçekçi dükkânında demetlenip satılabilinir ne de birilerinin yakasında ya da saçlarında süs olabilir. Dalında ve toprağında kaldığı sürece güzel kalır. Ömrü kısadır, ama yaşadığı sürece özgür yaşar.  Bir de gelincik için derler ki; “günü yaşayan yarından habersiz “.

Fahriye yarınlar için yaşayan ve bugün de hep haberli olan bir gelincikti. Her bahar gelincikler açtığında senin zarifliğini, inceliğini ve kırmızı rengini anacağız…

Asla unutmayacağız; sen ölmedin ki…

Ali Biçer

Fahriye Yektaş Şahinoğlu yoldaşımızı kaybetmenin üzüntüsünü ala yekîtî  emekçileri olarak ailesi ve dostlarıyla paylaşıyoruz. Anısı mücadelemizde yaşayacaktır. Güle güle sevgili yoldaşımız….