Barzani ‘Milletlerarası Toplum’u Karşısına Alırsa!

233

Ahmet Zeki Okçuoğlu

Barzani, “Karar Kürt halkınındır, milletlerarası toplumdan hediye beklemiyoruz” diyerek serzenişte bulunuyor.

Barzani’nin “milletler arası toplum”dan kastı Amerika ve Avrupa…

Bu gidişle dostu Erdoğan gibi bir süre sonra Barzani de, “Ey Trump!” “Ey Merkel!” diye parmak sallarsa şaşmamak gerekir…

Barzani’nin bu serzenişi ayrıca, sözde bağımsızlık için bir yıl önce çıktığı dünya turundan sonra yaptığı açıklamalarla taban tabana çelişmektedir.

“Görüştüğüm tüm devlet adamları, bağımsızlık konusunda beni destekliyor” diyen Barzani’nin kendisi değil miydi?..

Hani Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, “Ne zaman?!. Ne zaman?!.” diye sormuştu kendisine?!.

Anlaşılan Barzani’nin dünya turu hiç de yansıttığı şekilde geçmemiş.

Erdoğan gibi o da gerçekleri tersyüz ederek anlatıyor halkına.

Barzani’nin “milletler arası toplum”a serzenişte bulunmasının iki nedenle kıymeti harbiyesi yoktur;

Birincisi, “milletler arası toplum” tescil merciidir… Onun onayı olmadan yeni bir devlet kurulamaz; kurulsa bile onun resmiyette bir hükmü olmaz. Bunun için de Barzani’nin Kürt halkının iradesini “milletler arası toplum”un karşısına koymasının Kürtlere bir faydası olmaz…

“Milletler arası toplum” bin defa da Kürtleri red etse, onların onun yeniden kapısını çalmaktan başka seçeneği yok…

Kürtler, neredeyse iki yüzyıldır bağımsızlık mücadelesi yürütüyor.

Polonlardan sonra en uzun bağımsızlık savaşı veren millet payesine sahip bulunuyoruz.

“Milletler arası toplum” destek vermediği için iki yüzyıl Kürtler Polonlar gibi boşa kürek çekti.

Yüzlerce yıl bağımsızlık mücadelesi veren Polonya Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika ve müttefikleri sayesinde birleşerek bağımsızlığını elde edebildi.

Barzani’nin serzenişini değersiz kılan ikinci neden, “milletler arası toplum”un Kürdistan siyasetinin çeyrek yüzyılda fazla bir süredir değişmiş olması…

Geçmişte Kürtlerin bağımsızlık talebine kulağını tıkayan “milletler arası toplum” Soğuk Savaş biter bitmez tutumunu değiştirdi ve Kürdistan meselesini gündeminin başına koydu.

Körfez Savaşı’ndan itibaren Orta Doğu’da hadiseler Kürdistan meselesine bağlı olarak gelişmektedir.

Yüz yıldan beri savaş halinde olan ve bir arpa boyu yol katetmeyen Güney Kürdistan Körfez Savaşı’nda Amerika ve müttefiklerinin bir hamlesiyle özgürlüğünü elde etti.

Yine bu sayede Mesut Barzani, sürgün hayatı yaşadığı İran’dan dönerek, rüyasında dahi göremeyeceği Kürdistan Bölgesi başkanlık koltuğuna oturma şerefine nail olmadı mı?..

“Milletler arası toplum”un Kürdistan projesi ikinci meyvesini, üç yıl önce (o güne kadar Kürtlerin gözden çıkardığı) Batı Kürdistan’da verdi…

Kürt milliyetçiliğinin, “yitirilmiş toprak” gözüyle baktığı Batı Kürdistan, yine Amerika ve müttefiklerinin bir hamlesiyle bir anda Kürdistan’ın kalbinin attığı yer haline gelecekti.

Kürdistan meselesinin nihai çözüme kavuşması için iki hamle daha sırada…

TC ve İran’ın telaşına bakılırsa bu iki hamle için henüz günler, aylar olmasa da yıllar sayılı…

Kürtlerin elde ettiği bu muazzam kazanımlarda Barzani, Talabani ve Öcalan’ın zerre kadar payı yok….

Her şeyi Barzani’nin serzenişte bulunduğu “milletler arası toplum”a borçluyuz.

Barzani, Talabani ve Öcalan’ın on yıllarca biri birine kırdırttığı Kürt savaşçıları bugün “milletler arası toplum”la omuz omuza bağımsız Kürdistan için savaşıyor.

“Milletler arası toplumun” koruması olmasa, Kürdistan’ı kolonize eden devletler bir gün değil bir saat içinde Güney ve Batı Kürdistan’da elde edilen kazanımları yerle bir eder.

08 Mayıs 2017