Bağımsızlık Rüyamız Gerçekleşiyor

1179

Haci Artos

Bir asırlık ömrünü dolduran (1916) Sykes – Picot Antlaşması artık bölgede geçerliliğini yitirdi. Bunu yaşatmak isteyen Sömürgeci Arap, Fars ve Türk Devletinin, Kürdistan`ın bağımsızlığına set çekme çabaları sonuç vermeyecektir. Çünkü Suriye ve Irak`ta sınırlar kalkmış, bölgede eskiden beri var olan istikrarsızlık daha da derinleşmiştir. Hatta uluslararası bir çatışma alanına dönmüştür.

Sykes-Picot`tan kaynaklanan bölgedeki savaşlar ve özellikle Kürt katliamları artık son yıllarını yaşamaktadır. Bugün Dünya`yı ilgilendiren ve İslam adına savaştığını söyleyen ISID ve El Kaide barbarlarına karsı savaş`ta Kürt halkının sergilediği kahramanlıklar, tüm Dünya halklarının taktirini kazanmıştır. Ancak Ortadoğu`daki dini ve etnik savaşlar bazen bunu karmaşık bir hale sokmaktadır.

Sykes- Picot sınırlarını çizen dönemin Emperyalist güçleri, Ortadoğu petrollerini ele geçirip aralarında bölüşme, bölgedeki halkları birbirleriyle çatıştırma, Kürdistan bağımsızlığını betonlama ve Kürt halkını zamanla yoketme planlarında kısmi başarılar elde ettiler. Bu projenin ustaları ne hikmetse bugün Kürtlerin kahramanlıklarını keşfettiler. Kürtler bu konuda dikkatli olmalıdır. Bunların yardımı olmadan Kürtlerin bağımsızlık elde etmeleri zordur, ancak onların kendi çıkarları için geçmişte olduğu gibi Kürtleri satma planlarını boşa çıkarmak lazım.

Bölgeyi yeniden dizayn etmek için uğraşırken, dini radikalizmin Batı`ya sıçramasından dolayı, Kürtlere (bölge devletlerinin karşı olmalarına rağmen) destek veriyorlar. NATO ülkelerinin, Sünnileri destekleyip silahlandırmasına karşı, Rusya`nın Şiileri silahlandırması, iki blok arasındaki savaş bölgede daha da şiddetlenerek uzun yıllar devam edecek ve yaşam alanlarının yok olmasına yol açacaktır.

Sykes-Picot Antlaşmasının 100. Yıldönümünde Kürdistan`ı işgal eden iki sömürgeci Arap devleti artık kendilerini yönetemez duruma geldiler. ISID saldırısı sonucu sınırlar ortadan kalktı. ISID bir nevi Kürdistan sınırlarını kendi isteği dışında çizdi. ISID`ın amacı Türk devletini yardımıyla Kürdistan`işgal edip Kürtleri katliamdan geçirerek bir İslam devleti kurmaktı, ancak Rojava ve Güney Kürdistan`da Kürtlerin ISID`e karşı başarısı, Kürtlerin tarihi sınırlarını yeniden ele geçirmesini sağladı. Şunu inkâr etmemek lazım, ISID Kürt düşmanı faşist ve barbar bir İslamcı gruptur ve Kürtlere büyük zararlar verdiler. Ancak Kürtlerin ISID`in hemen ortadan kaldırılmasına yardımcı olmalarının rizikoları da var. ISID var olduğu sürece Batılı devletlerin Kürtlere ihtiyacı vardır ve yardımda bulunacaklar. ISID vasıtasıyla Suriye ve Irak devletleri çok zayıfladılar. ISID ile savaş biterse Irak devleti ve Şii milis grubu Heşdi Şabi Kerkük yüzünden Pesmergeye saldıracaktır. Suriye`de Esad rejimi Kürdistan`a saldıracaktır. ISID ile savaş sürdüğü sürece bunların Kürtlere saldırma imkânları olmayacak ve daha da zayıflayacaklardır. ISID önümüzdeki yıllarda Türkiye`ye de sıçrayacaktır. Türkiye`de ISID belki ilk etapta Kürtlere ve Alevilere saldıracaktır, ancak sunu unutmamak lazım. ISID`in amacı büyük İslam devleti kurmaktır, o yüzden Türkiye devletine de saldıracaktır. Kuzey Kürdistan`da Kürtlerin bağımsızlık imkânı, Türkiye devletinin zayıflaması ve çökmesi ile mümkün olacaktır. Türkiye devletinin bugün Ortadoğu`da ve Dünya`da yalnızlaşması, Kürtler için hala büyük imkânlar sunmamaktadır. Çünkü bugün Kürdistan`da yaptığı katlamalar hala tüm Dünya tarafından seyredilmektedir. Buda gösteriyor ki, hala geçerliliği olan ve bazı durumlarda damgasını vuran bir ülkedir. Özellikle İran ve Türk devletinin Kürtleri, Ortadoğu ve Dünya politikasında devre dışı bırakma uğraşları, Kürtlerin oyunu kurallarına göre oynamaları ve birlik olmalarıyla çabasıyla boşa çıkarılacaktır.

Kürtler artık bölgedeki çekişmelerin bir malzemesi olmaktan çıkıp, bağımsız siyasetlerini rayına sokmalıdırlar. Ortadoğu`da harita yeniden çizilecektir. Kürtlerin bu haritadaki yerleri bağımsızlık olmalıdır.

  1. Haziran 2016